AK Parti Eskişehir Milletvekili Prof. Dr. Ayşen Gürcan şu ifadeleri kullandı:

"İl danışma meclislerimiz istişare kültürümüzün en güçlü zeminleridir. Teşkilatımızın sesini dinlediğimiz, sahayı değerlendirdiğimiz, hedeflerimizi gözden geçirdiğimiz, yarınlara daha büyük bir kararlılıkla yürüdüğümüz kıymetli buluşmalardır.

AK Parti'nin başarısını anlamak isteyen önce teşkilatlarına bakmalıdır. Bu alana bakmalıdır. Bu alandaki fedakârlığa bakmalıdır. Mahalle mahalle gezenlere, kapı kapı dolaşanlara, gönlünü ortaya koyarak çalışanlara bakmalıdır.

Çünkü AK Parti'nin gerçek gücü teşkilatıdır. Bu dava gece gündüz demeden çalışanların, milletimizin duasını kazanmayı en büyük makam bilenlerin omuzlarında yükseldi. Sadece seçim döneminde sahaya çıkan değil, yılın her günü milletiyle aynı sokakta yürüyen, aynı sofraya oturan, aynı dertle dertlenen teşkilatlar sayesinde bugünlere gelindi. İşte bunun için bu hareket milletimizin gönlünde güçlü bir yer edindi.

AK Parti çeyrek asra yaklaşan yürüyüşünde her zorluğun üstesinden de gelmeyi başardı elhamdülillah. Siyaset güven işi. Güven de samimiyetle kazanılan bir şey. Öyle akılla, mantıkla güven sağlayamıyorsunuz. Duygudan duyguya güven geçiyor. Bunu en iyi siz biliyorsunuz. Samimiyet de emek isteyen bir şey.

Hani demiş ya; yağmuru sevdiğini söylüyorsun, yağmur yağınca şemsiyeyi açıyorsun. Güneşi sevdiğini söylüyorsun, güneş çıkınca perdeyi kapatıyorsun. Korkarım beni de sevdiğini söylüyorsun.

Yani sevmek sözle olmuyor kardeşler, yol arkadaşlarım. Sevgiyi hâlle göstermeniz gerekiyor, duruşla göstermeniz gerekiyor, derdiyle dertlenmeyle göstermek gerekiyor. İşte sizlerin verdiği emek Eskişehir'in her mahallesinde, her sokağında, her hanesinde AK Parti'nin en güçlü referansıdır. Allah hepinizden razı olsun.

Değerli dostlarım, bugün dünya çok farklı bir dönemden geçiyor. Sınırlar yeniden konuşuluyor, küresel dengeler yeniden şekilleniyor. Ekonomiden güvenliğe, enerjiden savunmaya her alanda yeni bir dönem yaşanıyor.

Öylesine kritik bir süreçte Türkiye'nin durduğu yer hepimiz için ayrı bir gurur vesilesi. Bu hafta gerçekleştirilen NATO Zirvesi'ni hep birlikte takip ettik. Liderler ülkemizde bir araya geldiler. Türkiye'nin ev sahipliğini gördüler. Milletimizin asırlardır yaşattığı misafirperverliği gördüler. Devletimizin gücünü, organizasyon kabiliyetini ve diplomatik birikimini yakından gördüler.

Fakat bence en önemlisi şuydu; artık eski Türkiye'nin geride kaldığını da gördüler. Kendi kararlarını alan, kendi oyununu kuran, millî menfaatlerini kararlılıkla savunan bir Türkiye ile karşılaştılar. Milletimizin yeniden ayağa kalkışına, özgüvenine ve büyük hedeflerine şahit oldular. Bu tablo dostlarımızın yüreğine umut tohumları ekti. Elbette bu tablo Türkiye'nin güçlenmesinden rahatsız olan çevreleri de tedirgin etti.

Aziz dava arkadaşlarım, işte biz bu büyük yürüyüşün teşkilatlarıyız. Bu yürüyüşün yükünü omuzlayan kadrolarız. Bu yürüyüşün heyecanını milletimizle buluşturan gönül erleriyiz.

Büyük hedefler büyük özgüven ister. Büyük yürüyüşler büyük liderlik ister. Bugün Türkiye Yüzyılı'nı konuşabiliyorsak, yerli ve millî teknoloji hamlelerini konuşabiliyorsak, dünyanın neresinde bir mazlum varsa onun yanında durabilen bir Türkiye'den söz edebiliyorsak bunun arkasında güçlü bir liderlik var. Milletimizin lideri Recep Tayyip Erdoğan var. İyi ki de var. Rabbim ona uzun ömürler, sağlıklı ömürler versin.

Kıymetli dava arkadaşlarım, büyük hedefler büyük sorumlulukları da beraberinde getirir. Türkiye Yüzyılı'nı inşa edecek olan irade 81 ilde, 973 ilçede mahalle mahalle çalışan teşkilatlarımızın emeğiyle yükselecek.

