Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Emine Gümüşsoy, yeni dönemde görev yapacak yönetim kadrosunu ve üniversitenin önümüzdeki dört yıllık hedeflerini açıkladı. ESOGÜ'nün ilk kadın rektörü olan Prof. Dr. Emine Gümüşsoy, üniversiteyi daha görünür ve güçlü bir konuma taşımayı hedeflediklerini söyledi.
Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Emine Gümüşsoy şu ifadeleri kullandı;
"Rektör yardımcılarımızdan Prof. Dr. Atilla Özcan Özdemir’i basınımız, şehrimiz ve ülkemiz yakından tanıyor. Kendisi çok kıymetli bir nörolog. Aynı zamanda ülkemizde uluslararası akreditasyon alan ilk inme merkezini kurdu. İnme alanında hem ülkemizin hem de uluslararası camianın yetkin isimlerinin başında geliyor. Kendisi sağlıktan sorumlu rektör yardımcımız olarak görev yapıyor.
Diğer rektör yardımcımız Prof. Dr. Şerife Yücesoy Özkan. Kendisi Eğitim Fakültemizin kıymetli hocalarından biri. Özel eğitim alanında, özellikle otizm üzerine yaptığı çalışmalarla alanının yetkin bilim insanları arasında yer alıyor. Daha önce Eğitim Fakültesi Dekanlığı görevini de üstlenmişti.
Bir diğer rektör yardımcımız Prof. Dr. Mustafa Önder. Kendisi Maden Mühendisliği Bölümümüzde öğretim üyemiz. Mustafa Önder hocamız da maden ve maden işletmeciliği alanında gerçekleştirdiği bilimsel çalışmalarla alanının yetkin bilim insanlarından biri.
Her üç hocamızla birlikte çalışmaktan büyük bir memnuniyet duyuyorum. Üçünün de önemli yönetim tecrübeleri bulunuyor. Prof. Dr. Atilla Özcan Özdemir Tıp Fakültesi Dekanlığı, Prof. Dr. Şerife Yücesoy Özkan Eğitim Fakültesi Dekanlığı, Prof. Dr. Mustafa Önder ise uzun yıllar Mühendislik Mimarlık Fakültesi Dekan Yardımcılığı görevlerinde bulundu. Bu nedenle yönetim tecrübesi açısından oldukça şanslı bir ekip olduğumuzu düşünüyorum. Her üçüne de bu görevi kabul ettikleri için teşekkür ediyorum.
Diğer taraftan Başhekimimiz Prof. Dr. Haluk Hüseyin Gürsoy da şehrimizin yakından tanıdığı bir isim. Kendisi çok başarılı bir göz hekimi. Bir süredir başhekimlik görevini zaten yürütüyordu. Yeni dönemde de bizimle birlikte çalışmaya devam edecek. Kendisine de teşekkür ediyorum.
Genel Sekreterimiz Harun Yoldaş ve Genel Sekreter Yardımcımız Nurullah Karakaş ile bu dönemde de birlikte çalışmaya devam ediyoruz.
Bugün burada bulunan ve bu organizasyonu düzenleyen Kurumsal İletişim Müdürümüz Yakup Murat Bulut da belki bizden daha fazla sizlerle iletişim halinde olan bir arkadaşımız. Yeni dönemde de hepinizle çalışmaya devam edecek. Kendisine de teşekkür ediyorum.
Kurumsal iletişime yeni bir soluk getireceğine inandığımız Kurumsal İletişim Müdür Yardımcımız Dr. Öğr. Üyesi Ayşe Dönmez hocamıza da yeni dönemde sunacağı katkılardan dolayı teşekkür ediyorum.
Böyle bir ekiple yola başladık. Elbette ilerleyen süreçte değişikliklerimiz veya ekibimize yeni katılımlar olabilir.
Ben Eskişehirliyim, ESOGÜ’lüyüm ve Eskişehirsporluyum. Bundan her zaman büyük bir memnuniyet duydum. Bu üniversitenin bir mezunu olarak üniversitemizin rektörlük görevine gelmek benim için ayrıca büyük bir onur oldu. Beni bu göreve layık gören başta Cumhurbaşkanımıza, YÖK Başkanımıza ve destekleriyle her zaman arkamda olan herkese şükranlarımı sunuyorum.
Rektörlük elbette çok önemli ve zor bir görev. Ancak biz bu göreve yöneticilik tecrübemize güvenerek talip olduk. Bir önceki dönem rektörümüz Prof. Dr. Kamil Çolak hocamız, yeni dönemde yeniden aday olmayacağını söylediğinde rektörlük adaylık süreci başladı.
