Bağımsız Maden İşçileri Sendikası adına konuşan Beyzanur Baş şu ifadeleri kullandı:
“Yıldızlar SSS Holding ve TMSF tarafından hakları gasp edilen Doruk Madencilik işçileri, Bağımsız Maden İşçileri Sendikası öncülüğünde 14 gündür direnişte, 5 gündür de açlık grevinde.
Yıllardır verilmeyen hakları için maden önünden Ankara’ya 180 kilometrelik yolu yürüyerek geldiler. Yürüyüş boyunca tüm taleplerini açıklayan madenciler, yaşanan hak gasplarına dair hazırladıkları raporu tüm kamuoyuyla ve 600 milletvekiliyle paylaştı. Ancak hâlâ muhataplar tarafından çözüm konusunda bir adım atılmadı.
2016’da TMSF’nin el koyduğu, 2022 yılının Aralık ayında Yıldızlar SSS Holding’e devredilen madende yaşanan hak gaspları her geçen gün arttı. TMSF, hiçbir zaman tam olarak işletmediği madeni holdinge devrederken işçilerin ne borçlarını sıfırladı ne de işten çıkardığı yüzlerce işçinin özlük haklarını ödedi.
2022’de Yıldızlar SSS Holding madeni devraldıktan sonra dönemin Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, yaşanan sorunların çözümü için holdinge kefil oldu, “Çoğu sorunu çözdük, kalanını da çözeceğiz, devletin güvencesindesiniz” dedi. İktidar partisinden pek çok milletvekili, bakanlar, sarı sendika Türkiye Maden-İş ve Türk-İş Konfederasyonu Başkanı Ergün Atalay da yaşanan sorunların çözüleceğini, çözülmezse bu konuda gerekeni yapacaklarını söyledi. Ancak bugüne kadar kimse sözünü tutmadı.
Yıldızlar SSS Holding madeni devraldığında yaklaşık 1200 madenci çalışıyordu. Sayıyı zamanla azaltarak 250’ye kadar düşürdü. Madencilerin kazandığı davalara, mahkemelerin icra kararlarına rağmen 4 yıldır tazminatlarını ödemedi. İçeride kalan 250 işçinin yaklaşık 200’ünü zorla ücretsiz izne çıkardı, 5 aydır da maaşlarını ödemiyor.
İş cinayetinde yaşamını yitiren üç madenci kardeşimizin ölümlerinden onları sorumlu gösterip tazminatlarını ödemediler. Madenciler yıllardır her yolu denedi, çalmadık kapı bırakmadı. Herkes söz verdi, kimse sözünü tutmadı. Bu holdingin her türlü pervasızlığına rağmen kollandığını görüyoruz. Yıldızlar SSS Holding’in mağdur ettiği işçiler yalnızca Eskişehir’de değil; Kütahya’da, Elazığ’da, Çankırı’da, Gümüşhane’de, Bilecik’te de aynı durum yaşanıyor.
Doruk Madencilik işçileri, haklarını almak için başlattıkları yürüyüşün 9. gününde Ankara’ya vardıklarında tekmelenerek gözaltına alındı. Ardından gittikleri Enerji Bakanlığı önünde binlerce polisin ablukası altında muhataplarından cevap bekledi. Madencilerin gece boyunca battaniye talepleri Ankara Valiliği ve Ankara Emniyeti tarafından reddedildi. İlaçlarının bulunduğu çanta alana sokulmadı. Hekim heyetinin alana girmesine izin verilmedi.
“Şimdi daha da açız ve çıplağız, çok bağırdık, artık susuyoruz” diyen madencilere dün sabaha karşı polisler tekme ve coplarla müdahale etti, gözaltına aldı. Gözaltı sırasında fenalaşan ve hastaneye kaldırılan madenciler oldu. Madenciler ve sendika yöneticileri 14 saat boyunca gözaltında tutuldu.
Madenciler, muhatapları olan Enerji Bakanlığı, Çalışma Bakanlığı, holding yönetimi ve milletvekilleriyle görüşerek bu meselenin çözülmesini umarken Yıldızlar SSS Holding’in kollandığını, madencinin hakkının, emeğinin ve yaşamının hiçbir değeri olmadığını bir kez daha gördü. Madenciye yapılan bu muamele köle muamelesidir.
Madencinin mücadelesi artık yalnızca bir hak mücadelesi değil, aynı zamanda onur ve haysiyet mücadelesi. Her türlü hileye, yalana, bürokrasi oyunlarına karşı başlayan bu direnişin kazanacağını biliyoruz. Madenciyi açlığa mahkûm etmeye çalışanlar şunu bilsin: madencileri açlıkla korkutamazsınız. Doruk Madencilik işçileri asla yalnız değil. Doruk Madencilik işçileri köle değil.
Bizler sorumluları biliyoruz. TMSF’yi, Enerji Bakanlığını, Çalışma Bakanlığını, Yıldızlar SSS Holding’in sahibi Sabahattin Yıldız’ı ve madencilere yıllar önce söz veren iktidar partisi milletvekillerini bu meseleyi çözmeye çağırıyoruz.
Madencilerin bugün Enerji Bakanlığı’na yürürken önlerine kurulan barikat holdinglerin barikatıdır. Açlık grevindeki madencilere müdahale eden, biber gazı sıkan polis kimi koruyor.
Bugün madenciler Kurtuluş Parkı’nda abluka altında. Kimseyle konuşmuyor, kimseyle görüşmüyorlar. Buradan tüm Türkiye’ye sesleniyoruz:
Madencilerin sesi olun. Bulunduğunuz her yerde bu ablukaya, bu haksızlığa karşı ses çıkarın.
Son olarak madencilerin taleplerini dile getiriyoruz:
1- Maden işçilerine aylarca ödenmeyen ücret alacaklarının, ikramiye, yıllık izin ve sendikal haklarla birlikte ödenmesi,
2- TMSF öncesi ve sonrasında haksızca işten çıkarılan, dava açmış ya da açmamış, tazminat hakları ödenmeyen tüm işçilere tazminatlarının ödenmesi,
3- Hâlihazırda çalışan işçilere rızaları dışında dayatılan ücretsiz izin uygulamasının sonlandırılması,
4- İSİG kurallarına uygun, güvenli bir çalışma ortamının oluşturulması,
5- Sendikaları Bağımsız Maden-İş üyesi olduğu ve mücadelede öncülük ettiği için işten çıkarılan madencilerin işe iade edilmesi,
6- İş güvencesi ve madenin sürdürülebilirliği için madenin kamulaştırılması ve iş güvencesinin teminat altına alınması.
Maden işçileri mutlaka kazanacak. Direnen onurlu maden işçilerine selam olsun.”





