Tepebaşı Belediyesi AK Parti Meclis Üyesi Ali Semih Ünlü şu ifadeleri kullandı;

"Geçtiğimiz aylarda yayımlanan Sayıştay raporunu hep birlikte okuduk. Doğrusu ben raporu okuduktan sonra ilk düşündüğüm şey şu oldu: “Bunca yanlış iş gerçekten Ahmet Başkan’ın bilgisi dâhilinde mi?” Çünkü ortada ciddi bulgular var. Sayıştay raporunda tek tek yazılmış tespitler var. Ama raporu okuyunca insan ister istemez geçmişe gidiyor.

Seçim dönemini hatırlıyorsunuz. Eskişehir’in dağı, taşı, sokağı, caddesi… Her yer “Merak Etme Sen” afişleriyle doluydu. Sayın Ahmet Ataç’ın fotoğrafları şehrin dört bir yanını kaplamıştı. O günlerde biz de kendi aramızda şöyle diyorduk: “Yahu Ahmet Ataç’ın ne bitmez bir parası varmış.” Allah bereket versin başkanım diyorduk. Meğer mesele başka türlüymüş.

Şimdi Sayıştay raporunda görüyoruz ki, o afişler, o giydirmeler, o seçim dönemi harcamaları belediye kasasından yapılmış. Yaklaşık 15 milyon 756 bin lira.

Aynı raporda bir başka ilginç tespit daha var. Aynı özellikteki duvar takvimi bir yerde 16 lira 80 kuruşa alınmış, başka bir alımda ise 180 liraya. Yani neredeyse %1000’i aşan fiyat farkı.

Şimdi insan ister istemez düşünmeden edemiyor. Acaba o fazla ödenen paralar nereye gitti? Yoksa o paralar bu paralar mı? Takvimde fazla ödenenler, seçim dönemindeki o dev bütçelere mi gitti?

Şimdi ben gerçekten merak ediyorum. Siz seçim meydanlarında “Merak Etme Sen” demiştiniz ama biz o zaman da merak etmiştik. Bugün daha çok merak ediyoruz.

Bu harcamalar sizin bilginiz dâhilinde mi yapıldı? Yoksa siz de bizim gibi Sayıştay raporundan mı öğrendiniz? Eğer sizden habersiz olduysa, belediyenin kasasından seçim propagandası için milyonlar harcayanlara “Bu nasıl iş?” diye sordunuz mu? Hesap sordunuz mu?

Ama şimdi Sayıştay raporundan bağımsız olarak önümüzde duran başka bir konu daha var.

2025 yılı bütçesine baktığımızda, Tepebaşı Belediyesi bütçesinin yaklaşık %60’ının şirketlere aktarıldığını görüyoruz. Bu da yaklaşık 2 milyar liralık bir kamu kaynağı demek. Ve biz, meclis üyeleri olarak bu şirketleri denetleyemiyoruz. Yani halk adına denetim yapma sorumluluğu olan meclis, bu bütçenin büyük bir kısmına doğrudan erişemiyor.

Bugün Türkiye’de bazı belediyelerde işlerin gizlenmesi için kameraların bile bantlandığına şahit oluyoruz. Şimdi insan sormadan edemiyor: Tepebaşı’nda da bu işlerin gizlenmesi için farklı bir yöntem mi geliştirildi? Bu paralar nereye gidiyor? Nasıl harcanıyor? Halktan neyi gizliyorsunuz?

Siz gizledikçe, bu millet gerçekleri belediye raporlarında değil… otel odalarında, mahkeme salonlarında öğreniyor. Çünkü bu mesele siyaset değil. Mesele Eskişehirlilerin parasıdır. Bizim görevimiz de bu soruyu sormaktır."