10. Uluslararası 30. Ulusal Seyyid Sultan Sücaaddin Veli'yi Anma Etkinlikleri gerçekleştirildi.
Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz şu ifadeleri kullandı;
"Gönül coğrafyamızın sönmez meşalesi Sultan Şücaeddin Veli Hazretlerinin aziz gönüldaşları, kıymetli canlar; bugün bu toprakları bize ebedi vatan kılan, Anadolu'nun ruhunu İslam'ın nuruyla yoğuran ve ilmiyle, irfanıyla asırlara meydan okuyan büyük bir kutbun, bir Horasan ereninin, bir alperenin, Şeyh Şücaeddin Veli Hazretlerinin manevi huzurunda bulunuyoruz.
Seyitgazi'nin bu mübarek ikliminde sizleri en kalbi hürmetlerimle selamlıyorum. Hepiniz bu irfan iklimine hoş geldiniz, şerefler verdiniz.
Kıymetli canlar, Horasan'dan Anadolu'ya, Anadolu'dan Rumeli'ye uzanan o kutlu yürüyüş, tarihin akışını değiştiren sıradan bir coğrafi ilerleyiş değildir. O yolculuk; toprağı vatan yapma, gönülleri birleştirme, adaleti hakim kılma ve sevgiyi çoğaltma yolculuğudur.
Anadolu'nun kandilleri olarak andığımız Horasan erenleri, ayak bastıkları her yere kılıçtan önce sözle, sözden önce ahlakla, ahlaktan önce sevgiyle girmişlerdir. Onlar taşıdıkları medeniyet ışığıyla insan onurunu baş tacı etmiş; merhameti, paylaşmayı ve birlikte yaşama kültürünü bu toprakların mayasına katmışlardır.
Sultan Şücaeddin Veli Hazretleri, 14 ve 15. yüzyıllarda bu medeniyet meşalesini Seyitgazi'den alıp Balkanların dört bir yanına taşıyan en parlak kandillerden biridir. O, bir yandan gaza ve fetih hareketlerinin manevi öncüsü olan bir alperen, diğer yandan bir kalenderi derviş olarak gönüllerin fethine talip olmuş bir hikmet eridir.
Çünkü bizim medeniyet haritamızda fetih, yalnızca sınırları genişletmek ya da kale surlarını aşmak değildir. Bizim medeniyetimizde asıl fetih; şehirlerin kapılarını değil, kapalı gönülleri açmaktır. İnsanı insana yaklaştırmak, insanı insana kardeş kılmaktır. Kimsesizlerin kimsesi olmak; adaleti, merhameti ve sevgiyi yeryüzüne hakim kılmaktır.
Sultan Şücaeddin Veli Hazretleri gönülleri sevgiyle mühürlemiş; bir yanı Seyitgazi'de kök salarken, diğer yanı İstanbul'un fethine ruh vermiş, oradan taşarak Balkanların her köşesine adalet ve kardeşlik götürmüştür.
Değerli hemşehrilerim, Türk-İslam medeniyeti Balkan coğrafyasına ilim, irfan, zarafet ve yüksek bir medeniyet tasavvuru olarak girmiştir. Bu büyük kökleşmede Şeyh Şücaeddin Veli'nin rolü son derece belirleyicidir.
Hacı Bektaş Veli, Hacı Bayram-ı Veli, Yunus Emre ve Mevlana gibi Anadolu'nun diğer manevi mimarlarıyla aynı gönül dilini konuşan Sultan Şücaeddin Veli, bu medeniyet zincirinin en sarsılmaz halkalarından biri olmuştur.
Osmanlı'nın büyük sultanı 2. Murat Han, bu büyük velinin manevi rehberliğine sığınmış; onun duası ve irşadıyla devletin temellerini sağlamlaştırmıştır. Bu dostluk; devletin kudreti ile dervişin hikmetinin, adalet ile irfanın kucaklaşmasıdır.
