Avrupa’da doğal gaz piyasasına ilişkin yapılan son değerlendirmelerde, fiyatların yükseliş eğilimini sürdürdüğü ve önümüzdeki dönemde yüksek seviyelerde kalabileceği bildirildi. Analistlerin yaptığı hesaplamalara göre, 2026 yılı için doğal gaz fiyatlarının daha önce öngörülen seviyelerin yaklaşık yüzde 40 üzerinde gerçekleşebileceği ifade edildi.

Piyasa verilerine göre bu artışta, İran’da yaşanan gerilim ve Hürmüz Boğazı’nda ortaya çıkan aksaklıklar etkili oldu. Bu gelişmelerin, doğal gaz arzında sıkıntılara yol açtığı ve fiyatlar üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturduğu aktarıldı. Piyasa oyuncuları, oluşan bu tablonun 2027 yılı boyunca da devam edebileceğini belirtti.

Avrupa’nın referans noktası olarak kabul edilen Hollanda TTF vadeli işlem fiyatlarına ilişkin projeksiyonlar da güncellendi. Buna göre, 2026 yılında fiyatların ortalama mmBtu başına 14 dolar seviyesinde olmasının beklendiği ifade edildi. 2027 yılında bu rakamın mmBtu başına 10 dolara gerilemesinin öngörüldüğü, 2028 ve sonrasında ise yaklaşık 8,50 dolar seviyesinde dengelenebileceği kaydedildi.

Küresel sıvılaştırılmış doğal gaz ticaretinde önemli bir geçiş noktası olan Hürmüz Boğazı’nda yaşanan gelişmelerin piyasayı doğrudan etkilediği belirtildi. Dünya genelindeki LNG ticaretinin yaklaşık yüzde 20’sinin bu bölgeden geçtiği, son dönemde yaşanan aksaklıkların ise fiili arz kesintisine neden olduğu ifade edildi. Uzmanlar, bu durumun küresel tedarik zincirinde daralmaya yol açtığını belirtti.

Avrupa ülkelerinin LNG tedarikinde daha yüksek maliyetlerle karşı karşıya kalabileceği ifade edilirken, Asya ülkelerinin de benzer şekilde alternatif kaynak arayışına yöneldiği bildirildi. LNG tedarikinin yaklaşık yüzde 26’sını Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri’nden sağlayan Asya ülkelerinin, yaşanan arz sıkıntısı nedeniyle farklı kaynaklara yöneldiği kaydedildi.

Artan talep ve sınırlı arzın küresel LNG piyasasında rekabeti artırdığı, bu durumun da fiyatların yüksek seviyelerde kalmasına neden olduğu ifade edildi. Piyasada oluşan bu yeni dengenin önümüzdeki yıllarda da etkisini sürdürebileceği değerlendirildi.