NOW TV'de konuşan Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç şu ifadeleri kullandı;
"10 yıl önce yaptık. Yeşil alanlarda ve parkların içinde yaklaşık 100-150 metrekarelik sevimli binalar içinde "deneyimli kafeler" diyoruz. Yaşlı değil, deneyimli. Ve oraya kadın deneyimliler de geliyor, erkek deneyimlilerle de geliyor. Çay, kahve ücretsiz. Aynı zamanda kurslar alabiliyorlar. Mesela hastaneden randevu alacak, telefonla bunu nasıl yapabilir? Yani teknolojik konular da var. Ama ne diyeyim, kadınlara kendilerinin talep ettikleri işte el sanatları, geleneksel o danteller, ona benzer şeyler, konfeksiyon, kendilerine, gelinlerine, çocuklarına konfeksiyon, örgü... Şu dönemde kumaş pahalı, yün çok ucuz yani, daha doğrusu orlon çok ucuz. Çok elbiseler yapıyorlar o yünlerden.
Herhâlde yılda 1,5 milyon falan misafir geliyor. Tepebaşı'nın nufüsü 400 bin civarı. Eksişehir'in nufüsu da 920 binden fazla.
İller Bankasından verilen bütçede kesintiler oluyor. Hani "silkeleme" falan dendi ya, onların kesintileri oluyor ama biz borcumuzu ödemek için son derece gayretliyiz. Yani elimizdeki çok değerli arsaları, bu tip kıymetli yerleri işte bir tertip hazırladık, götürdük. Hakikaten onlar da iyi değerlendirmişler. Yaklaşık bir 500 milyon borcumuzdan silindi ama faiz o kadar süratli ki yetişmek mümkün değil. Şimdi ikinci bir tertip gene gönderdik SGK'ye. Onun gelecekler, kontrol edecekler, fiyat biçecekler. Olacak, olmayacak ama biz oluruna gidiyoruz. Çünkü borcumuzu biz kapatmak istiyoruz.
Hepimizi çok üzen Ferdi Zeyrek başkanımız için bir tesisimizi, projeleri içinde olan bir tesisimiz var. O tesisinin içinde Yeşiltepe Beldeevimiz var. Çocuk Ağız Diş Sağlığı Polikliniğimiz var. İki Eylül Lisesi var, Çocuk ve Gençlik Senfoni ve Koroları, Dil ve Konuşma Terapisi. Bu dört tane çok değerli projenin olduğu yeri Ferdi Zeyrek adına tahsis ettik. Açılışa Genel Başkanımız da geldi, eksik olmasın. Büyük bir halk gücüyle orayı açtık. Burada mesela birazcık oradan bahsedeyim. Ağız Diş Sağlığı Polikliniği tahmin ediyorum Türkiye'de dört belediyede var. Bizimki bir tanesi. Biz buna başlarken, benim mesleğim diş hekimiyim, en büyük idealimdi. Bu idealde koruyucu hekimliği ön plana aldım. Çünkü insanları hastalanmadan korumak çok önemli. Bu, bütün bütçeye yansır, tasarruf olur yani. Randevu bulmakta sıkıntı yok.
Mesela buradan 81.722 çocuk elimizden geçmiş. Bugün dışarıda bir dolgu yaptırmaya kalksanız ücretini vatandaş biliyordur. Ki o baba gidip ekmek kuyruğuna giriyor ekmek alabilmek için. Onun çocuğunun dişini nasıl dolduracak? Ve tamamen ücretsiz olan bir sistem bu. Çünkü bizim için çocukların geleceği çok önemli. 17 yaşına kadar ücretsiz olarak buradan o hizmeti alabiliyorlar. Bu, 2024 yani 1960'taki çıkan Sosyalleştirme Yasası'nda rahmetli Nusret Fişek Hoca'nın koruyucu hekimlik ibaresini o yasada ön planda tutmasıdır. Bakın 1960 diyorum. 20 senedir bu cümleyi bir kişinin ağzından duymadım."





