Kanal 26'da konuşan Hukukçu Cem Gökçe Uyar şu ifadeleri kullandı:

“Anneler, bebekleriyle birlikte bir etkinlik yapmak istiyor. Hayatlarında kendilerinden daha fazla değer verdikleri çocuklarıyla oradalar. Şimdi bu insanların yapabilecekleri en büyük kötülük ne olabilir? 75 anne, devletin tahsis ettiği bir parkta etkinlik yapmak için bir araya gelmiş. Üstelik Dede Korkut Parkı'nda yaşanan ilk olay da bu değil. Daha önce de yoga yapmak isteyen kadınlara izin verilmemişti. Ben bu yaklaşımı anlamakta gerçekten zorlanıyorum.

Dede Korkut Parkı, mevcut statüsü itibarıyla Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne bağlı. Sanırım orada adeta kraldan çok kralcı bir anlayış olmuş. ‘Burada yapamazsınız, edemezsiniz’ denilmiş. İnsan en azından bir amirini arar, durumu anlatır ve çözüm üretmeye çalışır. Ancak böyle bir yaklaşım göremiyoruz.

Ben burada normal bir vatandaş olarak konuşuyorum. 75 kadın bir araya gelmiş, spor yapmak istemiş. Adalet ve Kalkınma Partisi bu park ve bahçe işlerini beceremiyor. Bunu çok açık ve net söylüyorum. İki parkı ve bir hat boyunu idare edemiyorlar. Sonra da büyükşehir belediyesini ve ilçe belediyelerini istiyorlar. Ben bu alanların belediyelere devredilmesini istiyorum. Vatandaş hizmet görsün, bu alanlardan rahatça yararlanabilsin.

Yoga yapmak isteyenlere müdahale ediliyor, bebekleriyle etkinlik düzenlemek isteyen annelere müdahale ediliyor. Zaten bir yılda kaç etkinlik düzenlenecek? Dede Korkut Parkı, Adalet ve Kalkınma Partisi'nin miting alanı gibi kullanılıyor. O bölgede yaşayan arkadaşlarımız var. Düzenlenen etkinliklerde çalınan müzikleri, Dombra'yı bile ezberlemişler.

Adalet ve Kalkınma Partisi İl Başkanlığının bütün etkinlikleri neredeyse orada yapılıyor. Park, partinin küçük bir miting alanı gibi kullanıldığı için eleştiriler de doğal olarak Gürhan Albayrak'a yöneliyor. Vatandaşta, siyasi etkinlikler dışında bu alanın kullanılamayacağı yönünde bir algı oluşuyor.

Oysa parkın kullanım amacına aykırı bir faaliyet olmadığı sürece insanların parklara girmek için izin almasına gerek yoktur. 75 anne, bebekleriyle birlikte orada ne tür bir taşkınlık yapabilir? Böyle bir etkinliğin engellenmesini anlamak mümkün değil. Doğal olarak belediye başkanlarımız da önlerine gelen bu fırsatı değerlendirdi ve tabiri caizse pası gole çevirdi.

Bugün Dede Korkut Parkı denildiğinde benim aklıma Adalet ve Kalkınma Partisi İl Başkanı geliyor. Çünkü bütün etkinliklerini orada gerçekleştiriyorlar. Parkı bu kadar sahipleniyorsanız, orada yaşananların hesabını vermek ve eleştirilere cevap vermek de size düşer.”