Ben bir önceki dönemde rektör yardımcısı olarak görev yaptım. Ondan önce iki farklı fakültede dekanlık görevinde bulundum. İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesinin kurucu dekanıyım. Aynı zamanda Hukuk Fakültesinde yaklaşık iki buçuk yıldır dekan vekilliği görevini sürdürüyorum.
Dolayısıyla yöneticilik tecrübeme güvenerek, 1993 yılında Anadolu Üniversitesi ile Osmangazi Üniversitesinin ayrılmasının ardından Osmangazi Üniversitesinin ilk gününden itibaren bu kurumun içerisinde bulunan bir kişi olarak bu önemli göreve aday oldum.
Elbette arkamda bir kamuoyu desteği de vardı. Çünkü böylesine önemli görevlere tek başına talip olmak kolay değil. Sağ olsun üniversitemiz beni tanıyordu. Akademik ve idari personelimiz beni tanıyordu. Onlardan aldığımız güç, destek ve güvenle; yöneticilik tecrübeme, üniversitemi tanımama ve her şeyden önemlisi üniversiteme duyduğum sevgiye güvenerek aday oldum.
Üniversitem için yeni şeyler yapabileceğime olan inancımla çıktığım bu yolda nasip oldu ve 11 gün önce rektörlük görevi tarafımıza tevdi edildi.
Göreve geldiğimde önemli bir avantajım vardı. İlk günden itibaren hemen çalışmaya başlayabildim. Çünkü üniversitemizi tanıyorum. Daha önce rektör yardımcılığı yaptığım için rektörlük görevinde nelerle karşılaşabileceğimi ve hangi konuların öncelikli olduğunu biliyorum. Bu avantajı kullanarak ekibimizi hızlı bir şekilde oluşturduk ve kısa sürede aksiyon alabileceğimiz çalışmalarımıza başladık.
Süreç hızlı bir şekilde ilerliyor. Yakın zamanda kamuoyu da atacağımız adımları ve alacağımız önlemleri görecek.
Üniversitemizin önemli bir özelliği var. Şu anda öğrenci kapasitesi bakımından şehrimizin en büyük üniversitesiyiz. Bunun yanında bünyemizde bulunan Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi ile Diş Hastanemiz aracılığıyla doğrudan topluma da hizmet veriyoruz. Dolayısıyla şehirle ve toplumla kurduğu bağ açısından üniversitemizin diğer üniversitelere göre bir adım önde olduğunu düşünüyorum.
Bu kapsamda hem topluma sunduğumuz hizmetlerin hem hastanelerimizin işleyişinin daha iyi hale getirilmesi hem de akademik anlamda üniversitemizin bulunduğu noktadan daha ileriye taşınması için çalışacağız. Üniversitemizi bir üst lige çıkarmak, öğrenci memnuniyetini artırmak ve ESOGÜ’lülük bilincini güçlendirmek adına önemli adımlar atmaya gayret edeceğiz.
Bu konulardaki planlarımız ve eylem planlarımız hazır. Önümüzde YÖK’ün 2030 vizyonu da bulunuyor. Çalışmalarımızı bu vizyon doğrultusunda büyük bir hassasiyetle yerine getirmeye çalışıyoruz.
Üniversitemize yönelik aidiyet bilincinin daha da güçlendirilmesi konusundaki hassasiyetimi özellikle dile getirmek istiyorum. Çünkü söylediğim gibi ben her zaman ESOGÜ’lü olmaktan büyük bir memnuniyet duydum ve bunu her platformda açık bir şekilde ifade ettim.
Mezuniyet törenlerimizde öğrencilerimize de her zaman, “ESOGÜ’de aldığınız eğitime güvenin” diyoruz. Ben de burada aldığım eğitimin ne kadar değerli olduğunu yüksek lisans ve doktora eğitimimi şehir dışında, farklı üniversitelerde sürdürürken çok daha iyi gördüm.
Bu nedenle hem öğrencilerimizin hem akademik personelimizin hem de idari personelimizin ESOGÜ’lülük bilincini ve gururunu gelecekte de taşıyabilecekleri bir seviyeye üniversitemizi ulaştırmak için yola çıktık.
Bu konuda hiçbir şüphemiz yok. Kendimize ve ekibimize güvenimiz tam. Allah’ın izniyle bu süreçte kararlı adımlarla yolumuza devam edeceğiz.
Üniversitelerin iki temel sorumluluğu bulunuyor. Bunlardan biri akademik ve bilimsel bilgi üretmek, diğeri ise eğitim ve öğretim faaliyetlerini en iyi şekilde gerçekleştirmek.
