Tepebaşı Belediyesi CHP Meclis Üyesi Devran Yıldırım şu ifadeleri kullandı:

“2027 yılı bütçe tasarısı ve performans hedefleri açısından benim değerlendirmem gereken konu, bütçenin 6 milyar 970 milyon lira olması değil. Asıl bakmamız gereken, bu kaynağın nereden geleceği, nereye harcanacağı ve sonuçta Tepebaşı halkının bunun karşılığında ne kazanacağıdır.

Öncelikle şunu söylemek isterim: Önümüzde yalnızca rutin belediyecilik faaliyetlerinden oluşan bir program yok. Yol ve altyapıdan park ve yeşil alanlara, sosyal hizmetlerden kadınlara ve gençlere yönelik çalışmalara, kırsal kalkınmadan tarımsal hizmetlere, kültür ve sanattan afet hazırlığına kadar geniş bir alanda hizmet ve hedef var.

Bunların önemli bir bölümünü doğru buluyor ve destekliyorum. Örneğin, 2027 yılında 10 bin metrekare yeni park yapılması, 50 bin metrekare park alanının yenilenmesi hedefleniyor. Afet ve acil durum çalışmalarına her açıdan 32 milyon lira ayrılıyor. Arama kurtarma kapasitesinin geliştirilmesi, eğitimlerin yapılması ve kurumlar arası koordinasyonun artırılması hedefleniyor. Yaşadığımız coğrafyanın gerçekliği, bu tür yatırımları gerekli kılıyor.

Yatırım bütçesine baktığımızda da somut işler görüyoruz. Gelecek yıl yaygın hizmetler kapsamında yaklaşık 1,5 milyar liralık kaynak öngörülüyor. Bunun yaklaşık 697 milyon lirası fen işleri yatırımlarından oluşuyor.

Yol yapım ve onarımına 256 milyon lira, hizmet binası ile sosyal, sağlık, spor ve kültürel merkezlere 150 milyon lira, yol ve altyapıda kullanılacak malzemelere yaklaşık 200-240 milyon lira, iş makinesi ve kamyon alımına da 46 milyon lira öngörülüyor. Park ve bahçe yatırımlarında da 175 milyon liralık bir program var.

Dolayısıyla burada hakkını teslim etmemiz gereken bir nokta var. Bu bütçede yatırım ve altyapıyla vatandaşın günlük hayatına dokunacak hizmetler var.

Bütçenin harcama kısmına baktığımızda da aynı şekilde dengeli bir değerlendirme yapmak gerektiğini düşünüyorum. 6 milyar 970 milyon liralık bütçe teklifinin yaklaşık 3 milyar 666 milyon lirası mal ve hizmet alımlarından oluşuyor.

Bunun önemli bölümünün temizlikten ulaşıma, park ve yeşil alan bakımından fiziki hizmetlerin yürütülmesine kadar doğrudan belediye hizmetlerinde kullanıldığını görüyoruz. Dolayısıyla yalnızca bu rakamın büyüklüğünden hareket ederek toptancı bir eleştiri yapmanın doğru olmayacağı kanaatindeyim.

Burada asıl önemli olan, bu harcamaların karşılığında ne kadar ve ne kalitede hizmet üretildiğinin takip edilmesidir. Ancak bütün bunları söylemek, bütçeyle ilgili sorularımız olmayacağı anlamına gelmez.

2027 yılında 6 milyar 970 milyon lira gider, buna karşılık 6 milyar 400 milyon lira gelir öngörülüyor. Aradaki 570 milyon liralık farkın borçlanmayla karşılanması planlanıyor.

Ben bu borçlanmaya kategorik olarak karşı değilim. Bir belediye, gelecek yıllarda da kullanılacak bir yol, tesis, hizmet binası veya başka kalıcı bir yatırım yapıyorsa bunun finansmanında borçlanmayı tercih edebilir. Zaten bütçede yaklaşık 604 milyon liralık sermaye gideri bulunması da önemli bir yatırım programının bulunduğunu gösteriyor.

