ES TV canlı yayınında konuşan Türkiye Futbol Antrenörler Derneği (TÜFAD) Eskişehir Şubesi Başkanı Ahmet Bingöl şu ifadeleri kullandı;
"Yorumlarımı kesinlikle skora bağlı olarak yapmıyorum. Yani “7-1 galip oldu, uçtular, kaçtılar” falan demeyeceğim. Ama şu bir gerçek: Eskişehirspor’un futbolcularının hangi takımlardan geldiğini, daha önce kaç gol attığını teker teker anlattık. Dolayısıyla bu futbolcu grubunun istediği zaman neler yapabileceğini zaten tahmin ediyoruz. Ancak bazı soru işaretlerimiz vardı. Bir üst ligden geldikleri için acaba bu ligi çok mu önemsemiyorlar, küçük mü görüyorlar? Henüz takım olamadılar mı? İki kampın ardından sürantrene mi oldular? Kamp yorgunluğunu henüz üzerlerinden atamadılar mı? Bunları düşünüyorduk.
Eskişehirspor daha önce 3 maç yapmış; bir galibiyet, bir beraberlik ve bir mağlubiyet almıştı. Deplasmanda ise sadece 1 puanı vardı. Bu maça geldiğimizde Eskişehirspor, daha önce de söylediğimiz gibi maçın mutlak favorisiydi. Ancak bu kadar farklı bir skor çıkacağını biz de tahmin etmiyorduk.
Bizim istediğimiz, takım içerisindeki oyuncuların kendi görevlerini yapmaları ve yeteneklerini takıma katkı sağlayacak şekilde kullanmalarıydı. Burada Beykan Şimşek’i örnek verebilirim.
Geçen hafta Beykan Şimşek ile ilgili düşüncelerimi burada uzun uzun söyledim. Beykan Şimşek’in saha içinde kalması gerektiğini, bizim onun yeteneklerine ihtiyacımız olduğunu ifade ettim. Saha dışındaki olaylarda ise Beykan Şimşek’in değil; sportif direktörün, teknik direktörün, yöneticilerden birinin ya da teknik asbaşkanın devreye girmesi gerektiğini söyledim. Taraftardan özür mü dilenecek, başka bir açıklama mı yapılacak, bunu onların yapması gerekir. Beykan Şimşek’in bunlarla işi olmamalı. Çünkü bizim Beykan Şimşek’in futbolculuk yeteneklerinden faydalanmamız gerekiyor.
Beykan Şimşek’in bu maçta gösterdiği performans, Eskişehirspor’un görmek istediği performanstı. Üç golün de içinde vardı. Birinde doğrudan gol pasını verdi. Takıma katkısı çok fazlaydı. Beykan Şimşek oynadığı zaman, Hasan Kaya oynadığı zaman Ahmet Dereli de kendisini buldu.
Ahmet Dereli, kendisine atılan toplarda bir pivot santraforun neler yapması gerektiğini çok güzel örneklerle gösterdi. Biga maçında “Ahmet Dereli bir şey yapamadı” dedik. Doğru, bir şey yapamadı. Ama Ahmet Dereli’ye top atmazsan ya da Ahmet Dereli’nin çıkardığı topları karşılayacak oyuncu olmazsa ne yapabilir?
Mesela Ahmet Kara, Arda Okumuş, Ertuğrul Kurtuluş ve Mustafa Eren maçın 90 dakikasında sahada kaldı. Mehmet Bağlı 73. dakikada çıktı, Mert Başer girdi. İsmail Ozan Koç’un yerine Tayfun Tatlı, Hasan Kaya’nın yerine İsmail Kule girdi. Kerem Baykuş ve Fırat Sarı da oyuna dahil oldu. Beykan Şimşek çıktı, Atalay Yıldırım girdi.
Burada söylemek istediğim şu: Savunma oturdu. Tabii skor alındıktan sonra Balıkesirspor’un savunmayı çok fazla yoracak pozisyonlar üretemediğini de söyleyebiliriz. Ancak ikinci yarının başlangıcında top bir süre Balıkesirspor’da kaldı. Eskişehirspor 4. golü bulduktan sonra Balıkesirspor biraz daha demoralize oldu. Skor 5-1’e geldikten sonra da oyun tamamen koptu.
Skoru bir kenara bırakalım, o zaten cepte. Eskişehirspor bu maçta daha önce yapamadığı birçok şeyi yaptı. Goller de gerçekten çok güzeldi. Özellikle Ahmet Dereli’nin hazırladığı ve Kerem Baykuş’un attığı ilk gol harika bir goldü.
