Kanal 26 ekranlarında konuşan Anahtar Parti Eskişehir İl Başkanı Çağlar Ölce şu ifadeleri kullandı:
“Emeklilerin sorunlarını herhalde sabahtan akşama kadar konuşsak bitiremeyiz. Ben biraz geçmişe gitmek istiyorum. 2000'li yıllara, yani bugünkü iktidar partisinin hükümeti kurmasından önceki döneme bakalım.
Ben Kurtuluş Mahallesi'nin çocuğuyum. Bizim mahallemizde Akif amcamız vardı. Şeker fabrikasından emekli olmuştu. Emekli olduğunda sarı taksi ve taksi plakası almıştı. O yıllarda emekliler ev sahibi olabiliyor, üç oda bir salon daire alabiliyor, kapılarının önüne bir otomobil çekebiliyorlardı. Hatta hayata yeni atılan, evlenen çocuklarına maddi destek sağlayabiliyorlardı. Bugün ise çocuklarından destek almadan hayatını sürdüremeyen emeklilerimiz var.
Bir başka örnek vereyim. Geçen hafta ofisime uzaktan bir akrabamız geldi. Kendisi Hava İkmalden emekli. Emekli maaşları üzerine konuşurken bana, ‘Çağlarcığım, ben geçimimi sağlıyorum. Üstelik kenara para da koyabiliyorum.’ dedi. Yani emekli maaşıyla birikim yapabiliyor.
Ben de kendisine, ‘Peki, bugün Hava İkmalden seninle aynı şartlarda emekli olan bir kişi, senin aldığın maaşı alabilir mi?’ diye sordum. ‘Hayır, biz erken dönemde emekli olanlardanız. Bu yüzden bu rakamları alabiliyoruz.’ dedi. İşte sizin sorduğunuz sorunun cevabı da burada.
Bugün ister Hava İkmalden ister şeker fabrikasından emekli olsun, yeni emekli olan bir vatandaşın kenara para koyma imkânı son derece sınırlı. Sarı taksi almak, üç oda bir salon ev sahibi olmak, kapısının önüne otomobil çekmek artık pek çok emekli için ulaşılması güç hedefler hâline geldi. Eskiden çocuklarına destek olan emekliler, bugün çocuklarından destek bekler duruma geldi.
Emeklilerimiz bayramları bile sıkıntıyla bekliyor. Çünkü çocukları, torunları gelecek. Onlara harçlık vermek istiyorlar ama imkânları yok. Bunun mahcubiyetini yaşıyorlar. Aldıkları maaş kiralarına yetmiyor. Mutfak masraflarına, gıdaya, elektriğe, doğal gaza, akaryakıta yetmiyor.
Bir de iktidarın emeklilere bakış açısı meselesi var. Teşkilatımızdan bir ağabeyimiz bana bir mesaj göndermiş. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan'ın, ‘20 yıl prim ödüyorsunuz, 30 yıl maaş alıyorsunuz.’ şeklindeki sözlerini hatırlatmış. Eski SGK Başkanı Raci Kaya'nın da geçmişte yaşam süresinin daha kısa olduğunu, bugün ise ortalama yaşam süresinin 78 yıla çıktığını ve emekli sayısının 3 milyon arttığını söylediğini aktarmış.
Ben bu açıklamalardan emeklilerin bir yük olarak görüldüğü izlenimini ediniyorum. Sanki emekliye daha yüksek maaş verilirse daha fazla harcama yapacak, daha iyi beslenecek, daha iyi giyinecek ve daha uzun yaşayacak diye düşünülüyor.
Bir de emekliye yüksek maaşı hak görmeyen bir anlayış var. ‘Emekli 23 bin 500 lira yerine 33 bin 500 lira alsa ne olur? 43 bin 500 lira alsa ne olur? Dışarı çıkıp yemek mi yiyecek? Üstüne başına kıyafet mi alacak? Zaten parasını biriktirir, altın alır, ekonomiye kazandırmaz.’ şeklinde bir yaklaşım olduğunu düşünüyorum.
Oysa emekliye imkân verildiğinde o da dışarıda yemek yer, kıyafet alır, ihtiyaçlarını karşılar ve ekonomiye katkıda bulunur. Bugün 23 bin 500 lirayla bir ay geçinmeye çalışan emeklilerimizden birini ekonominin başına getirsek, tahmin ediyorum Ekonomi Bakanı Mehmet Şimşek'ten çok daha iyi yönetir.
Bununla ilgili birkaç notum daha var. Anahtar Parti iktidarında emeklilerin intibak sorunu çözülecek. En düşük emekli aylığı kesinlikle asgari ücretin altında olmayacak. Biliyorsunuz, aylık bağlama oranları geçmişte yüzde 70'ler seviyesindeydi. Zaman içerisinde düşerek yüzde 27-30 seviyelerine kadar geldi. Üstelik geçmişteki yüzde 70'lik oranın sağladığı alım gücüyle bugünkü yüzde 27-30'luk oranların sağladığı alım gücü aynı değil.
Emeklilerimize sağlık hizmetlerinde katkı payı muafiyeti getirilecek. Bayram ikramiyeleri yeniden düzenlenecek. Ayrıca emeklilerimize konut alım desteği sağlanacak. Bunlar emeklilerimiz için hayata geçirilmesi gerektiğini düşündüğümüz düzenlemeler.
2027 yılında emeklilerimizi baş tacı edeceklerini söylüyorlar. Ben de soruyorum. Bugün elinizden tutan mı var? Bugün neden yapmıyorsunuz?
Yarın miting meydanlarına çıktığınızda asgari ücreti artıracağınızı, emeklilerin maaşlarını iyileştireceğinizi, gençlere ve çiftçilere destek vereceğinizi anlatacaksınız. Peki, bugün bunları yapmanızın önünde ne engel var?
Sayın Cumhurbaşkanının açıklamalarına baktığımda, sanki yeni iktidara gelecekmiş gibi vaatlerde bulunduğunu görüyorum. Oysa zaten iktidardasınız. Bu vaatleri gerçekleştirme yetkisi de elinizde. O hâlde neden bekliyorsunuz?
Emeklilerin şartlarını iyileştirmek istiyorsanız bugün yapın. Asgari ücretle ilgili düzenleme yapacaksanız bugün yapın. Gençlerimizin ve çiftçilerimizin sorunlarını çözecekseniz bugün çözün. Bunun için yeni bir seçim dönemini beklemenize gerek yok.”





