Eskişehir Elektrikçiler Odası Başkanı Cafer Adıgüzel şu ifadeleri kullandı:

"Bizim bir altyapımız var ve bu altyapının da belirli bir yönetmeliği bulunuyor. 1972 yılında TEDAŞ Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan, yeraltı kablolarının döşenmesi ve serilmesine ilişkin bir yönetmelik var. Bu yönetmeliğe uygun şekilde yapılan çalışmalarda herhangi bir sıkıntı yaşanacağını düşünmüyorum. Ancak ne yazık ki yönetmeliğe uygun yapılmayan çalışmalar da bulunuyor.

Yönetmeliğimize göre ana yolların bir tarafından diğer tarafına geçecek kabloların 150 santimetre derinlikte olması gerekiyor. Ayrıca bu çalışmaların belirli aşamalarla ve kurallara uygun şekilde gerçekleştirilmesi şart. Şehir merkezinde ve caddelerde ise kabloların bir metre derinlikte bulunması, kablonun üst noktasıyla zemin arasında da en az 80 santimetre mesafe olması gerekiyor.

Ancak bazı meslektaşlarımız maalesef bu yönetmeliğe uymuyor. Burada asıl sorumluluk ilgili kurumlara düşüyor. Bir kurum, yapılacak işi ihaleye verdiğinde, ihaleyi alan taşeron firmanın çalışmalarını çok ciddi şekilde denetlemek zorunda. Özellikle çalışmaları denetleyen, işin sonunda yapılan işi kabul ederek imza atan kişilerin çok büyük sorumluluğu bulunuyor.

Bu tür olaylar yalnızca İstanbul'da yaşanmıyor. Hatırlarsanız, iki yıl önce İzmir'in Konak ilçesinde de yeraltı kablosundan kaynaklanan bir olay sonucunda iki vatandaşımız hayatını kaybetmişti. Bunlar, yönetmeliğe uygun yapılmayan çalışmaların ne kadar ciddi sonuçlar doğurabileceğini gösteriyor. O kablo olması gereken 80 santimetre derinlikte bulunsaydı böyle bir sorunla karşılaşmayabilirdik. Aynı durum İstanbul'da yaşanan olay açısından da son derece önemli.

Bir diğer önemli konu ise yeraltı kablolarının diğer altyapı çalışmaları sırasında zarar görmesi. Biz kablolarımızı döşüyoruz ancak daha sonra aynı cadde üzerinde farklı kurumlar çalışma yapabiliyor. ESKİ, Türk Telekom veya Superonline gibi internet şirketleri yeni hatlar çekmek amacıyla yolları ve caddeleri kazabiliyor.

Buradaki en büyük sorunlardan biri, yeraltındaki kabloların nereden geçtiğini gösteren yeterli ve düzenli projelerin bulunmaması. Hangi kablonun nereden geçtiği tam olarak bilinmediğinde, yapılan kazılar sırasında mevcut kablolar zarar görebiliyor. Bu kablolarda meydana gelen hasarlar, özellikle yoğun yağışlı havalarda kısa devreye neden olabiliyor. Bunun sonucunda su birikintilerinde elektrik kaçağı oluşabiliyor. Vatandaşlarımız da farkında olmadan bu alanlara bastıklarında elektrik akımına kapılabiliyor ve maalesef hayatlarını kaybedebiliyor.

Eskişehir'in böyle bir duruma hazır olup olmadığını soruyorsunuz. Eskişehir'de de benzer riskler bulunuyor. Bunların hiç olmadığını söyleyemeyiz. Özellikle ESKİ'nin, belediyelerin, Türk Telekom'un ve diğer kurumların gerçekleştirdiği altyapı çalışmaları sırasında, yönetmeliğe uygun döşenmemiş kablolar zarar görürse kentimizde de benzer olaylar yaşanabilir. Böyle bir durumun Eskişehir'de kesinlikle yaşanmayacağını söylemek mümkün değil.

Bu nedenle vatandaşlarımıza önemli bir uyarıda bulunmak istiyorum. Özellikle yağışlı havalarda ana caddeler üzerinden yürümek yerine mutlaka kaldırımları tercih etsinler. Çünkü yeraltı elektrik kablolarımızın büyük bölümü caddelerden geçiyor. Kaldırımlar bu açıdan daha güvenli yürüyüş alanlarıdır. Vatandaşlarımızın mümkün olduğunca caddelerde yürümekten kaçınmalarını tavsiye ediyorum.

Bunun en önemli nedeni, Eskişehir'de elektrik altyapısına yönelik yapılan yenileme çalışmalarıdır. İlgili kurum tarafından kentimizin birçok mahallesindeki trafolar yenilendi ve elektrik şebekelerinin önemli bir bölümü yeraltına alındı.

Artık şebekelerimiz daha yeni ve daha güçlü. Yeraltına alınan kablolarda herhangi bir hasar veya kısa devre meydana gelmediği sürece elektrik kesintisi yaşanma ihtimali de azalıyor.

Ayrıca mevcut trafolarımızın kapasiteleri de artırıldı. Daha önce mahallelerin ve bölgelerin elektrik ihtiyacını karşılamakta yetersiz kalan, düşük kapasiteli trafolar yenilendi. Bu trafolar, bulundukları mahallelerin ve bölgelerin ihtiyacını karşılayabilecek seviyeye getirildi.

Dolayısıyla hem elektrik şebekelerinin yeraltına alınması hem de trafoların güçlendirilmesi sayesinde geçmişte özellikle yağışlı havalarda sıkça karşılaştığımız elektrik kesintileri önemli ölçüde azalmış oldu."