Beykan Şimşek’in ortasında kalecinin çeldiği topu Hasan Kaya’nın kafayla tamamlaması da güzel bir goldü. Devamında Arda Okumuş’un attığı gol var. Gelen topa kafayla yaptığı vuruş yine çok güzeldi. Eskişehirspor zaten yaklaşık yarım saatte işi bitirdi.
Üç maçta üç galibiyet alan bir takımın Eskişehirspor deplasmanına gelip bu kadar dağınık görünmesi, bir veya iki golden sonra oyundan düşmesi çok enteresan. Burada futbolun dışında yönetim, teknik heyet ve futbolcular arasında bir sıkıntı olduğunu düşünüyorum. Çünkü üç maç kazanmışsın, deplasmanda bir maç kaybetmişsin. Skor 7 olur, 8 olur, fark etmez. Ancak bu kadar dağınık bir görüntüyle sahadan ayrılıyorsan burada başka bir sorun olduğunu düşünürsün. Zaten maçın hemen ardından istifa olayı da gerçekleşti.
Ahmet Dereli yeterince topla buluşamadığı zaman gol pozisyonuna girme şansı da olmuyor. Bana göre Ahmet Dereli’nin sadece gol atmasına bakmamak lazım. Elbette santrafor, gol atması gereken mevkide oynayan bir futbolcudur. Ancak Ahmet Dereli’ye baktığınızda bir golü var, iki pozisyonu var, arkadaşlarına çıkardığı üç tane önemli top var.
Pivot santrafor dediğimiz oyuncu zaten sırtı dönük oynayacak, ikili oyunları iyi yapacak, oyunu açacak, sağa sola hareketlenerek aralara oyuncu kaçıracak. Kerem Baykuş’un attığı golde Ahmet Dereli’nin kafayla çıkardığı top buna güzel bir örnek. Bence bunlar çok kıymetli. Kilit maçlarda böyle asistlere ihtiyacınız olacak. Pivot santrafor olarak Ahmet Dereli’nin yaptığı iş 10 numaraydı.
Birinci pozisyonda Bora’nın attığı toptan ziyade diğer pozisyon daha netti. Top zaten sol ayağına geldi ve çok kötü vurdu. Attığı golde de aslında istediği gibi vuramadı ama top güzel bir yere gitti. Belki daha iyi vursa kaleci çıkaracaktı. İstediği vuruşu yapamadığı için top kalecinin üzerinden geçerek köşeye gitti.
Ancak burada önemli olan Beykan Şimşek’in Ahmet Dereli’yi topla buluşturması. Topu Ahmet Dereli’ye aktarıp onun da geriye çıkarması çok iyiydi. Kornerden gelen toplarda arkadaşlarını kafayla topla buluşturması da aynı şekilde önemliydi.
Eskişehirspor’un orta sahada yaptığı en önemli şeylerden biri geçişleri çok iyi gerçekleştirmesiydi. Aldığı topun kıymetini bildi ve pasların şiddetini çok iyi ayarladı. Dikkat ederseniz attığımız gollerin önemli bölümünde üç pasla sonuca gittik.
Birinci golde Beykan Şimşek’in girip ortalaması, Ahmet Dereli’nin geriye çıkarması ve Kerem Baykuş’un vuruşu var. Diğer golde kornerden gelen ve kaleciden seken topu Hasan Kaya kafayla tamamladı. İkinci yarıda attığımız gollerde de yine paslı oyunları gördük.
Biz aslında Eskişehirspor’dan böyle bir patlama bekliyorduk ama bu kadarını tahmin etmiyorduk. Sahada yardımlaşma ve dayanışma vardı.
Deplasmanda alınan 3-0’lık mağlubiyetin ve yapılan yoğun eleştirilerin ardından bir takımı bu kadar kısa sürede toparlamak, psikolojik olarak hazırlamak, ardından ligin liderinin karşısına çıkarıp böyle bir sonuç almak teknik heyet açısından da önemli bir başarıdır. Çünkü bu kadar dağılan bir takımı yeniden toparlamak kolay değil. Üstelik bunu yapmak için sadece bir haftanız var.
Biz Çanakkale Biga maçından sonra teknik heyeti ne kadar eleştirdiysek, bunu tamamen oynanan oyun üzerinden yaptık. Bizim eleştirimiz kimsenin kimliğine, kişiliğine veya karakterine yönelik olamaz. Buna ne hakkımız ne de haddimiz var.
Biz burada oyunu eleştiririz. Oynatılan futbolu ve oyuncu grubunun sahadaki performansını değerlendiririz. Bunun dışındaki konular bizim alanımız değil. Biz o işlere karışmayız."