İşte o gün atılan tohumlar sayesindedir ki bugün hala Bulgaristan'dan Yunanistan'a, Arnavutluk'tan Macaristan'a kadar Balkanların dört bir yanında Türk-İslam medeniyetinin silinmez izlerini görüyoruz.
Eğer bugün o coğrafyada hala Türkçe dualar yükseliyorsa, hala aynı kardeşlik iklimi teneffüs ediliyorsa, bu hiç şüphesiz Sultan Şücaeddin gibi gönül fatihlerin o topraklara ektiği sevgi tohumları sayesindedir. O sadece bir derviş olarak kalmamış; yetiştirdiği talebeler, kurduğu tekkeler, inşa ettiği külliyelerle her yere medeniyet taşımıştır. Yetiştirdiği dervişler birer irfan elçisi gibi Rumeli'ye dağılmış; nesilden nesile aktarılan hoşgörü ve birlikte yaşama kültürünün temellerini atmışlardır.
Kıymetli canlar, Seyitgazi'mizin taç pırlantası olan bu muhteşem külliye, Balkanlar ile Anadolu'yu birbirine bağlayan manevi bir köprüdür. Burası asırlardır yaşayan canlı bir hafıza, bir irfan mektebidir. Anadolu irfanının ve insana saygının tecelligahıdır.
Şeyh Şücaeddin Veli Hazretlerinin mirasına sahip çıkmak; sadece türbeleri, tekkeleri ve tarihi yapıları korumaktan ibaret değildir. Asıl sahip çıkmak; onların temsil ettiği evrensel değerleri anlamak, yaşamak ve gelecek kuşaklara aktarmaktır.
Bugün bizlere düşen sevgiyi ve hoşgörüyü büyütmektir. Ayrılıkların değil birlikteliğin tarafında durmaktır. Kırgınlıkların değil muhabbetin, öfkenin değil merhametin diliyle konuşmaktır.
Bizi biz yapan, bizi güçlü kılan sadece sahip olduğumuz maddi imkanlar veya binalar değildir. Bizi ayakta tutan ortak tarihimiz, ortak medeniyetimiz ve aynı gönül ikliminde buluşabilme irademizdir. Zaman ve coğrafya değişse de Sultan Şücaeddin Veli'nin yaktığı meşale yolumuzu aydınlatmaya devam etmektedir.
Anadolu'nun irfanının asırlardır bu topraklarda çınlayan ve geleceğimize ışık tutan o muazzam çağrısını bir kez daha ve daha gür bir sesle haykırıyoruz: Bir olalım, iri olalım, diri olalım."
*
Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce şu ifadeleri kullandı;
"Sücaettin Veli anma etkinliklerinin uluslararası olan bölümü 10, ama ulusal boyutta yapılan 30. anma törenine hoş geldiniz, sefalar getirdiniz diyorum. Anadolu'nun gönül dünyasına ışık tutmuş gönül erenlerinden Seyyid Sultan Sücaettin Veli'yi anmak üzere bugün bir aradayız. Bu anlamda Sücaettin Veli anma etkinlikleri bizim, bu toprakların özünü hatırlatan çok önemli bir buluşma.
Anadolu coğrafyası yüzyıllar boyunca çok büyük isimler yetiştirdi. Mevlana'dan Hacı Bektaş-ı Veli'ye, Seyyid Sultan Sücaettin Veli'den Yunus Emre'ye ve Pir Sultan Abdal'a uzanan kadim bir mirasa sahibiz. Bize her zaman sevgiyi, hoşgörüyü, dayanışmayı, insan sevgisini merkeze alan bir yaşam öğütlediler.
Sücaettin Veli bir gönül sultanı. Aynı zamanda Anadolu'nun manevi mimarlarından birisidir. Onun öğretileri yüzyıllar boyunca toplumsal dayanışmanın, ahlakın, tevazunun ve insan sevgisinin temelini oluşturdu. Bugün gönülleri saran sevgisini, ilim, irfan ve evrensel mesajlarını bir kez daha hatırlayacağız.
