Eskişehir Demokratik Kadın Platformu adına konuşan Ceren Kökoğlu şu ifadeleri kullandı:
“Aydın’da yaşayan Bahar Taş, Muğla Milas’ta bir teknede ölü bulundu. Ancak ortada yalnızca bir ölüm yok; gerçeğin sistematik biçimde karartılması var. Resmî raporlar açıklanmadan yapılan ‘doğal ölüm’ söylemleri, daha soruşturma tamamlanmadan kurulan bir hükmün göstergesidir.
Bir kadının ölümü daha ilk saatlerde normalleştirilmeye çalışıldı. Bir kadının ölümü daha soruşturma başlamadan kapatılmak istendi. Oysa gerçekler açıklanmadı. Aileye resmî bir adlî rapor sunulmadı. Çelişkili ifadeler açıklığa kavuşturulmadı. Delillerin tam olarak toplanıp toplanmadığı bilinmiyor. Şüpheli kadın ölümleri münferit değildir. Bu ölümler, cezasızlığı üreten bir düzenin sonucudur.
Ataerkinin, sermaye ilişkilerinin ve güç hiyerarşilerinin iç içe geçtiği bir düzende kadınların yaşamı değersizleştirilmektedir. Kadınların şüpheli ölümlerinde yıllardır aynı tabloyu görüyoruz: Önce acele açıklamalar… Sonra sessizlik… Sonra cezasızlık… Biz bu döngüyü tanıyoruz. Kadınlar balkonlardan düşmüyor, gerçekler düşürülüyor. Kadınlar görünmez olmuyor, adalet görünmez kılınıyor.
Bu nedenle açıkça söylüyoruz: Bu ölüm aydınlatılana kadar susmayacağız. Biz biliyoruz: Kadınların yaşam hakkı güvence altına alınmadıkça adalet tesadüf olacaktır. Bağımsız ve etkin soruşturma yürütülmedikçe gerçekler karartılacaktır. Cezasızlık sürdükçe şüpheli ölümler sürecektir. Bu nedenle talebimiz nettir: • Soruşturma şeffaf yürütülmelidir. • Tüm maddi deliller eksiksiz toplanmalı ve kamuoyuna açıklanmalıdır. • Tanık ifadeleri, dijital veriler ve teknik incelemeler derhâl yapılmalıdır. • Soruşturma süreci kamu denetimine açık olmalıdır. Bu yalnızca bir adlî dosya değil, bir yaşam hakkı meselesidir. Kadınların yaşamını korumayan bir düzen meşru değildir. Gerçek ortaya çıkana kadar susmayacağız.
Bahar Taş için adalet, herkes için adalet demektir. Bahar Taş’a ne oldu? Bu sorunun cevabı verilene kadar mücadelemiz sürecek.”