Ancak burada öğrenmek istediğim konu açık: Öngörülen 570 milyon liralık borçlanma hangi yatırım ve faaliyetlerde kullanılacak? Bunun ne kadarı doğrudan kalıcı yatırımlara yönlendirilecektir? Bunu bilmenin hem meclisin hem de vatandaşın hakkı olduğunu düşünüyorum.

Bir diğer konu İller Bankası. 2027 yılı için 350 milyon liralık İller Bankası finansmanı öngörülüyor. Belediyelerin geçmiş dönemlerde İller Bankası kaynaklarına erişim ve teminat konusunda güçlükler yaşadığı bilinmektedir.

Kamu kaynaklarının belediyeler arasında siyasi ayrım gözetilerek kullandırılması kabul edilemez. Ancak bugün bütçemize 350 milyon liralık bir İller Bankası finansmanı koyuyorsak bu kaynağın gerçekleşmemesi ihtimaline karşı alternatif finansman planımızın ne olduğunu da bilmek isterim.

Gelir tarafında dikkat edilmesi gereken bir başka konu taşınmaz satışları. 2027 yılında yaklaşık 307 milyon lira sermaye geliri öngörülüyor ve bunun neredeyse tamamı taşınmaz satışlarından bekleniyor.

Belediye taşınmazlarının hiçbir şartta satılmaması gerektiğini düşünenlerden değilim. Gerektiğinde belediye, elindeki bir taşınmazı değerlendirip bunu başka bir yatırıma dönüştürebilir. Burada önemli olan şeffaflıktır.

Neyi satıyoruz, neden satıyoruz ve elde ettiğimiz kaynağı nerede kullanıyoruz? Bunları bildiğimiz sürece sağlıklı bir değerlendirme yapabiliriz.

Bütçede ayrıca 550 milyon liralık yedek ödenek bulunuyor. Belediyenin yıl içerisinde ortaya çıkabilecek ihtiyaçlara karşı hareket alanının bulunması doğaldır. Ancak toplam bütçenin önemli bir bölümünü oluşturan bu ödeneğin yıl içerisinde nerelerde kullanıldığını da meclis olarak takip etmemiz gerekir.

Ben önümde tamamen eleştirilecek bir bütçe görmüyorum. Tam tersine, altyapıya, yeşil alanlara, sosyal belediyeciliğe, afet hazırlıklarına ve temel belediyecilik hizmetlerine ayrılan kaynakları ve ortaya konulan hedefleri önemsiyorum. Ama benim açımdan desteklemek, denetlemekten vazgeçmek anlamına gelmez.

Borçlanıyorsak neden borçlandığımızı soracağız, taşınmaz satıyorsak neden sattığımızı soracağız, yüksek tutarlı bir harcama yapıyorsak bunun vatandaşa nasıl döneceğini soracağız. Ve bugün burada önümüze konulan hedeflerin yıl sonunda ne kadarının gerçekleştirildiğini takip edeceğiz.

Çünkü belediye meclis üyesinin sorumluluğu yalnızca kabul veya ret oyu vermekten ibaret değildir. İyi yapılan işi desteklemek, eksik gördüğümüz yerde uyarmak ve kamu adına kullanılan kaynağın hesabını takip etmek de görevimizin bir parçasıdır.

Bu anlayışla, dile getirdiğim soru ve değerlendirmeleri saklı tutarak Tepebaşı Belediyemizin 2027 yılı bütçe tasarısına kabul oyu vereceğimizi ifade ediyorum. Bütçenin ilçemize ve hemşehrilerimize hayırlı olmasını diliyorum.

Bu 6 milyar 970 milyon lira belediyenin parası değildir. Tepebaşı halkının parasıdır. Bu kaynağı en doğru şekilde kullanmak, idarenin doğru kullanımını takip etmek ve gereksiz harcamalar yapılmasını istememek biz meclis üyelerinin sorumluluğudur.”