Çiftçiler Sendikası (Çiftçi-Sen), 2026 yılı üzüm hasat sezonuna ilişkin yaptığı açıklamada, bu yıl bağlarda verimin yükselmesine rağmen üreticinin satış fiyatlarından memnun olmadığını belirtti. Son 2-3 yılda ulaşılamayan verim seviyelerinin bu sezon yakalandığını belirten Çiftçi-Sen, buna karşılık yaş ve kuru üzüm fiyatlarının artan üretim giderlerinin gerisinde kaldığını bildirdi.
Çiftçi-Sen açıklamasında, üreticilerin gübre, sulama, işçilik, bakım, hasat ve ulaşım gibi giderlerinin arttığı belirtildi. Mazotun 2024 yılında litre başına 41-44 lira, 2025'te 45-53 lira arasında olduğu, 2026'da ise 55 liradan başlayarak 83 liraya kadar çıktığı ifade edildi. Sendika, üzüm üretim bölgelerindeki enerji yatırımları ve madencilik faaliyetlerinin de üretim şartlarını zorlaştırdığını, üreticilerin bağlarını korumak için naylon örtü ve daha fazla girdi kullanmak zorunda kaldığını savundu.
Geçmiş yıllardaki fiyatlara da yer verilen açıklamada, TMO'nun 2024'te 9 numara çekirdeksiz kuru üzüm alım fiyatını kilogram başına 120 lira olarak açıkladığı, kış aylarında tüccar fiyatlarının 130-135 liraya ulaştığı ve sofralık yaş üzümün ortalama 27-28 liradan satıldığı belirtildi. 2025'te ise TARİŞ'in 9 numara çekirdeksiz kuru üzüm için referans fiyatı 120 lira olarak açıkladığı, sumalık yaş üzümün 16-18 lira seviyesinde işlem gördüğü aktarıldı. Çiftçi-Sen, sınırlı alımlar nedeniyle sezon sonuna doğru kuru üzüm fiyatının 80-90 liraya kadar gerilediğini ifade etti.
2026 sezonunun başlangıcında sumalık yaş üzümün kilogram fiyatının 11 liraya kadar düştüğünü belirten Çiftçi-Sen, “Bu fiyat üreticilere ‘Üretimden vazgeç, bağlarını sök, toprağını enerji, maden, gıda şirketlerine yok pahasına sat’ demektir” açıklamasında bulundu.
Türkiye'nin dünya kuru üzüm ihracatının yaklaşık yüzde 30-35'ini karşıladığına dikkat çekilen açıklamada, buna rağmen alım fiyatlarında şirketlerin etkili olduğu savunuldu. Çiftçi-Sen, uluslararası şirketlerin her yıl “Uluslararası Çekirdeksiz Kuru Üzüm Üretici Ülkeler Konferansı” adı altında bir araya geldiğini ve dünya piyasasında etkili olduğunu öne sürdü. Açıklamada siyasi iktidarın uyguladığı tarım politikaları da eleştirildi.
Üreticilerin ürünlerini teslim ettikleri bazı kişi ve şirketlerden ödeme alamadığı iddialarına da değinen Çiftçi-Sen, bu konuda daha etkili yasal düzenlemeler yapılmasını istedi.
Şaraplık üzüm üreticilerinin durumuna ayrıca yer verilen açıklamada, üreticilerin üzümlerini işleyerek şarap şeklinde satabilmeleri için işletme kurmaları, vergiye tabi olmaları, gerekli teminatları ve bandrol ücretlerini yatırmaları gerektiği belirtildi. Kurutma imkânlarının da sınırlı olduğu ifade edilerek, üreticilerin şarap fabrikalarına satış yapmak zorunda kaldığı ve fiyat konusunda şirketlere bağımlı hale geldiği savunuldu.
Çiftçi-Sen'in Ege Bölgesi için hazırladığı hesaplamada 2026 yılı çekirdeksiz kuru üzüm maliyeti de açıklandı. Buna göre dekar başına 750 kilogram verim üzerinden, tesis masrafları amortisman payı ile çıplak arazi değerinin faizi hesaba katılmadan kilogram maliyeti 93 lira olarak hesaplandı. Sendika, bu tutara yüzde 25 kâr payı ve yüzde 30 yaşam payı ekleyerek kuru üzüm için taban referans fiyatının en az 151,50 lira olması gerektiğini bildirdi.
Çiftçi-Sen, “Kuru üzüm fiyatlarında maliyet, kâr payı ve insanca yaşam payı gözetilerek sendikamızın referans fiyatları üzerinden TARİŞ tarafından destekleme alımı yapılmalı, hükümet bu konuda destek vermelidir” ifadelerini kullandı.
Açıklamada ayrıca çiftçi sendikalarının fiyat belirleme sürecine dahil edilmesi, TARİŞ'in üreticilerin söz ve karar sahibi olacağı biçimde yeniden yapılandırılması ve kuru üzüm alımında daha etkin görev alması istendi. Şaraplık üzüm üreticilerinin ürünlerini işleyerek satabilmelerinin önünü açacak yasal düzenlemeler yapılması ve bu üreticilere teşvik verilmesi talep edildi.
Çiftçi-Sen, tarım alanlarında üretimi olumsuz etkilediğini belirttiği enerji ve madencilik faaliyetlerine izin verilmemesini, çiftçilerin ürün bedellerini ödemeyen kişi ve şirketlere karşı caydırıcı düzenlemeler yapılmasını, Tarım Sigortaları Yasası'nın yeniden ele alınmasını ve agroekolojik üretime yönelen çiftçilere kamu desteği sağlanmasını da talepleri arasında sıraladı.





