Odunpazarı Belediyesi AK Parti Meclis Üyesi Berke Akyel şu ifadeleri kullandı:
“Bugün Aşağı Çağlan’da, Kayapınar’da, Kocakır’da evini yapmak için bekleyen hak sahiplerinin sesi olarak buradayım. Devletimiz vatandaşlara İlk Evim Projesi ile ev sahibi olma imkanı verdi. TOKİ arsaları üretti, tapuları teslim etti. Bu yıl nisan ayında Odunpazarı’nda 957 arsanın tapusu hak sahiplerinin eline geçti. Altyapı ihalesi de bu ay yapılıyor. Yani devlet üzerine düşeni yaptı, yapıyor. Vatandaş arsasını aldı, evini yapmaya hazır. Arada tek bir engel var, Odunpazarı Belediyesi.
Sözü dolandırmayacağım. Odunpazarı Belediyesi hak sahiplerinden çap parası alıyor. Makbuzu elimde, 4.870 lira. Üstüne bir de KDV kesmiş. 775 sayılı Gecekondu Kanunu’nun 33. maddesi ortada. Bu kanuna dayanılarak yapılan inşa ve ikmal dahil her türlü işlem, her türlü vergi, resim ve harçtan muaftır. Her türlü diyor yani kanun. Yoruma açık değil, pazarlığa açık değil.
Belediye ne yapmış? Makbuza harç yazmamış, ücret yazmış. Kanun harcı yasaklıyor diye adını değiştirmiş. Tabelayı değiştirince kanun değişmez. Bu, kanunu arkadan dolanmaktır. Daha vahimi şu. Parayı alıp verdiğiniz belgenin üzerinde kendi elinizle ‘Gecekondu önleme bölgesi içinde kalmaktadır’ diye yazıyorsunuz. Yani bu arsanın 775 sayılı kanun kapsamında olduğunu biliyorsunuz ve yine de tahsil ediyorsunuz.
Bitmedi. O belge yalnızca 1 yıl geçerli. Ruhsatı vermediğiniz için süre dolacak, aynı parayı ikinci kez isteyeceksiniz. Önce parasını alıyorsunuz, sonra işi yaptırmıyorsunuz, sonra yine para istiyorsunuz. Bunun adı hata değildir. Bile bile dar gelirli vatandaşın cebinden para almaktır, kanuni değildir.
Bu ücretin tarifesini bu meclis belirliyor. Yani çözüm de bu meclisin elindedir. 775 sayılı kanun kapsamındaki hak sahiplerinden bu ücretin alınmaması ve alınanların da iade edilmesi için önergemizi sunacağız. Tüm gruplardan buna destek bekleyeceğiz.
Çap parası alınırken belediye yetkili, yani veznede sorun yok. Aynı vatandaş kırmızı kot istediğinde ne oluyor? ‘Sorumlu TOKİ, gidin TOKİ’den isteyin’ deniliyor. Hak sahipleri belediyenin işini de kendisi yaptı. TOKİ’nin ihale dosyasındaki kırmızı kotları, yol profillerini, 18 teknik çizimlerini bulup belediyeye elden teslim etti. ‘Tereddüdünüz varsa TOKİ’yi arayın’ dedi.
Kotlar masada. Vatandaş getirdi, önünüze koydu. Siz bunu dikkate almıyorsunuz ve ruhsatı vermiyorsunuz. Sayın Başkan, temmuz ayında bu hak sahiplerine ‘İmar, ulaşım ve altyapı planları belediyemizin sorumluluğundadır’ diyen sizsiniz. Yani kürsüde imarın tek sahibi sizsiniz. Vatandaş ruhsat isteyince sorumlu TOKİ oluyor.
O halde buradan meclisin ve kamuoyunun önünde açıkça soruyorum. Bu vatandaşa ruhsat vermeyi düşünüyor musunuz? Ruhsatı vermeyecek misiniz? Eğer vermeyecekseniz bunu buradan açıklar mısınız? Eğer cevabınız evetse söyleyin. Eğer hayırsa hayır deyin. Vatandaş neyi beklediğini bilsin.
Bu vatandaşlar bağırmadı, yol kesmedi. Usulünce dilekçe yazdı. 200’ün üzerinde dilekçe. Temmuz ayından beri cevap yok. 4 aydır. Gelen birkaç cevabın hali de ortada. Vatandaş 775 sayılı kanundaki muafiyeti soruyor, belediye emlak vergisini anlatıyor. ‘Ben bunu sormadım’ diye itiraz ediyor dilekçeye ama yine ses yok.
Soruyorum. Vatandaşa 4 ay boyunca cevap vermemek hangi iyi niyetin bir parçasıdır? Bu ihmal değildir, bu vatandaşı yıldırma yöntemidir.
Altyapıyı TOKİ yapacak. Bunu herkes biliyor. Kimse sizden TOKİ’nin işini istemiyor. Ve TOKİ bekletmiyor. 23 Kasım’da Aşağı Çağlan’da 541 konutun ihalesi yapılıyor. Bölgenin altyapısı da bu ihalenin içinde. Yol geliyor, kanalizasyon geliyor, altyapı geliyor.
Peki belediye ne yapıyor? Hala ruhsat vermiyor. Hala dilekçelere cevap vermiyor. Hala vatandaştan çap parası topluyor. Altyapı geldiği gün bu vatandaş yine evine başlayamayacak. Çünkü önündeki engel TOKİ değil, Odunpazarı Belediyesi.
‘TOKİ bizimle koordinasyon kurmadı’ diyorsunuz. Peki siz kurdunuz mu? Bir yazı yazdınız mı, bir telefon açtınız mı? Bu insanları çıkmaza sürüklemeyin. TOKİ ile iletişime geçin.
Sayın Başkan, her konuşmanızda, her anlatımınızda ‘Hak sahiplerinin yanındayım’ diyorsunuz. Konu TOKİ olunca en ufak bir adım atmıyorsunuz. Yanında olmak yalnızca söylenmez, masada gösterilir. Dilekçeye cevap vererek, ruhsatı vererek, kanunun yasakladığı parayı almayarak gösterilir.
Sizi bu yapmacık tavırdan arınmaya ve gerçekten hizmet etmeye davet ediyoruz. Eğer hizmet etmeyecekseniz de bunu açıkça söyleyin. Çıkın bu kürsüden, ‘Ben bu vatandaşa hizmet etmeyeceğim’ diye ilan edin. Vatandaş kimin yanında olduğunu, kimin karşısında durduğunu bilsin.
Hizmet edecekseniz sizden 4 şey istiyoruz. Çap parasını almayı bırakın, aldıklarınızı iade edin. Kırmızı kotu işleme alın, ruhsatı verin. 200 dilekçenin her birine gerekçeli cevap verin. TOKİ ile masaya oturun. Kanun açık, belgeler elimizde.”