Sözlerime son verirken başta Seyyid Sultan Sücaettin Veli olmak üzere bu topraklara hizmet etmiş tüm gönül erenlerimizi rahmet ve minnetle anıyorum. Bu panel, dün düzenlenen panel ve aynı zamanda bugün Arslanbeyli köyünde düzenlenen bu anma törenleriyle beraber etkinliklerin toplumumuzda sevgiyi, hoşgörüyü ve kardeşliği pekiştirmesini diliyorum. Ayrıca dernek başkanımıza bu etkinliği bu kadar güzel bir heyecanla, coşkuyla her sene devam ettirmek konusunda gösterdiği gayretten dolayı teşekkür ediyorum. Önceki başkanlarımızın önünde de sevgiyle, saygıyla eğiliyorum. Biz de Büyükşehir Belediyemiz olarak her zaman bu etkinliklerin bir parçası olmaktan onur ve gurur duyuyoruz. Tekrar hoş geldiniz. Aşk ile, sevgi ile, muhabbetle, sevgi ile hepinizi kucaklıyorum."
*
T.C. Alevi- Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanı Esma Ersin şu ifadeleri kullandı;
"Bugün burada Hak Muhammed Ali yolunda asırlar boyunca gönülden gönüle aktarılan bir irfanı, kadim bir kültürü ve bizlere bırakılan kardeşlik mirasını yaşatmak üzere bir aradayız.
Anadolu'nun ve Balkanların gönül rehberlerinden Seyyid Sultan Sücaeddin Veli'nin manevi huzurunda 10. Uluslararası 30. Ulusal Anma Etkinlikleri vesilesiyle sizlerle beraber olmaktan onur ve şeref duyuyorum.
Bugün burada yalnızca bir anmayı gerçekleştirmiyoruz. Geçmişten geleceğe uzanan bir gönül mirasının, yüzyıllardır bu topraklarda kök salan irfanın geleneğini hep beraber selamlıyoruz.
Seyyid Sultan Sücaeddin Veli Hazretleri Anadolu'nun manevi ikliminde derin izler bırakmış, Kalenderi dervişleri ve erenlerle yol yürümüş, Anadolu'dan Balkanlara uzanan güçlü bir gönül köprüsünün kurulmasına vesile olmuştur.
Bugün bu dergahın taşından toprağına, eşiğinde biriken asırlık dualarla, hatıralarla huzurunda Anadolu'dan ve Balkanlardan gelen canlarımızla aynı meydanda buluşmaktan, gönül bağının hala canlı olduğunu göstermektedir.
Yüzyıllar geçti, yollar, sınırlar değişti ancak gönüller arasındaki bağ hiçbir şekilde değişmedi. Kırıkkale'den Ankara'ya, Çankırı'dan Bulgaristan'a kadar uzanan dergahlar ve ocaklar aynı irfanın, aynı muhabbetin ve ortak ocak kültürünün gönül iklimine birbirine bağlılığının önemli duraklarıdır.
Bu kadim miras bize şunu hatırlatmaktadır ki, bu yolun coğrafyası sınırların ötesindedir. Bu yolun sırrı gönüldür, dildir, muhabbettir. Mayası kardeşliktir.
Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı olarak bizlere düşen en önemli sorumluluklardan biri de bu kadim emanetleri korumak ve gelecek nesillere güvenle aktarmaktır. Dergahımızı ve cemevlerimizi yaşatmak, ocaklarımızın, pirlerimizin, erenlerimizin hatıralarını korumak, Alevi-Bektaşi kültürünün, irfanının, sanatını, edebiyatını ve sözlü hafızasını yaşatmak asli vazifemizdir.
Bunu yaparken de temel gayemiz gönülleri buluşturmak, ortak değerlere sahip çıkmak, zengin kültürel mirasını gelecek kuşaklara aktarmaktır. Çünkü biliyoruz ki bir kültür yaşarsa geleceğe kök salar, bir dergah yaşarsa hafıza canlı kalır, muhabbet yaşarsa kardeşlik daim olur.
