ESKİŞEHİR HABER

Eskişehir'de ayakkabı ve çanta satan esnafın umudu 2026 yılına kaldı

Eskişehir Ayakkabıcılar Odası Başkanı Akın Yüksel, esnafın alım gücü düşüşü, borç baskısı ve üretim sorunları nedeniyle ayakta kalmakta zorlandığını söyledi.

Abone Ol

Eskişehir Ayakkabıcılar Odası Başkanı Akın Yüksel şu ifadeleri kullandı;

"Yeni umutlar ve yeni heyecanla 2026 yılına giriyoruz. Allah bugünlerimizi aratmasın. Maalesef esnaf olarak her geçen gün kötüye gidiyoruz ve eriyerek bitiyoruz. Durum bu şekildedir.

Şu an diğer illerdeki arkadaşlarımızla da görüştüğümüz zaman, eskiden yılbaşında ve özel günlerde inanılmaz bir çarşı hareketliliği oluyordu. Esnaflar bu günlere özel hazırlanıyordu. Dükkanlarını süsleyen, çığırtkan tutan, palyaço kiralayan ve çeşitli kampanyalar yapan esnaflar vardı. Artık bu esnaflar maalesef öldü, başımız sağ olsun. Biz normal günde yaptığımız işi yapabildiğimiz zaman "Allah bereket versin" diyoruz. Yani yılbaşı, bayram ve seyran artık biz esnaflar için bitti. İnsanların alım gücü düştüğü için biz ürün satmakta zorlanıyoruz.

Biz ticaretin zirvesini pandemi döneminin bittiği sene yaşadık. O 2 sene boyunca Türkiye'deki bütün esnaflar iyi iş yaptı, hiç kimse "iş yapmadım" diyemez. Ancak pandemi bittikten sonra büyüklerimizin dediği gibi pandeminin yaraları sonradan çıkmaya başladı. Gerçekten de doğru söylemişler, o dönemin yaralarını 2 senedir hissediyoruz. Oradaki aksayan ve insanların ödeyemediği ödemeler şu an önlerine çıkıyor. Yani son 3 yıldır işler maalesef kötüye gidiyor. Eskiden dayanağımız olan Esnaf Kefalet Kredi Kooperatifleri vardı. Şu an oralardan kredi çekmek, KKB puanları, kefillerin yetersizliği ve yüksek ipotek değerleri nedeniyle imkânsız duruma geldi. Araba yaş sınırlarını düşürdüler, şu an bildiğim kadarıyla 5-10 yaşa kadar kabul ediyorlar.

Bu gibi sıkıntılar yaşıyoruz. Vergi dairesinden inanılmaz baskı görüyoruz. Bugün yılın son günü olmasına rağmen çarşıda 2-3 tane arkadaşımızın hesaplarına bloke gelmiş. Bu insanlar bugün çeklerini ödeyeceklerdi. Genelde esnaflar ay sonunda ve yıl sonunda çeklerini yazarlar, sigorta ödemeleri vardır. Yine söylüyorum, bizim elimizden tutan ve sesimizi duyan hiç kimse yok. Biz Türkiye'de çok büyük bir kitleyiz. Eskişehir'de bile Esnaf Odaları Birliği'ne bağlı 150.000 kişilik bir esnaf ailesini temsil ediyoruz.

Biz esnaflar olarak artık yorulduk. Sürekli medyaya çıkıyorsunuz, insanlar bu paylaşımların altına "sürekli ağlıyorlar" diye yorum yapıyor. Gerçekten bir memurun veya işçinin maaş günü bellidir, ayın 15'inde maaşı yatar ve hesabını kitabını ona göre yapar. Biz esnafların bir maaş günü yok. Biz burada topladığımız paralarla günü geçirmeye çalışıyoruz. Yine söylüyorum, Türkiye'de ticaret değişti. Artık insanlar vadeli ve çek ile aldıkları malları, kredi çekemedikleri için aldığı fiyata satıyor ve kredi kullanmış gibi değerlendiriyor. Durum bu şekildedir.

İnşallah 2026 yılı ülkemize sağlık, huzur ve mutluluk getirir. Ekonominin bir an evvel düzelmesini istiyoruz. Buradan Maliye Bakanlığına bir çağrım var. Sayın Bakanım, artık yapılandırmaların çıkmasını istiyoruz. Biz esnaflar olarak tükendik ve hesaplarımızdaki blokelerden yorulduk. Sizden rica ediyoruz, lütfen devlet büyüklerimizi dinleyin ve size gelen dosyaları göz ardı etmeyin. Tüm esnaflar adına vergi yapılandırmalarını çıkartmanızı talep ediyoruz. Umutsuz yaşanmaz, "umut fakirin ekmeğidir" demişler. Biz artık gülerek ve neşeli uyanmak istiyoruz ancak maalesef şu an açıkçası umudumuz yok.

3 sene önce pandemi bittikten sonra, özellikle ayakkabı sektöründe devletimiz İMEP projesi kapsamında bir proje geliştirdi. Bunun için İzmir örnek kent oldu. Bu projenin amacı İzmir'deki yüksekokullarda ayakkabı bölümü açarak kız ve erkek çocuklarını bu mesleğe yönlendirmekti. Ancak bu meslekteki en büyük etken, Suriye'den ve Irak'tan gelen vatandaşlara yönelik açılan bir okul olmasıydı. Oradaki insanların çalışmasını teşvik etmek için yapılmış bir işti çünkü onların iş gücünden yararlanılıyordu. Onların maliyeti ile Türk halkının maliyeti aynı olmuyor. Şu an onların sıkıntısını yaşıyoruz; onlar ülkelerine döndüğü için üretim durma noktasına geldi.

Bir işçi ve personel maliyeti çok yüksektir. Duyduğumuza göre Mısır'da bir işçinin maliyeti sigorta ve vergiler dâhil 8 bin TL civarındadır. Şu an bu rakam Türkiye'de 50.000 TL'yi aşıyor. Bir ustayı 50.000 TL'den aşağı çalıştıramazsınız. Ayakkabıdaki en büyük sıkıntı da insanların elinde stok olması ve bu stokun erimemesidir. Şu an Eskişehir'de kar bir yağıyor bir yağmıyor, insanlar bot veya çizme alıp almamakta kararsız kalıyorlar.

Çantada da alım gücü düştüğü ve fiyatlar pahalı geldiği için benzer bir durum söz konusudur. Eskiden imalathanelerde Suriyeliler, Iraklılar veya Özbekistanlılar çok fazla çalışıyordu. Şu an onlar ülkelerine döndüğü için ister istemez çantanın fiyatı artıyor. Türkiye'de İstanbul ve İzmir, çanta ile ayakkabı üretiminde başı çekiyor. Maalesef üzülerek söylüyorum, görüştüğümüz toptancılardan 20-30 atölye ile çalışanlar 5-6 atölyeye düşmüşler. Bu atölyeler de kapatıp memleketlerine dönüyorlar. İnşallah 2026 yılında "işlerimiz çok güzel, iş yetiştiremiyoruz, paralar kazandık" diye konuşacağımız günler gelir ama şu an umudumuz yok."