ESKİŞEHİRSPOR

Ahmet Bingöl: "Christopher Jakob Aydemir'in Allah beline, kafasına, yani her şeyine kuvvet versin"

TÜFAD Eskişehir Şube Başkanı Ahmet Bingöl, Eskişehirspor-Kütahyaspor maçını değerlendirdi, taraftar ve takımın ortaya koyduğu performansı anlattı.

Abone Ol

ES TV'de konuşan Türkiye Futbol Antrenörler Derneği (TÜFAD) Eskişehir Şubesi Başkanı Ahmet Bingöl şu ifadeleri kullandı;

"Eskişehirspor’u, Eskişehir’i ve Eskişehir taraftarlarını tebrik etmek lazım. Buradan başlayayım. Geçen hafta sonu Türkiye’de oynanan dört çok önemli maç vardı. Birincisi, şampiyonluğu ilgilendiren Trabzonspor-Galatasaray maçıydı. İkincisi, yine şampiyonluğu ilgilendiren Bursaspor-Mardin maçıydı. Üçüncüsü, yine şampiyonluğu ilgilendiren Fenerbahçe-Beşiktaş maçıydı. Dördüncüsü ise Eskişehirspor-Kütahyaspor maçıydı. Bu karşılaşma, sıralamadan bağımsız olarak rekabetin getirdiği bir mücadeleydi; kazananın ya da kaybedenin çok belirleyici olmadığı, ancak prestij açısından alınan galibiyetin oldukça kıymetli olduğu bir maçtı. Benim için bu maçların önüne Eskişehirspor maçı geçti.

Kütahyaspor’un burada yaptığı bazı stratejik hatalar var. Nedir mesela? Ben Kütahyaspor’un yerinde olsam, 8 puan farkla 2. Lig’e doğru giden bir takım olarak oradaki taraftara, şehre ve futbol kamuoyuna daha sıcak yaklaşırdım. Yalakalık yapmadan, liderliğin verdiği özgüvenle bu şehre gelmek isterdim.

Örneğin, “Eskişehirspor, biz bu ligden çıktık. İnşallah Eskişehirspor da play-off’tan şampiyon olur ve birlikte 2. Lig’de oynarız.” şeklinde bir açıklama yapılabilirdi. Böyle bir yaklaşımın ardından bu taraftar, onları Eskişehir çıkışında karşılar; şampiyonluklarını birlikte kutlar ve o şekilde uğurlardı. Ama sen çıkıp farklı göndermeler yaparsan, gereksiz hamlelerde bulunursan ve Eskişehirspor’u kendine doğrudan rakip seçersen bunun altında kalırsın. Çünkü burası bir futbol kenti. Şehir hazır, takım hazır, taraftar hazır, futbolcular hazır, yönetim hazır, teknik heyet hazır. Stadıyla birlikte bütün dinamikler seni bekliyor. Senin bu olumsuz reflekslerine karşılık burada mutlaka bir karşılık görürsün.

Burada, protokol tribününde görevli bir temsilciyle görüştüm. Bana, “Ben yıllardır Eskişehirspor maçlarına gelirim. Taraftarın bu kadar ateşli ve bu kadar düzgün tezahürat yaptığını görmedim ama Eskişehirspor taraftarını raydan çıkardılar.” dedi. Bunu söyleyen kişi de saha içinde görev yapan temsilci arkadaşlardan biriydi.

Ardından Kütahyaspor yöneticilerinin verdiği demeçler, prim açıklamalarının bu şekilde servis edilmesi gibi unsurlar maç öncesinde ortamı biraz gerdi. Elbette bu gerginlikten beslenen bir camiayız; çünkü yıllardır bu tür atmosferlerin içinde olan bir takımız. En zor dönemleri de yaşadık.

Sayın Başkanın da ifade ettiği gibi, camia olarak da şehir olarak da kültür olarak da Eskişehirspor ile kıyaslanabilecek bir durum yok. Dünya döndükçe Kütahya orada, Eskişehir burada kalacak. Takımlar değişir, oyuncular değişir, herkes değişir ama şehirler yerinde kalır.

Bu nedenle yöneticilerin daha aklıselim davranması gerekir. İki komşu ilin birbirine düşman olmasına yol açacak söylem ve eylemlerden uzak durulması gerekir. Kütahyaspor, bana göre yöneticileriyle bu süreçte sınıfta kalmıştır. Takım içindeki bazı futbolcuların yaptığı hareketleri ise konuşmaya gerek yok.

Maça gelirsek; Eskişehirspor karşılaşmaya gerçekten çok istekli ve arzulu başladı. Kütahyaspor ise haftalar öncesinden bu maça hazırlanmış olmasına rağmen nasıl bir atmosferle karşılaşacağını tam olarak kestiremedi. “Biz lideriz, atarız; beraberlik bile yeter” düşüncesiyle sahaya çıktı ancak karşısında bu kadar güçlü bir refleks gösteren bir Eskişehirspor bulacağını öngöremedi.

Maçın başında gelen golden sonra Kütahyaspor’un bir nebze rahatladığını düşünüyorum. Bu rahatlamayla birlikte kısa süreli topa sahip oldukları ve birkaç pozisyon buldukları anlar oldu. Ancak yaklaşık 10 dakika sonra gelen ikinci ve üçüncü gollerle birlikte oyunun dengesi tamamen değişti.

