Eskişehir'de konuşan Cumhuriyet Halk Partisi Kadın Kolları Genel Başkanı Asu Kaya şu ifadeleri kullandı;

"Bugün burada bir itirazı, bir isyanı ve sarsılmaz bir iktidar iradesini ayağa kaldırıyoruz. Bizler, 1857’de tekstil fabrikasında can veren 129 kadının mirasını omuzlayanlarız. Bizler, "Kadınları geri bırakan toplumlar çökmeye mahkumdur." diyen Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün devrimci kadınlarıyız.

Değerli yol arkadaşlarım; köklerimiz derin, mücadelemiz diri, umudumuz her zamankinden daha büyüktür. Değerli yol arkadaşlarım; birileri bizi evlere hapsetmek istiyor, bunun farkında mısınız? Birileri kaç çocuk doğuracağımıza karar vermek istiyor. Birileri nasıl giyineceğimize karar vermek istiyor; hangi saatte, hangi sokakta olacağımıza ve hatta soyadımıza karar verme cüretini göstermek istiyor. Ve utanmadan bekar kadınları sahiplendirmekten bahsedenlerin, Medeni Kanun’a göz dikenlerin, nafaka hakkımıza el uzatanların karşısında dimdik bir kale gibi duruyoruz.

Şunu herkes bilsin: Kadın kimliğinin insan kimliği olarak kabul edilmesi, tam bir toplumsal cinsiyet eşitliğinin tesisi; eşit siyasetin ve güçlü demokrasinin temelidir. Kadınların hayatı, sizin siyasi pazarlık masanızdaki konu başlığı değildir, hiçbir zaman da olmayacaktır.

Bugün 8 Mart’ta Muğla’da Sermin Bacak, eşi tarafından göğsünden bıçaklanarak katledildi. Kadınların yaşam hakkını korumak devletin anayasal sorumluluğudur. Bir gece yarısı darbesiyle İstanbul Sözleşmesi’nden bizi koparanlara, 6284 sayılı yasayı etkin uygulamayanlara, failleri cesaretlendiren iktidara buradan sesleniyoruz: Biz o sözleşmeden vazgeçmedik, biz o haklardan bir adım dahi geri adım atmadık.

Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel’in her fırsatta ifade ettiği gibi; Cumhuriyet Halk Partimizin iktidarında o kalem yeniden o kağıda değecek. İstanbul Sözleşmesi yeniden yürürlüğe girecek. Uluslararası sözleşmelerin tamamını uygulayacağız ve hukuk reformlarımız sadece kağıt üzerinde kalmayacak. Birilerinin sadece sözde, tweet’te bıraktığı gibi değil; kadına yönelik şiddet son bulacak. Kadın cinayetlerini münferit olarak gören zihniyete son vereceğiz. Cezasızlık zırhını parçalayıp atacağız. Kısa vadede yaşam hakkımızı koruyacak düzenlemeleri hızla hayata geçirecek, güvenli kentleri biz inşa edeceğiz. Çünkü güvenli kentler ve eşit fırsatlar sağlanmadan gerçek eşitlikten söz edemeyiz. Bugün Türkiye’de her 3 kadından sadece 1'i çalışabiliyor. Kadın yoksulluğu bu ülkenin kanayan yarasıdır. Mutfaktaki yangının asıl kurbanı biz kadınlarız. Ama kimse umutsuzluğa kapılmasın; her kadın onurlu bir yaşamı hak ediyor.

Bizim çözümümüz net: Ekonomide mor dönüşüm. Bu dönüşümle kalkınma ve sosyal adaleti sağlayacak; toplumsal cinsiyet eşitliğine dayalı bütçeleme ile kadınları ve demokrasiyi eş zamanlı güçlendireceğiz. Aynı işi yapıp daha az ücret almayı reddediyoruz.

Bizim iktidarımızda emeğin cinsiyeti olmayacak. Her alanda eşit işe eş değer ücret güvencesini sağlayarak kadın emeğinin, sizlerin emeğinin sömürülmesine son vereceğiz. Bakım hizmetlerinin kamusallaşması, kadın girişimciler için bürokrasinin sadeleşmesi ve kırsalda üretimin doğrudan pazara ulaşmasıyla ekonomiyi kadın eliyle büyüteceğiz. Her geçen gün derinleşen ve artan kadın yoksulluğunu parti programımızda da olan temel vatandaşlık geliriyle tarihe gömeceğiz.

Değerli yol arkadaşlarım, ülkemizde 15-24 yaş arası tam 1.890.000 genç kadın ne eğitimde ne de istihdamda. Sadece 2025'in son çeyreğinde önceki çeyreğe göre bu sayı 259.000 arttı. Düşünebiliyor musunuz, genç kadın nüfusumuzun tam %34'ü, yani üçte biri ne okulda ne iş yerinde. Bu genç kadınlar kimsesizliğe, evlere, umutsuzluğa kim terk etti? Biz bu karanlığı kabul etmiyoruz.

Buradan, buradan Eskişehir'den Türkiye'deki tüm genç kadınlara sesleniyorum. Genç kadınları evlere hapseden, hayallerini çalan bu düzene asla katlanmak zorunda değilsiniz. Sizin yeriniz evlerin dört duvarı değil üniversite amfileridir, teknoloji merkezleridir, üretim sahalarıdır. Bizim iktidarımızda, bizim iktidarımızda her biriniz için fırsat eşitliğini sağlayacak bu ne eğitimde ne istihdamda ayıbını tarihe gömeceğiz. Bu düzenin değişmesi bizim asıl meselemizdir. Biz bu düzeni değiştireceğiz.

Değerli kadınlar, bir ev düşünün; kız çocuğunun söz hakkı, eğitimi ve sosyal alanı erkek çocuğa göre kısıtlı. Böyle bir ortamda hiçbir çocuk rolü seçmez. Bizim hedefimiz kız çocuklarının korkmadan okula gittiği, hayal kurabildiği bir Türkiye inşa etmek. Eğitim politikalarımız toplumsal cinsiyet eşitliği temelinde fırsat eşitliğini esas alacak, sosyal politikalarımız çocukların barınma, beslenme, güven haklarını güvence altına alacaktır.

Yine Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel'in öncülüğünde, tüzüğümüzle güvence altına aldığımız kademeli %50 cinsiyet kotası bir maddeden çok daha fazlasıdır ve bir zihniyet devrimidir.

Biz kadınları sadece seçim zamanı sokak sokak, ev ev seçmen değil, bu ülkeyi yöneten ortak güç olarak görüyoruz.

Dünya Emekçi Kadınlar Günü'nde emeğiyle hayatı kuran, hakları için meydanları dolduran tüm kadınlar, omuz omuza yürüdüğüm yol arkadaşlarım ve sarsılmaz kalemiz olan kadın örgütümüzü sevgiyle ve saygıyla selamlıyorum. Yürüyüşümüz kararlı, irademiz bükülmezdir. Eşitlik için, özgürlük için, gelecek için teşekkür ediyorum."