2026 Yılı Kamu Yatırım Programı, Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Açıklanan programla birlikte Eskişehir’e yönelik yatırımlara ilişkin değerlendirmeler de gündeme geldi. Cumhuriyet Halk Partisi Eskişehir Milletvekili İbrahim Arslan, 2026 Yılı Kamu Yatırım Programı’na ve Eskişehir'in yatırım programlarına yönelik değerlendirmelerde bulundu.

İbrahim Arslan tarafından yapılan değerlendirmede, 25 yıldır tek başına ülkeyi yöneten iktidarın Eskişehir’e bakışının 2026 yatırım programında bir kez daha görüldüğü ifade edildi. Yıllardır AKP’li bakanlar, milletvekilleri, parti yöneticileri ve sözcüler tarafından Eskişehir’in kronik sorunları için “çözüyoruz, çözeceğiz” denilerek açıklamalar yapıldığı belirtilirken, bu sorunların 2026 yatırım programında yer almadığı kaydedildi.

Ortaya çıkan tablonun teknik bir eksiklik değil, bilinçli bir tercih ve siyasi bir tutum olduğu ifade edildi.

ESKİŞEHİR’E YATIRIM YOK İDDİASI

İbrahim Arslan’ın açıklamasında, 25 yıldır ülkeyi tek başına yöneten bir iktidarın Eskişehir’in temel altyapı, ulaşım, su, afet ve sağlık ihtiyaçlarını hâlâ öncelik olarak görmemesinin kabul edilemez olduğu belirtildi. Bu durumun kaynak yetersizliğiyle değil, iktidarın Eskişehir’e yaklaşımıyla açıklanabileceği kaydedildi.

2026 Kamu Yatırım Programı’nda Eskişehir’e ilişkin şu başlıklarda tek bir satırla dahi yer verilmediği ifade edildi:
• Çevre Yolu,
• Gemlik Limanı Demiryolu Bağlantısı,
• Sakarıbaşı İçme ve Kullanma Suyu,
• Kamu binalarının güçlendirilmesi,
• Afet riskli alanlar ve kentin depreme dirençli hale getirilmesi,
• NTE’ye ilişkin projeler.

Açıklamada, bu tablonun Eskişehir’in kaderine terk edildiğini gösterdiği ileri sürüldü.

YOLLARDA ÖDENEKLERİN YETERSİZ OLDUĞU SAVUNULDU

İbrahim Arslan’ın değerlendirmesinde, Eskişehir’in ilçe bağlantı yollarının uzun yıllardır sürüncemede bırakıldığı ve bunun iktidarın kente yönelik yaklaşımını gösteren bir durum haline geldiği belirtildi. Yatırım programında yer alan yollar için ayrılan ödeneklerin projeleri bitirmeyi değil, kağıt üzerinde sürdürmeyi hedeflediği ifade edildi.

Paylaşılan verilere göre, maliyet ve ayrılan ödenek oranları şu şekilde aktarıldı:

• 2017 yılında yatırım programına alınan, toplam proje tutarı 2 milyar 554 milyon TL olan 85 kilometrelik Eskişehir–Alpu–Mihalıççık Yolu için 2026 yılında ayrılan ödenek toplam proje bedelinin yalnızca yüzde 11,75’i düzeyinde kaldı. Bu oranın yolun bitirilmesini değil, yıllarca sürüncemede bırakılmasını garanti ettiği kaydedildi.

• 2019 yılında yatırım programına giren, toplam proje tutarı 1 milyar 395 milyon TL olan 31 kilometrelik Eskişehir–Sakarıılıca–Mihalgazi Yolu için ayrılan yüzde 14,34’lük ödeneğin projenin tamamlanmasına değil, idare edilmesine yönelik olduğu belirtildi.

• 2020 yılında yatırım programına alınan, toplam proje tutarı 1 milyar 617 milyon TL olan 42 kilometrelik Eskişehir–Sarıcakaya–Nallıhan Yolu için ayrılan yüzde 12,37’lik payın, bu yolun 2026 yılında da bitmeyeceğini gösterdiği ifade edildi.

• 2022 yılında yatırım programına alınan ve kamuoyunda “ölüm yolu” olarak anılan, toplam proje tutarı 7 milyar 737 milyon TL olan Eskişehir–Seyitgazi–Kırka Yolu için ayrılan ödeneğin ise proje bedelinin sadece yüzde 4,85’i olduğu aktarıldı.

Açıklamada, dört yolun tamamında proje maliyetlerinin 2025 yılına göre yüzde 32 oranında artırıldığı belirtilirken, bitirmeye yetecek bir iradenin ortaya konulmadığı ifade edildi. Ayrılan ödeneklerin çözüm için değil, sorumluluktan kaçmak ve kamuoyunu oyalamak için belirlendiği kaydedildi.

HASTANE GÜÇLENDİRME ÖDENEĞİNE ELEŞTİRİ

İbrahim Arslan’ın açıklamasında, depreme dayanıksız olduğu raporlarla ortaya konulduğu belirtilen ESOGÜ Tıp Fakültesi Hastanesi için ayrılan ödeneğe de yer verildi.

Proje maliyetinin 600 milyon TL’ye çıkarılmasına rağmen 2026 yılı için ayrılan 60 milyon TL’nin yetersiz kaldığı ifade edilirken, yeni hastane binası vaadinin ise yatırım programında hiç yer almadığı belirtildi. Bu başlıkta, “Söz vardır, proje yoktur” ifadesi kullanıldı.

PLATFORMLARA İLİŞKİN DEĞERLENDİRME

Açıklamada, Eskişehir’de AKP İl Başkanının çağrısıyla oluşturulan ve “Eskişehir’e hizmet için lobi” olarak sunulan platformlara da değinildi.

Bu platformların yatırım programıyla birlikte karşılığının olmadığının ortaya çıktığı ifade edilirken, sorunun platform eksikliği, lobi yetersizliği veya masada kimin olup olmadığı olmadığı belirtildi.

İbrahim Arslan’ın değerlendirmesinde, sorunun iktidarın Eskişehir’e kaynak aktarmamakta ısrar etmesi olduğu kaydedildi. Eskişehir’in siyasi tercihlerinden dolayı bilinçli biçimde ötelenmeye çalışıldığı ifade edildi.

Yatırım programının, Eskişehir’in sorunlarının bu iktidarla çözülemediğini bir kez daha gösterdiği belirtildi. Ayrıca değerlendirmede, Eskişehir’in üreten, çalışan, vergisini ödeyen, sanayisiyle, tarımıyla ve üniversiteleriyle Türkiye’ye değer katan bir kent olduğu ifade edilerek, 25 yıllık tek parti iktidarı tarafından yok sayılmayı hak etmediği kaydedildi.