Bu anlayışla ülkemizin 4 bir yanından ve Balkanlarda yaşayan canlarımızla kurduğumuz gönül köprüsü güçlendirmeye, bu dergahlarımızın ve cemevlerimizin yaşatılmasına katkı sunmaya, Seyyidlerin, pirlerin, erenlerin hatırasını yaşatmaya destek ve dualarınızla yanlarında olacağımıza söz veriyoruz.
Çünkü bu miras yalnızca geçmişten bir hatıra değil, bizim gelecek nesillere devam ettirmekle yükümlü olduğumuz kıymetli bir emanettir.
Bu güzel buluşmada birlik ve beraberliğimizin, kardeşliğimize ve gönül coğrafyamıza muhabbetin daha güçlenmesine vesile olmasını diliyorum.
Bu vesileyle başta Seyyid Sultan Sücaeddin Veli Hazretleri olmak üzere bu topraklarda gönül iklimini besleyen bütün pirlerimize, erenlerimize, seyyidlerimize, yol büyüklerimize rahmetle, minnetle anıyorum. Seyyid Sultan Sücaeddin Veli Hazretlerinin manevi huzurunda gerçekleştirdiğimiz bu anlamlı buluşmanın ülkemize, milletimize, Anadolu ve Balkanlarda yaşayan bütün canlarımıza birlik, kardeşlik ve muhabbet getirmesini diliyorum.
Hepinize saygı, sevgi ve muhabbetlerimi, saygılarımı sunarken bizim her zaman söylediğimiz bir cümle var, diyoruz ki, biraz önce kıymetli Doğu Abla'dan gelen başkanımız da özlemini, hasretini belirtti bizlere ama biz her zaman şunu diyoruz. İlde himmet var iken, elde fırsat var iken, başta da devlet var iken bir olmaya, iri olmaya, diri olmaya devam inşallah diyorum, hürmetlerimi sunuyorum."
*
Seyitgazi Belediye Başkanı Uğur Tepe şu ifadeleri kullandı.
"Uzaktan ve yakından gönül coğrafyamızın 4 yanından bu mübarek dergaha misafir olan sevgili misafirlerimiz. Bugün burada sevginin, hoşgörünün, birliğin ve beraberliğin en kadim merkezlerinden biri olan Seyyid Sultan Sücaaddin Veli Dergahı'nın manevi çatısı altında aynı inanç ve aşkla bir araya gelmenin onurunu ve mutluluğunu yaşıyoruz. 10. Uluslararası ve 30. Ulusal Sücaaddin Veli Anma Etkinlikleri'ne hepiniz hoş geldiniz, sefalar getirdiniz.
Kıymetli dostlar. Anadolu toprakları sadece bitkilerin, ağaçların, nehirlerin yeşerdiği bir coğrafya değildir. Bu topraklar aynı zamanda insanlığı aydınlatan, gönülleri yeşerten pilerin, dervişlerin, erenlerin yurdudur. İşte bu ulu çınarlardan biri de Eskişehir'imizin ve tüm insanlığın manevi muhafızlarından Seyyid Sultan Sücaaddin Veli'dir.
Sücaaddin Veli'nin bize bıraktığı en büyük miras, farklılıklarımızı birer zenginlik olarak görmek, 72 millete aynı nazarda bakabilmek ve her ne ararsak kendimizde aramaktır. Bugün dünyanın 4 bir yanında barışa, adalete ve kardeşliğe her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyduğumuz bir dönemden geçiyoruz. Savaşların, nefretin ve ayrımcılığın körüklendiği bir çağda Sücaaddin Veli'nin, Hacı Bektaş-ı Veli'nin, Yunus Emre'nin sesine kulak vermek hepimiz için insani bir sorumluluktur.
Bizler yerel yöneticiler olarak sadece yollar, köprüler, parklar inşa etmekle mükellef değiliz. Asıl görevimiz, bizi biz yapan bu manevi köprüleri korumak, kültürel mirasımıza sahip çıkmak ve Horasan Erenlerinin yaktığı bu sevgi meşalesini gelecek nesillere en gür haliyle aktarmaktır.
