Tepebaşı Belediyesi YENİ Parti Grup Başkanvekili Atilay Dalgıç şu ifadeleri kullandı:
“550 milyon borçlanma... Bu bütçeyle ilgili konulmuş bir borçlanma rakamıdır, tavan rakamdır. Bizim belediyemiz 2025 yılında hiç borçlanmadı, 2026 yılında da hiç borçlanmadı, muhtemelen 2027 yılında da hiç borçlanmayacak. O yüzden oradaki sadece rakama bakıp bütçe eleştirisi, borçlanma eleştirisi yapmak yanlış. Önceki yılın gerçekleşmelerine bakarlarsa belediye borçlanmıyor, Tepebaşı Belediyesi.
Şimdi faiz giderleriyle ilgili borçlanmayla ilgili ilişki kuruldu. Dediler ki: ‘Bu kadar borçlanma öngörülüp de faizler nasıl düşecek?’ İşte bu yüzden düşecek. Bizim borçlarımız giderek, banka borçlarımız azalıyor ve yeni bir borçlanma her ne kadar bütçeye konulmuşsa da Tepebaşı Belediyesi'nin ciddi bir borçlanma öngörüsü yok. O yüzden Tepebaşı Belediyesi'nin faiz giderleri önümüzdeki dönem daha da azalacak.
Şunu da göstermek istedim; geçmiş yıllara bakarlarsa her yıl bütçesini daha da iyileştiren, mali yapısı daha da iyiye giden bir belediyedir. Şu anda da mali açıdan belediyemizin hiçbir sıkıntısı yok.
İstihdam programı dedi Semih Bey. İstihdam programı, o bir bütçe tekniği. Çünkü bütçeyi siz mecburen Bütçe Hazırlama Rehberi'ne göre hazırlamak zorundasınız. Orada, Bütçe Hazırlama Rehberi'nde sosyal yardım işleri istihdam başlığı altında düzenlenmesi gerektiğinden oradaki rakam Sosyal Yardım İşleri Müdürlüğü'nün bütçesidir. Ama başlık olarak ‘istihdam’ deniliyor. Bu, yasal gereği, yönetmelikler ve rehber gereği orada olması gereken bir rakamdır.
Taşınmaz satışlarından bahsetti Bülent Bey. Şimdi geçen sene de gerçekleşmesinde gördük. Tepebaşı Belediyesi'nin gelirleri içinde taşınmaz satışlarının oranı ihmal edilebilir derecede düşüktür. Şimdi bu sene 300 küsur milyon, yanlış hatırlamıyorsam. Bizim toplam 6 milyar, 6 milyar 400 milyon içinde taşınmaz satışlarından elde etmeyi planladığımız gelir, toplam gelirimizin yüzde 4,6'sı civarında. Yani yüzde 5'i bile değil.
O yüzden Tepebaşı Belediyesi taşınmaz satışlarını hiçbir zaman gelir aracı olarak görmemiş. Gelir elde etmek için yapılmış satışlar değildir. Daha önce biz o satışlarda da izah ettik; o satışların çoğu vatandaş talebiyle yapılan satışlar, hisseli satışlar, komşu parsel satışları... Bu şekilde satışlar.
Yoksa belediye olarak biz hiçbir zaman... Ama çoğu zaman yapılabilir, taşınmaz satmak da belediyenin hakkıdır. Herkesin hakkı olduğu gibi ihtiyaç duyarsa, vatandaşa daha iyi hizmet vermek için taşınmaz satışı yapmak zorunda kalırsa elbette taşınmazı satabilir.
Ama Tepebaşı Belediyesi'nin uygulamalarında ve şimdiki bütçelerinde görüleceği gibi taşınmaz satışı hiçbir zaman belediyenin ana gelir kalemlerinden birisi olarak görülmemiş ve dediğim gibi her zaman yüzde 5'in altındadır.
Afetlerle ilgili Semih Bey yine bir eleştiri yaptı, ‘250 kişiye eğitim verilecek’ diye. Afet bütçesine bakarsanız 68 milyon civarında bir afet bütçemiz var. Bu tabii ki sadece eğitim için harcanacak bir bütçe değil. Tepebaşı Belediyesi her zaman afetlerin farkında olmuş, bu yönde çalışmalar yapmış bir belediyemizdir. O yüzden de belki 68 milyon yetmeyecek, bütçe aktarılması yapacak ama afetlerle ilgili ciddi çalışmaları bütçeye koyduğu rakamla da belli.
Bunun dışında Sayın Başkanım, bizim bütçemizin geçen yıla göre yüzde 34 gelirlerimizde, yüzde 28 de giderlerimizde artış hesaplanmış. En az enflasyonun yüzde 30 civarında olduğu dikkate alınırsa bu yapılan bütçe çok gerçekçi bir bütçe.
Ben arkadaşların şimdi rakamlara çok takıldığını görüyorum, olabilir. Hata her yerde olabilir. Çünkü bakarsanız yüzlerce tablo, yüzlerce, binlerce rakam... Bu, yeni bütçe yapma tekniğinden kaynaklanan bir şey. Geçen sene ilk defa yaptık, bu sene ikincisini yapıyoruz. Performans esaslı bütçe.
