Stand-up gösterisinde kullandığı ifadeler nedeniyle "Cumhurbaşkanına hakaret" ve "halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılama" suçlamalarıyla tutuklanan komedyen Deniz Göktaş'ın savcılık ifadesi ortaya çıktı. Deniz Göktaş, ifadesinde gösteride kullandığı sözlerin mizah kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini belirterek Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a, dini değerlere ya da herhangi bir toplumsal kesime hakaret etme amacı taşımadığını söyledi.
Savcılık ifadesinde soruşturmaya konu olan görüntülerin, 1 Haziran 2026 tarihinde Harbiye Cemil Topuzlu Açık Hava Tiyatrosu'nda gerçekleştirdiği gösteriye ait olduğunu belirten Deniz Göktaş, aynı gösteriyi yaklaşık üç yıldır Türkiye'nin farklı illerinde sahnelediğini ifade etti. Deniz Göktaş, söz konusu videoyu YouTube hesabında kendisinin paylaştığını da anlattı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan hakkında kullandığı "diktatör" ifadesi sorulan Deniz Göktaş, bu sözün hakaret amacı taşımadığını belirtti. Deniz Göktaş, "Diktatör kelimesi siyasal bir tespittir, kamuoyunda da sıkça tartışılan bir konudur. Benim herhangi bir hakaret veya aşağılama kastım bu söylemde bulunmamaktadır." dedi.
Gösterisinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın kişisel gelişim videoları izlediğine yönelik ifadeler kullandığının hatırlatılması üzerine Deniz Göktaş, bu bölümün de mizah amacıyla hazırlandığını söyledi. Deniz Göktaş, "Cumhurbaşkanı hepimiz gibi kişisel gelişim videoları izlediğine ilişkin olarak yapılmış mizahi bir espridir. Bu söylemde herhangi bir aşağılama veya hakaret olduğunu düşünmüyorum." ifadelerini kullandı.
Terapist esprisiyle ilgili değerlendirmesi sorulan Deniz Göktaş, psikoloji mezunu olduğunu belirterek sözlerinin mizahi içerik taşıdığını ifade etti. Deniz Göktaş, "Cumhurbaşkanı'nın stresli bir görev yaptığını düşündüğüm için kendisinin terapisti olabileceğime yönelik gerçekleştirilmiş mizahi bir paylaşımdır, bir aşağılama veya hakaret kastı bulunmamaktadır." dedi.
Savcılık ifadesinde Kur'an-ı Kerim'e ilişkin gösteride kullandığı ifadeler de gündeme geldi. Deniz Göktaş, kutsal kitabı kastettiğini ancak herhangi bir aşağılama amacı taşımadığını söyledi. "Dördüncü kitabın çevirisi zayıf" sözleriyle Kur'an mealleriyle ilgili tartışmalara gönderme yaptığını belirten Deniz Göktaş, "Çeviriden kastım Kur'an-ı Kerim'in mealine yönelik tartışmalar ile ilgilidir." ifadelerini kullandı.
Gösteride yer alan "Dört kitap arasında açık ara en iyisi o bence" ve "son kitap" sözlerinin sorulması üzerine Deniz Göktaş, bunların teolojik bir şaka olduğunu belirtti. Deniz Göktaş, "Benim dini değerleri aşağılamak gibi bir kastım veya amacım bulunmamaktadır." dedi.
Savcılık ifadesinde Deniz Göktaş'ın avukatları da suçlamalara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Avukatlar, "diktatör" ifadesinin tek başına hakaret olarak değerlendirilemeyeceğini savunarak bu konuda Yargıtay'ın çok sayıda emsal kararının bulunduğunu ifade etti.
Dini değerleri aşağılama suçunun oluşabilmesi için aşağılayıcı kast ile kamu barışını bozmaya elverişlilik şartlarının birlikte gerçekleşmesi gerektiğini belirten avukatlar, Deniz Göktaş'ın söz konusu gösteriyi Ekim 2023'ten bu yana yaklaşık 198 kez sahnelediğini, bu süreçte herhangi bir olay ya da kamu düzenini bozacak bir durum yaşanmadığını kaydetti.
Savunmada ayrıca soruşturmaya konu tek delilin video kaydı olduğu, bu nedenle delillerin karartılmasının mümkün olmadığı ifade edildi. Deniz Göktaş'ın hakkında soruşturma yürütüldüğünü bilmesine rağmen yurt dışından Türkiye'ye dönerek gözaltına alındığı belirtilen savunmada, kaçma şüphesinin de bulunmadığı öne sürüldü. Bu gerekçelerle tutuklama talebinin reddedilmesi ve Deniz Göktaş'ın serbest bırakılması istendi.
Soruşturma kapsamında yürütülen işlemlerin ardından Deniz Göktaş, "Cumhurbaşkanına hakaret" ve "halkın belli bir kesiminin benimsediği dini değerleri aşağılama" suçlamalarıyla tutuklandı.
İsterseniz aynı haberi Anadolu Ajansı üslubuna daha da yakın, daha akıcı ve daha uzun bir versiyonda da hazırlayabilirim.