Bu doğrultuda dergahımızın ve anma etkinliklerimizin yaşatılması, uluslararası alanda hak ettiği değeri görmesi için her zaman canlarla omuz omuza yürümeye devam edeceğiz. Bu anlamlı organizasyonun düzenlenmesinde emeği geçen Sücaaddin Veli Kültür Turizm Derneği'ne, değerli postnişimize, akademisyenlerimize, sanatçılarımıza ve uzaktan yakından gelerek bu meydana can veren siz kıymetli hemşerilerime canıgönülden teşekkür ediyorum.
Sözlerimi Sücaaddin Veli'nin o güzel felsefesine sığınarak bitirmek istiyorum. Gönüllerimiz bir, lokmalarımız kabul, birliğimiz daim olsun."
*
Sücaaddin Veli Kültür ve Turizm Derneği Başkanı Halil İbrahim Kızılarslan şu ifadeleri kullandı;
"1997 yılından bu yana gönülden gönüle kurduğumuz bu köklü köprüde, bugün 10. uluslararası ve 30. ulusal Seyyid Sultan Sücaeddin Veli anma etkinlikleri vesilesiyle siz kıymetli canlarla yeniden tek bir yürek olmanın büyük heyecanını ve gururunu yaşıyoruz. Pirimizin huzurunda, bu dergahın bereketini ve feyzini paylaşmak üzere aramızda bulunan her bir misafirimize şükranlarımı sunuyorum. Hepiniz hoş geldiniz, sefalar getirdiniz.
Değerli canlar, Anadolu'nun manevi haritasında derin izler bırakan Seyyid Sultan Sücaeddin Veli Hazretleri Horasan erenlerinden olup kayıtlarda 8. İmam Rıza'nın 3. kuşak torunudur. Halk arasında Pîr-i Fanî lakabıyla anılan bir mürşit, aynı zamanda yüzyıllar boyunca yolumuza ışık tutan bir rehberdir.
Anadolu'nun 4 büyük velisinden biri olarak kabul edilen Sücaeddin Veli Hazretleri; Hünkâr Hacı Bektaş Veli, Hacı Bayram Veli, Şeyh Şahabettin Veli ile birlikte bu toprakların manevi direklerinden biridir. Onun adı Sücaeddin Veli Velayetnamesi'nde Sultan Varlığı olarak geçerken, Otman Baba Velayetnamesi'nde Şevküllü Bey ve Şah Kulu Sultan olarak zikredilmiştir.
Bu, onu hem Anadolu'da hem de Balkanlar'da nasıl bir manevi etki bıraktığının en güçlü göstergesidir. Kalenderi bir derviş, Alperen bir gazi olan Sücaeddin Veli, Otman Baba ve halife babaları ile birlikte Anadolu'dan Balkanlar'a uzanan bir gönül köprüsü kurmuştur. Bu köprü derin bir inançla, kardeşlikle, dürüstlükle, iyilikle ve güzellikle örülmüştür. Onun önderliğinde geniş Türkmen Alevi toplulukları hem Anadolu'da hem Rumeli'de İslam'la ve Türk kimliğiyle buluşmuştur.
Değerli canlar, bu anma etkinlikleriyle Seyyid Sultan Sücaeddin Veli Hazretlerinin manevi mirasını yaşatmayı, aynı zamanda toplumumuzda birlik, beraberlik ve gönül bağlarını güçlendirmeyi hedefledik.
Farklı yaşlardan, kültürlerden ve coğrafyalardan gelen canları aynı iklimde buluşturmayı da başardık. Gençlerimizle geçmişi buluşturduk, büyüklerimizin duasıyla geleceğe umut ettik. Bugün bu dergahta kurulan her dostluk, edilen her dua ve paylaşılan her hikaye ortak değerlerimizin yeniden filizlenmesine vesile olacaktır. Temennimiz odur ki bu anma törenleri, bu geleneğimiz bir gönül seferberliği olarak artarak, çoğalarak, nesilden nesile taşınarak sürsün. Gelecek nesiller de bu ışığı taşısın, bu topraklarda iyilik, kardeşlik, barış ve sevgi tohumları eksin.