Her iki alanda da üniversitemizi daha ileriye taşımak istiyoruz. Bilimsel üretkenliğimizi artırmayı, daha görünür bir üniversite olmayı ve ulusal ve uluslararası sıralamalarda üniversitemizi daha üst noktalara çıkarmayı hedefliyoruz.
Bunun yanında öğrencilerimizin iyi yetişmelerini, kampüsümüzde mutlu ve huzurlu bir eğitim öğretim hayatı sürdürebilmelerini önemsiyoruz. Kampüsümüzü öğrencilerimiz için daha yaşanabilir hale getirmek amacıyla da çalışmalarımızı sürdüreceğiz.
Ekibimizle birlikte, eskisinden daha fazla çalışma ve üretme prensibiyle yolumuza devam ediyoruz.
Hedeflerimizi bu doğrultuda belirledik. Üniversitemizi devraldığımız noktadan daha ileriye götürmek, Eskişehir Osmangazi Üniversitesini bir üst lige taşımak, Türk yükseköğretimi içerisinde daha görünür hale getirmek, ulusal ve uluslararası iş birliklerinde daha güçlü bir konuma ulaştırmak temel amaçlarımız arasında yer alıyor.
Bu hedeflere ulaşmak için rektör olarak üzerime düşen her şeyi yapacağım. Biraz önce de ifade ettiğim gibi kendimize ve ekibimize güvenimiz tam. İletişime ve istişareye açık bir rektör olarak adil ve huzurlu bir dört yıl geçirme düşüncesiyle yola çıktığımızı özellikle ifade etmek istiyorum.
Hedeflerimize ulaşma konusunda heyecanlıyız ve kendimize güveniyoruz. Dinamik ve proaktif bir ekip kurduğumu düşünüyorum. Hocalarım da benimle aynı heyecanı ve güveni paylaşıyor. Girişimci ve yenilikçi bir üniversite olma hedefimizin yanı sıra, biraz önce ifade ettiğim gibi hastanelerimiz aracılığıyla topluma sunduğumuz hizmetleri de daha ileriye taşımak istiyoruz. Bu alanda kendimizi daha fazla geliştirerek sürdürülebilir bir süreci hep birlikte yürütmeyi planlıyoruz.
Sahada olan bir rektör olacağımın ilk mesajlarını yaklaşık bir haftadır verdiğimi düşünüyorum. Rektör yardımcılığı görevini yürüttüğüm dönemde de sahada olan bir rektör yardımcısıydım. Bu biraz mizaçla ilgili olabilir ama ben bu şekilde çalışmayı seviyorum. Çünkü sahada olduğunuzda kampüsün, öğrencilerin ve personelin sorunlarını çok daha yakından görme imkânınız oluyor. Aynı zamanda bu çalışma biçimi iletişimi de güçlendiriyor.
Bir önceki dönemde rektör yardımcılığı görevini yürütürken 6 Şubat depremlerinin yaşandığı gün en hızlı aksiyon alan üniversitelerden biri bizdik. O gün gece saat 12.00’ye kadar burada çalıştık. Kurumsal İletişim ve Kongre Merkezimiz başta olmak üzere görev alan bütün personelimize bir kez daha teşekkür ediyorum. Eskişehir’den Kızılay iş birliğiyle hazırlanan ilk yardım kolilerinden birini biz göndermiştik. Bunu büyük bir özveriyle gerçekleştirdik. Gönüllülük esasına dayanan bu tür çalışmalarda da kendime ve ekibime güveniyorum.
Daha sonra deprem bölgesine destek amacıyla iki büyük kermes düzenledik. Filistin meselesine karınca kararınca destek olabilmek amacıyla da iki büyük kermes gerçekleştirdik. Ben bu tür toplumsal katkıları önemsiyorum.
Bu çalışmalar aynı zamanda birlik ve beraberliği de güçlendiriyor. Gerçekten o kermeslerde birbirimizi çok daha yakından tanıma fırsatı bulduk. Personelimizin kendi arasındaki iletişimi arttı. Çünkü bildiğiniz gibi COVID dönemi ve ardından depremler nedeniyle uzaktan eğitime geçtiğimiz süreçlerde kampüslerimizdeki iletişim bir miktar azalmıştı.
Yeni dönemden itibaren kampüslerimizde iletişimi daha da güçlendirerek daha üretken, daha girişimci ve daha yenilikçi bir üniversite olma yolunda ilerleyeceğimizi ifade etmek istiyorum.
En başta söylediğim gibi sizlerle de iletişime açığız. Aracısız bir şekilde bizi tanımanız ve hedeflerimizi doğrudan görmeniz açısından bu toplantıyı çok önemsiyorum."





