Odunpazarı Belediyesi CHP Grup Başkanvekili Emre Genç şu ifadeleri kullandı;

"Adalet ve Kalkınma Partisi bugün yine yıllardır söylemlerinde samimi olmadığını bugün Meclis’te tekrar ortaya koymuştur. Odunpazarı Belediyesi için “Festivallere para harcıyorsunuz, insana yatırım yapmıyorsunuz.” eleştirisini yapanların, emeklinin 20.000 TL aldığı iddia edilen bir ülkede yalnızca 1.000 TL’lik artışların konuşulduğu bir ortamda, Eskişehir’e gelecek bir festivali büyük bir müjde gibi sunması, geçmişte yaptıkları eleştirilerle çelişmektedir. Oysa Eskişehir’e gelecek bir festivalin kente mutlaka faydası olacaktır; ancak bunun bir “müjde” olarak sunulması, eleştirilerindeki samimiyetsizliği bir kez daha gözler önüne sermektedir.

Elbette bu şehir önemlidir. Türk Dünyası Kültür Başkenti döneminde yapılanları da, o dönemde yapılan harcamaları da biliyoruz. Konuyu uzatmamak adına detaylarına girmeyeceğim; ancak keşke 40 yılda bir yapılan etkinlikler yerine Eskişehir’de sürekli ve nitelikli organizasyonlar yapılsa. Keşke Gençlik ve Spor Bakanımız Eskişehir’e geldiğinde kapalı spor salonlarının sorunlarını gündeme getirse, salon sayıları artırılsa ve gençlerimiz spora teşvik edilse. Keşke eğitim sistemi, her gelen bakana göre değişmeyen, istikrarlı bir yapıya kavuşsa. Keşke merkezi iktidar da belediyelerimiz gibi Eskişehir’in tanıtımına katkı sunacak düzgün projeler ortaya koysa.

Öte yandan, festivalleri müjde olarak sunarken İstanbul ve Ankara belediyeleri için “Personel fazlalığı var, borca batıklar, festivallere para harcıyorlar.” şeklinde yapılan eleştirilerin de gerçeği yansıtmadığını belirtmek isterim. İstanbul ve Ankara’nın tüm verileri elimizde olmayabilir; ancak görünen şudur ki, AKP hükümetinden ve AKP’li belediye başkanlarından bunalan halk, sosyal belediyecilik anlayışıyla gerçek hizmeti görmek için bu şehirlerdeki belediye başkanlarını seçmiştir ve bu hizmetler devam etmektedir.

Hatırlarsınız, Sayın Cumhurbaşkanı “Turpun büyüğü heybede.” demişti. Turpun ne olduğu ortaya çıktı. Bu organik bir turp değil, hormonlu bir turptur. Sürekli yeni iddialar ortaya atılıyor, iddianameler boşalıyor, dosyalar şişiyor ve yıllarca sürecek yargılama süreçleriyle karşı karşıya kalıyoruz. Bunların elbette yakın takipçisi olacağız. Mahkeme kararlarından bahsedilirken keşke Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarına da değinilseydi.

Görünen o ki bir seçime doğru gidiyoruz; müjdeler art arda gelmeye başladı. Erken seçim kapıda gibi görünüyor. Cumhuriyet Halk Partisi olarak biz de erken seçimin bir an önce yapılmasını istiyoruz. Ancak borç yapılandırmasının bir müjde gibi sunulmasının arkasında çok daha derin bir gerçek var: Ekonomik gidişat son derece kötü. Zamlar ortada; benzine zam geldi, elektriğe zam geldi. Aynı hassasiyetle “Bu zamlarla geçinemiyoruz.” tepkisinin de dile getirilmesi gerekir.

Geçtiğimiz mecliste “Ekonomi kötü.” denildi. Bu durumun müjde gibi sunulması mantıklı değildir. Çok basit bir örnek vermek isterim: 1,25 TL olan ekmek bugün 10 TL’ye satılıyor; yani yaklaşık %700’lük bir artış söz konusu. Türkiye’de toplam icra dosyası sayısı yaklaşık 25 milyon. 25 milyon vatandaş icra tehdidi altındadır. Kimse isteyerek icraya düşmez; ekonomik zorluklar, kredi kartı borçları ve geçim sıkıntısı insanları bu noktaya getiriyor. Buna “af” deniliyor. Elbette vatandaşlar için bir nebze faydası olacaktır; ancak enflasyonla mücadele edilmediği sürece bu sorunlar devam edecektir.

Geçtiğimiz mecliste, konuşmamızdan sonra AK Parti tarafından bir kitapçık dağıtıldı. O zaman da söylemiştim: Kamu kaynaklarını etkin ve verimli kullanmak zorundayız. Kitapçığa baktığımızda sağlık hizmetlerinde randevuların hızlandığı, teknolojinin geliştiği ifade ediliyor. Ancak sadece 18.000 kişinin muayene edilmesi bir hizmet olarak sunuluyor. Oysa sağlık hizmetleri zaten vatandaşın hakkıdır; SGK ve Bağ-Kur primleri bunun için ödenmektedir. Mobil sağlık hizmetiyle 23.000 vatandaşa ulaşıldığı belirtiliyor; fakat Eskişehir’de yaklaşık 1 milyon kişi yaşıyor ve hâlâ sağlık güvencesiyle ilgili ciddi sorunlar mevcut.

Üç ambulans ve iki engelli taşıma aracının yeterli olup olmadığı takdirini kamuoyuna bırakıyorum. Aynı şekilde kütüphanelerdeki kitap sayıları, müze ziyaretçi sayıları ve yardımlar anlatılırken, 2026 yılı Eskişehir yatırım programının Valilik sitesinde yayımlandığını da gördük.

Peki bu yatırım programında neler yok? Çevre yolu yok. Gemlik Limanı bağlantı hattı yok. Sakaryabaşı dere ıslahı yok. Eskişehir–Alpu yoluna ayrılan bütçe, toplam maliyetin yalnızca %11,75’i. Seyitgazi yolu için ayrılan pay %14,37. Bu projelerin hayata geçmesi bu bütçelerle mümkün değildir. Yatırım programına alınan projelerin hayata geçirilmesi gerekir; aksi hâlde bu samimiyetsizliktir.

Yarın 6 Şubat depreminin üçüncü yıl dönümü. Bu yatırım programında depremle ilgili herhangi bir planlama ya da çalışma bulunmamaktadır. Milyarlarca liralık bütçeler konuşulurken, bu konunun yok sayılması kabul edilemez.

Son olarak şunu belirtmek isterim: Yarın Odunpazarı Belediyemizin, kamu kaynaklarını nasıl etkin ve verimli kullandığını gösteren bir teslim töreni gerçekleştirilecektir. Yaklaşık 50’ye yakın araç; iş makineleri, cenaze araçları, çöp kamyonları ve benzeri hizmet araçları halkımızın hizmetine sunulacaktır. Biz bu harcamaların hesabını şeffaf bir şekilde veriyoruz. Buna rağmen kamuoyunda yanlış bir algı oluşturulmaya çalışıldığını görüyoruz.

Cumhuriyet Halk Partisi her zaman demokrasiden yanadır. Eleştirilere açıktır. Hiçbir zaman eleştiri yapanları suçlamaz, terörist ilan etmez, haklarında soruşturma başlatmayız. Eleştiri özgürdür; ancak eleştiri yapılırken samimi olmak gerekir."