Eskişehir bizim ortak sevdamız. Bu şehrin her mahallesine anlatacak bir eserimiz var hamdolsun. Her sokağında paylaşacak bir heyecanımız var.

Bir gencimizin hayaline ortak olabiliyorsak, bir annemizin duasını alabiliyorsak, bir esnafımızın derdini paylaşabiliyorsak, bir büyüğümüzün hayır duasına mazhar olabiliyorsak işte siyasetin en büyük karşılığı budur.

Onun için çalmadık hane bırakmayacağız. Elini sıkmadık vatandaş bırakmayacağız. Hâlini hatırını sormadık büyüğümüz kalmayacak. Umuduna ortak olmadık gencimiz kalmayacak. Çünkü bizim siyasetimiz milletimizle kurduğumuz gönül köprüsü üzerine yükseliyor.

Bizler büyük davanın emanetçileriyiz. Bu teşkilatlar bize bırakılmış bir emanet. Bugün varız, yarın emaneti gerçek sahibine teslim etmek üzere. Bu bayrak da bize emanet. Milletimizin umudu, güveni, duası bize emanet.

Emanetin hakkını vermenin yolu da çalışmaktan, üretmekten, milletimizle gönül bağımızı her geçen gün daha da güçlendirmekten geçiyor.

Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın geçtiğimiz günlerde teşkilatlarımıza yaptığı o güçlü çağrıyı hep birlikte hatırlayalım mı? Yapacak çok işimiz var. Sevgili arkadaşlar, 24 yılda yapılan onca hizmetimiz var demiyoruz, yapacak hâlâ çok işimiz var diyoruz.

Her sokağa girdik evet ama hâlâ ulaşacağımız çok gönül var. Kapısını çalacağımız daha çok hane var. Elini tutacağımız daha çok hemşerimiz var. Milyonlarca eser kazandırdık evet, Türkiye Yüzyılı hedeflerini milletimizle birlikte inşa edeceğimiz daha uzun bir yol var.

Onun için bugün dünden daha fazla çalışacağız. Bugün dünden daha fazla sahada olacağız. Bugün dünden daha fazla kulak vereceğiz. Bugün dünden daha fazla anlatacağız.

Cumhurbaşkanımızın ifade ettiği gibi, bakın burası önemli; yorulan varsa buyursun kenara gelsin, dinlensin. Ama meydanda kalanlar da meydanın hakkını versin.

Biz meydanda kalmanın hakkını vereceğiz. Kapı kapı dolaşacağız, gönüllere gireceğiz, milletimizin derdiyle dertleneceğiz.

Kıymetli yol arkadaşlarım, önemli bir husus da şu ki bizi aşağı çekmeye çalışanlara lütfen takılmayın. Kim ne demiş, kim kimin adamıymış, kim kimin arkadaşıymış, kim hangi hesabın peşindeymiş; bunların hiçbirisi bizim gündemimizde yok. Olmamalı da.

Bizim gündemimiz milletimizin beklentileri olmalı. Bizim gündemimiz Eskişehir'i Türkiye Yüzyılı'na hazırlamak olmalı. Bizim gündemimiz eser üretmek, hizmet etmek, gönül kazanmak olmalı. Çünkü bizim yapacak daha çok önemli işlerimiz var.

Biz işimize bakıyoruz, biz milletimize bakıyoruz, biz Türkiye'nin yarınlarına bakıyoruz. Ve biliyoruz ki tarihte dedikodu üretenler değil, eser üretenler kalır.

Eskişehir teşkilatımıza yürekten inanıyorum. İnşallah bundan sonra da aynı inançla, aynı azimle, aynı heyecanla yolumuza devam edeceğiz. İl, ilçe başkanlarımızdan mahalle başkanlarımıza, kadın kollarımızdan gençlik kollarımıza, ana kademe yönetimlerimizden sandık görevlilerimize kadar her bir dava arkadaşımın ortaya koyduğu gayreti artırarak devam ettireceğine inanıyorum.

Rabbim birlik ve beraberliğimizi daim eylesin. Gayretimizi bereketlendirsin. Muhabbetimizi artırsın. Yolumuzu açık etsin. Türkiye Yüzyılı'nı ve Türkiye Yüzyılı'na yakışan Eskişehir'i hep birlikte inşa etmeyi bizlere Allah nasip etsin.

Hepinizi sevgiyle, saygıyla, muhabbetle selamlıyorum. Bunca işinin arasında bize vakit ayıran ve Eskişehir'e geldiğinde hem kendi bakanlığının işlerini yürüterek hem de AK Parti İl Danışma Meclisi'ne katılım onurunu bize bahşeden Sayın Bakanımıza da çok teşekkür ediyorum. Bize şeref verdiniz. Sağ olun, var olun. Allah'a emanet olun."