Türk Silahlı Kuvvetleri adına konuşan Hava Pilot Binbaşı Erden Erkılınç şu ifadeleri kullandı;

“Yüce Türk ulusunun, Ulu Önder Atatürk’ün liderliğinde ordusu ile omuz omuza, son derece zor şartlar altında bağımsızlığı ve ulusal onuru için verdiği Kurtuluş Mücadelesi’nin zaferle sonuçlandığı günün 104’üncü yıl dönümünü sevinç ve gururla bir kez daha kutlamanın heyecanını yaşıyoruz.

Bu vesileyle Ulu Önder Atatürk’ü, aziz şehitlerimizi ve gazilerimizi şükran ve minnet duygularıyla anıyoruz.

Türk tarihine altın harflerle yazılan 30 Ağustos Zaferi, tarihin her döneminde hür yaşamış olan Yüce Türk Ulusunun, Ulu Önderinin etrafında kenetlendiği, milli birlik ve beraberlik ruhu içerisinde “Ya istiklal ya ölüm” parolasıyla sürdürdüğü bir bağımsızlık mücadelesidir.

Bilindiği gibi Birinci Dünya Savaşı sonunda Mondros Mütarekesi ile Yüce Türk Ulusunun hür yaşama hakkı elinden alınmaya kalkışılmış, tarihin hiçbir döneminde esareti tatmamış bu yüce millet sömürge ve esaret altına alınmaya çalışılmıştır. Ancak Türk milletinin esir edilemez, Türk yurdunun parçalanamaz ve Türk ulusunun hür yaşama azminin engellenemez oluşu gerçeği unutulmuştur.

Büyük bir azmin ve mücadelenin sonucu kazanılan Birinci İnönü, İkinci İnönü ve Sakarya Meydan Savaşlarından sonra beklenen an nihayet gelmişti. 26 Ağustos 1922 günü sabahı top sesleriyle uyanan Afyon Ovası’nda bir ölüm kalım mücadelesi başlamış, geceli gündüzlü 5 gün devam eden Türk’ün ateşle imtihanı, 30 Ağustos günü Dumlupınar önlerinde tam bir meydan muharebesine dönüşmüştür.

Bizzat Ulu Önder, eşsiz komutan Mustafa Kemal Atatürk’ün sevk ve idare ettiği bu savaş, tarihimize 30 Ağustos Başkomutanlık Meydan Muharebesi olarak geçmiştir.

30 Ağustos Zaferi, Türk milletinin tek başına onurlu ve erdemli kimliği ile kazandığı mucizevi bir zafer olarak tarihteki yerini almıştır. Türk milletinin elde ettiği bu inanılmaz başarı, dünyanın esaret altındaki diğer uluslarına, kendilerinden çok güçlü olan emperyalist devletlere karşı nasıl bir mücadele verilmesi gerektiği konusunda cesaret vermiş ve örnek olmuştur.

Unutulmaması gerekir ki kazanılan bu zafer, aynı zamanda çağdaş Türkiye Cumhuriyeti’nin ve Atatürk devrimlerinin müjdecisi ve sarsılmaz temeli olmuştur.

104 yıl önce sayı ve silah olarak kendisinden çok üstün olan düşman karşısında, yüreğindeki vatan sevgisi ve üstün cesaret ile milletini ve ülkesini kanının son damlasına kadar koruyan Türk askerinin, bugün de bu uğurda aynı inanç ve azimle canını seve seve feda edeceğinden hiç kimsenin şüphesi olmamalıdır.

30 Ağustos Zafer Bayramı vesilesiyle bu güzel vatanı bizlere armağan eden başta Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere silah arkadaşlarını, bu uğurda hayatlarını feda ederek yurdumuzun her karış toprağını koruyan aziz şehitlerimizi rahmetle anıyor, kahraman gazilerimizin manevi huzurlarında bir kez daha saygıyla eğiliyoruz.”