Bu kutlu yolda Cumhuriyetimizin kurucusu Ulu Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün izinden ayrılmadan ilerliyoruz. Çünkü bizler aklın, bilimin rehberliğinde halkın birliğini ve kardeşliğini esas alan bir anlayışla geleceği inşa etmeye kararlıyız. Hem manevi mirasımıza sahip çıkıyor hem de çağdaş uygarlık yolunda emin adımlarla ilerliyoruz.
Bu vesileyle Cumhuriyetimizin kurucusu Ulu Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve aziz silah arkadaşlarını minnetle, saygıyla anıyoruz.
Kıymetli canlar, bu mekanları korumak; duaları, hatıraları, gözyaşlarını korumaktır. Ama biz biliyoruz ki birliktelik ve beraberlik lafla olmaz. Yılların emeğiyle 37 yıl önce kurulan derneğimizi yaşatmak ve ileriye doğru geliştirmekle olur. Aşk ile, heves ile, emek, birlik ve destek ile olur. Şimdi huzurlarınızda bu değerlere sahip çıkan ve bizleri destekleyen kurum, kuruluş ve saygıdeğer insanlara şükranlarımı sunmak istiyorum.
2013 yılından itibaren Kültür ve Turizm Bakanlığımız ve Eskişehir Valiliğimizin destekleriyle uluslararası düzeyde gerçekleştirmeye başladığımız ve bu yıl 10. uluslararası ve 30. ulusal Seyyid Sultan Sücaeddin Veli anma etkinliklerimize bugüne kadar en büyük desteği veren Kültür ve Turizm Bakanlığına, Kültür ve Turizm Bakanımız Sayın Mehmet Nuri Ersoy'a.
Eskişehir Valiliğine ve Valimiz Sayın Erdinç Yılmaz'a. Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığına ve Başkanımız Sayın Esma Ersin'e. Eskişehir Büyükşehir Belediyesine ve Başkanımız Sayın Ayşe Ünlüce'ye. Seyitgazi Kaymakamlığına ve Kaymakamımız Sayın Akgün Corav'a. Seyitgazi Belediyesine ve Başkanımız Sayın Uğur Tepe'ye. Eskişehir Odunpazarı Belediyesine ve Başkanımız Sayın Kazım Kurt'a. Eskişehir Tepebaşı Belediyesine ve Başkanımız Sayın Ahmet Ataç'a teşekkürlerimizi bir borç biliriz.
Sevgili canlar, sol tarafımızda bulunan ve öğrencisi olmadığı için yıllardır kullanılmayan köy kurulumuzun 7.000.000 TL harcayarak tepeden tırnağa bakım, onarım ve tadilat yaptırmak üzereyle ekim ayı sonu itibarıyla derneğimizin hizmetine sunan Alevi-Bektaşi vatandaşlarımıza karşı samimi ve dost olan Milli Eğitim Bakanımız Sayın Yusuf Tekin'e huzurlarınızda teşekkür ediyorum. Hak yaptığı hizmetleri kabul eylesin. Sayın Bakanımız okulların açıldığı ilk hafta olması sebebiyle yoğun programından dolayı bugün aramızda olamadı. Ancak sizlere sevgi ve saygılarını iletmemizi rica ettiler. Bizler de dernek olarak bu anlamlı binayı geleceğimizin teminatı olan gençlerimiz için bir gençlik ve yaşam merkezi olarak faaliyete geçirmeyi hedefliyoruz.
Dayanışma kültürü içerisinde yer alan tüm kurumlarımıza, Sücaeddin Veli Derneğimize duydukları güvenden dolayı ayrıca şükranlarımı sunuyor, yurt içinden ve yurt dışından Sücaeddin Veli Dergahımıza gelen siz değerli misafirlerimize ayrı ayrı teşekkür ediyorum."