Bu performans esaslı bütçenin hazırlanması son derece zor. Çünkü stratejik planlara koyduğumuz amaçlar, hedefler, faaliyetler ve bunların bütçeyle ilişkilendirilmesi gerekiyor bu bütçe yapma tekniğinde. Ve arkadaşların, ben biliyorum, uzun süredir burada çalıştılar, bu bağlantıları kurdular.
Bütçe yaparken gerçekçi bir bütçe yapabilmek için gerçekleşmelere baktılar. Bu 2026 yılının eylül ayı itibarıyla oluşmuş gerçekleşmelerden kalan 3 ayın oluşabilecek harcamalarını hesapladılar, tahmin ettiler ve ona göre çok gerçekçi bir bütçe yaptılar.
Yani sırf rakamlardan hareketle bu kadar ağır eleştiri yapmak... Yani insan hata yapabilir. Koca 6 milyar 900 milyonluk bir harcama bütçesi, 6 milyar 400 milyonluk bir gelir bütçesinde bu bütçeyi hiç konuşmayıp, bu rakamları hiç konuşmayıp sadece ‘Şu sayfada hata olmuş, şu sayfada hata olmuş’ demek bu çalışmayı yapan arkadaşlarımıza büyük haksızlık.
Hatalar düzeltilir. Semih Bey dedi ki: ‘Orada performans programında başka rakam, burada bütçede başka rakam. Hangisini kabul edeceğiz?’ Performans programını görüştük, bitti. Elbette biz bütçe oylamasını yapacağız ve buradaki rakamları kabul edeceğiz. Bu bütçe, buradaki bütçe rakamları uygulanacak.
Bunun dışında, notlarımdan bakayım. ‘İller Bankası’ dedi, ‘İller Bankası finansmanından sağlayacaksınız.’ Daha demin de söyledim; biz İller Bankası'ndan zaten çok, Başkanımız defalarca söyledi, çok para vermiyor. Çok borçlanamıyoruz İller Bankası'ndan.
Her ne kadar bütçe denkliği açısından biz burada İller Bankası'ndan 350 milyon finansman öngörmüşsek de çok büyük ihtimal bunu kullanmayacağız. Bu kredi kullanılmayacak.
Mehmet Şimşek, merkezi idare vergi gelirlerinden bize sağlanan paradan bahsetti ve dedi ki: ‘Gelirlerinizin çoğu genel merkez, merkez gelirlerinden gelen...’ Aslında çoğu değil. Mehmet Bey bakarsa yüzde 46 civarında, bizim 2 milyar 800 milyon civarı merkezi bütçeden gelen vergi gelirlerinden gelen gelirimiz.
Diğer belediyelere bakarlarsa, ben diğer belediyeleri inceledim, yüzde 70'e kadar çıkan bu gelir... Yüzde 70'i merkezden gelen para. Oysa bizde bu yüzde 50'nin geçen yıl da altındaydı, bu yıl da altındaydı.
Ayrıca o bize merkezi idarenin bir lütfu, yardımı, bağışı, sadakası falan değil. 5759 sayılı yasa var. Bu yasa, buradan toplanan vergilerin bir kısmının yine buradaki halk için harcanması amacıyla yerel yönetimlere iadesini düzenlemiş.
Şimdi belediyelerin zaten öngördüğü oran yüzde... Gelirlerin yüzde 6'sı... Merkezi bütçe vergi gelirlerinin yüzde 6'sını belediyelere geri gönderiyor, yüzde 94'ünü göndermiyor. Şimdi bu oranla zaten belediyelerin hizmet yapması, büyük yatırımlar yapması çok kolay değil.
Bence bu yerel yönetimlerin maddi özerkliğini sağlamak için bu oranın çok daha fazla artırılması lazım. Dediğim gibi bu, yasayla konulmuş ve buradan giden paranın geri gelmesi. Bunu merkezi idarenin bize bir lütfu falan değil bu para. Bunu da söylemiş olayım.
Bir husus daha vardı Mehmet Bey'in söylediği, bulabilirsem... Onu bulamadım, cevap veremeyeceğim. Bir hatırlatırsa ona cevap vereyim, bol bol haksızsın çünkü.
Neyse, sonuç olarak bu bizim bütçemiz. Bütçeye sadece rakamlar olarak bakmak çok yanlış. Ben muhalefetten beklerdim ki bu bütçeyi mesela deseydi ki: ‘Bu bütçede sağlığa kaynak ayrılmamış. Bu bütçede hayvanlara kaynak ayrılmamış, yaşlılara, çocuklara kaynak ayrılmamış.’
Çünkü bütçenin rakamsal tarafı çok önemli değil. O bütçeyle ne yapmaya çalıştığınız önemli. Sadece rakamları inceleyip de ‘Burada bu rakam yanlış olmuş, şu...’ Böyle bir bütçe eleştirisi gerçekten, gerçekten ciddi bir eleştiri değil.
Bizim bütçemize baktığımız zaman iklim ve sıfır atık çok büyük yer aldı bizim bütçemizde. Yine bizim bütçemizde temizliğe ayrılan pay çok, çevreye ayrılan pay yine çok fazla.
Bu bütçe, bizim Tepebaşı Belediyesi'nin kendi uygulamasına, misyonuna, yeniliğe uygun olarak çevreci, yeşili koruyan, daha temiz alan yaratmaya çalışan, daha temiz hava hedefleyen, daha sağlıklı bir çevre hedefleyen, yaşlıyı, çocuğu, genci hepsini kapsayan bir bütçedir.”





