Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası Eskişehir Şube Başkanı Bülent Yıldırım şu ifadeleri kullandı;

"Eski devlet hastanesinin yeriyle ilgili özelleştirme kapsamına alınmasıyla ilgili durum daha soğumamışken bugün bu sabah 24 Nisan'da yayınlanan Resmi Gazete'de; Eskişehir 2 Eylül Ünitesi olarak bildiğimiz, halkın da Hava Hastanesi olarak bildiği, merkezde yer alan sağlık alanı ve tüm binalarıyla birlikte özelleştirilmesi ve bu satıştan elde edilecek gelirin Sağlık Bakanlığına Maliye tarafından aktarılmasıyla ilgili bir kararla karşı karşıyayız.

Aslında bu bir karar değil, düşündüğümüz zaman bir akıl tutulmasıdır. Sadece Eskişehir'de değil, Türkiye genelinde 71 tane taşınmazın satışıyla ilgili bir özelleştirme kararıyla karşı karşıyayız. Siyasilerin açıklamaları, bunun böyle olmayacağına ilişkin beyanlar vesaire hepsinin havada kaldığını maalesef üzülerek görüyoruz.

Sadece Eskişehir'de 2 Eylül Ünitesi değil; Sivrihisar ve Mihalıççık ilçemizde yer alan sağlık tesislerinin de üzerinde bulunduğu -Mihalıççık'ı tam netleştiremedik ama Sivrihisar'da aile sağlığı merkezinin olduğu- parselin özelleştirilmesi de gündemde. Eskişehir'de sağlık hizmetlerine ilişkin kapasitenin artırılması, arazi üretilmesi, yeni tesislerin yapılması, halkın hizmetlere sağlıklı ulaşabilmesi, yeteri kadar personel istihdamı gibi talepler sıcak ve yakıcı şekilde gündemdeyken bu karar akıl tutulmasıdır ve kabul edilemez.

Bununla ilgili mücadelemiz devam edecek ve özelleştirilen alan şehrin ortasında hastalarımızın ulaşılabilirliğinin olduğu bir yerdir. Geçmişte Hava Hastanesi olarak kullanılmıştır. Belki de yeniden gündeme gelerek askerlerimize hizmet verecek bir tesis yapılmasıyla ilgili talepler, planlamalar ya da bununla ilgili istekler varken bunun kabul edilmesi mümkün değildir. Bu kamunun bir şekilde sağlık tesisi, sağlık hizmetiyle ilgili kapasitesine vurulmuş bir darbedir. İstedikleri kadar açıklama yapacaklardır; bizler hastane yapacağız, bu arazileri başka yerlerde gelirleri değerlendireceğiz deseler de arsa üretmekle ilgili sıkıntı bellidir. Ulaşılabilir olmasıyla ilgili talebimiz açık ve nettir. Bu nedenle mücadelemiz devam edecek, gelişmeleri sizinle paylaşacağız.”