Rakip takımın santrforu Aykut Çift’in maç boyunca en çok yaptığı şeyin santra yapmak olması da bunun göstergesiydi. Her golden sonra topu alıp yeniden oyuna başlamak zorunda kaldılar. Bu gollerden sonra şunu net şekilde gördüler: Eskişehirspor hafife alınacak bir takım değil. Bu şehir de aynı şekilde hafife alınacak bir futbol kenti değil.

Bu maçta bütün oyuncuların katkısı vardı ancak birkaç ismi öne çıkarmak mümkün. Christopher Jakob Aydemir'i, Akın Akman’ı ve Tayfun Tatlı’yı sayabiliriz. Bunun yanında gözden kaçmaması gereken iki oyuncudan biri de sol bek Recep’ti. İlk iki golde de doğrudan katkısı var. İlk pozisyonda topu alıp Akın’a vermesi, Akın’ın ortası ve gol… Yani asistin asistini yaptı.

İkinci golde ise yine baskı var. Akın Akman’ın baskısıyla başlayan pozisyonda Kaan Baysal topu Recep’e aktardı. Recep’in ortası, ardından Akın Akman’ın topu alıp rakibini eksilterek vuruşu… Bu sekans içinde yine Recep’in katkısını net şekilde gördük.

Bu da bir sol bekin sadece savunmada değil, hücumda ve skor üretiminde de ne kadar etkili olabileceğini gösterdi. Oyuna yaptığı katkı oldukça belirgindi. Diğer tarafta ise Kütahyaspor’un sol beki farklı bir görüntü verdi.

Hakan Şapçı ve ekibi Kütahyaspor’u ciddi şekilde analiz etmiş. Sağ tarafta normalde hepimizin beklediği isim İsmail Kulet. Kadro okununca bir baktık, İsmail Kulet yok; kenarda Christopher Jakob Aydemir, santrforda Batuhan var. “Acaba bir şey mi oldu, sakatlık falan mı var?” derken meğer orayı taktik olarak değerlendirmiş. Christopher Jakob Aydemir'in Allah beline, kafasına, yani her şeyine kuvvet versin. Hakikaten ne desek az. O kafa nedir öyle? Çıkıp belden vurması, adamı sürükleyip götürmesi… Yaptıkları gerçekten takdire şayan.

Akın Akman’ın Tire ve Karşıyaka maçlarındaki yorgun oyunu hepimizi biraz tedirgin etmişti ama kendini bu maça hazırlamış. Aldığı her topta attığı iki gol… İnanılmaz motive olmuş. Gerçekten çok keyifli bir performans.

Tayfun Tatlı, çıkıp oradan geliyor ve ayağının üstüyle vuruyor; böyle vurulmaz bu topa. Goller insanı mest ediyor. İnanması zor, o kadar rahat. Bu kadar maç izledik, en rahat izlediğimiz maç buydu.

Maça giderken oldukça gergindik. Evden çıkıp yürürken kafamda birçok ihtimali düşündüm; beraberlik olursa stattaki atmosfer ne olur diye hesap yaptım. Ama aklımıza gelmeyecek bir oyun çıktı ortaya. Şunu da toparlamak istiyorum aslında. Eskişehirspor şunu gösterdi: Biz bu ligin üstünde bir takımız, bu ligin üstünde bir oyun oynuyoruz.

Liderle oynuyorsun; en azından bir karşı koy, bir şey yap. Ben açıkçası Kütahyaspor’un daha farklı bir oyun sergilemesini bekliyordum. Defans yaparak bekleyen, ardından Eskişehirspor’un üzerine gelmesini fırsata çevirip kontraataklarla gol arayan bir takım bekledim ama hiç öyle olmadı. Oyunu sıkıştıramadılar, kontrol edemediler. Zaten gol erken gelince dirençleri çabuk kırıldı.

Orta sahada oynayan Mustafa İnan’ın hakkını teslim etmek lazım. Böyle bir maçta bu kadar top çalınmaz. Gerçekten olağanüstü bir performans sergiledi. Bu kadar top kapıp üzerine bir de bu kadar isabetli pas vermek ciddi bir iş. İkinci goldeki pas organizasyonunda da yine Kaan Baysal vardı; onun Yakup’a aktarması da çok değerliydi.

Kısacası takım olarak, baştan sona herkes takdiri hak ediyor. Ayrım yapmadan tüm oyuncuları tebrik ediyorum. Teknik heyeti de ayrıca kutluyorum.

Başkan Ulaş Entok'a da bir parantez açmak istiyorum. Başkan bu güveni kolay kazanmadı; gerçekten zor kazandı. Güvenilmek çok kıymetli. Tribünleri tek tek gezip ortamı yumuşatması, taraftarın ona duyduğu güvenin bir göstergesi. Başkanın da bu güveni sonuna kadar hak ettiğini ve Eskişehirspor’a yakıştığını düşünüyorum.

Umarım bundan sonraki maçlarda da aynı performans sürer. Bu maçı aynı zamanda play-off’un bir provası, bir rövanşı gibi değerlendirmek gerekir. Yani “Biz buradayız ve bu oyuna sahibiz” mesajı verildi. Tabii play-off ayrı bir konu; o günün şartları belirleyici olur, garanti bir durum yok. Bunun altını net şekilde çizmek gerekir. Play-off sürecini ayrıca değerlendirmek lazım.

Pazar günkü maça gelince; çok önemli bir karşılaşmaydı. Süper Lig’de oynanan üç maçı örnek verdim ama bana göre en yaratıcı, en keyifli ve en önemli maç buydu. Atılan goller de son derece temiz, tartışmasız ve netti. Gerçekten kusursuz bir skor elde edildi."