Bereket olması gereken yağmur, burada çileye dönüşüyor. Her sağanak sonrası yollar çamur deryasına, dükkânların önü küçük göletlere dönüyor. Sanayi esnafı çizmelerle iş yapmaya çalışıyor, müşteriler araçlarını su birikintilerinin arasından geçirmenin derdine düşüyor.
Üstelik bu manzara yeni değil. Yıllardır aynı. Her yağıştan sonra çekilen fotoğraflar, yapılan haberler, esnafın yükselen sesi… Hepsi arşivlerde duruyor. Değişmeyen tek şey ise sorunun kendisi. Esnaf defalarca dile getirdi; “Altyapı yetersiz, drenaj sorunu var, artık kalıcı çözüm istiyoruz” dedi. Vatandaş şikâyet etti. Basın yazdı, çizdi. Ama her yağmurda sahne yeniden kuruluyor.
Son yağışların ardından yine aynı görüntüler sosyal medyada paylaşıldı, yine telefonlarımız çaldı. “Gelin bir de bugün görün” diyenlerin sesi bu kez daha yorgundu.
ESKİ’den ise henüz bir açıklama gelmedi. Sessizlik, çamur kadar ağır. Öte yandan Tepebaşı Belediyesi ekipleri, sıkıntılı olduğu bilinen noktalara kum dökerek en azından geçici bir rahatlama sağladı. Evet, bu bir çözüm değil belki ama yaraya sürülen bir merhem oldu. Esnafın o gününü kurtardı.
Fakat soralım: Baksan gibi üretimin kalbinin attığı bir yerde, yağmur neden hâlâ kriz olsun? Eskişehir bunu hak etmiyor. Esnaf da vatandaş da artık geçici önlemler değil, kalıcı bir irade görmek istiyor.