ESKİŞEHİR HABER

Eskişehir Otogarı'ndaki esnaflar zor bir süreçten geçiyor; Hüseyin İlteriş Çelik açıklama yaptı

Eskişehir’de faaliyet gösteren bir otobüs firmasının yetkilisi Hüseyin İlteriş Çelik, sömestir sonrası yolcu sayısındaki düşüşü ve sektörün yaşadığı sorunları anlattı.

Abone Ol

Eskişehir'de faaliyet gösteren bir otobüs firmasının yetkisi Hüseyin İlteriş Çelik şu ifadeleri kullandı;

"Sömestir, önceki yıllara kıyasla daha zayıf geçmesine rağmen kışın ortasında bizim için adeta bir can simidi oldu. Ancak artık sektör maalesef tatilden tatile, cuma ve pazar günleri iş yapar hale geldi. Asıl sıkıntımız da bu. Bayramı ya da tatili beklemeye alıştık ama düzenli bir işleyiş kalmadı. Aslına bakarsanız bu durum sadece bize özgü değil, birçok esnafın yaşadığı ortak bir problem.

Önceki yıllarda ise durum farklıydı. Sadece tatil dönemlerinde değil, yılın geneline yayılan bir yolcu sirkülasyonu vardı. Çünkü seyahat işi hem zorunluluk hem de keyif işidir. Zorunlu yolculuklar her şartta yapılır ama insanlar artık keyfi yolculuklar için para harcayamıyor. Bunun yanında sektörümüzün önemli bir handikabı da tren. Kısa mesafelerde yolcular İstanbul, Ankara, Konya gibi hatlarda treni tercih ediyor. Bu yüzden seferlerini iptal eden ya da tamamen kapanan firmalar var. Bir pasta düşünün; pasta giderek küçülüyor ve biz bu küçülmeye karşı pek bir şey yapamıyoruz.

Yakın zamanda Bursa’ya da tren hattı gelmesi konuşuluyor. Şu an Bursa tarafında tren olmadığı için insanlar mecburen otobüsü tercih ediyor. Ancak tren geldiği anda işimizin yüzde 60–70 oranında olumsuz etkileneceğini düşünüyorum. Kısa mesafelerde tren, otobüse ciddi bir alternatif haline geliyor.

Mazot zamlarının bilet fiyatlarına yansımasına gelince; aslında yansıtamıyoruz. Normalde yansıtılması gereken tutarın yüzde 10’unu bile bilet fiyatına eklesek yolcular ciddi tepki gösteriyor. Oysa biz Ulaştırma Bakanlığı’ndan periyodik olarak belirlenen tarifeleri alıyoruz. Bu tarifeleri birebir uygulasak, kimse otobüsle yolculuk yapmaz.

Bu nedenle doğal olarak zarar ediyoruz. Üstelik bu işi yapan insanlar büyük yatırımlar yapmış durumda. Bir anda bu yatırımlardan çıkmak mümkün değil. Çoğu kişi bu mesleği babasından, dedesinden devralmış; bildiği iş bu. Gerçekten çok büyük ama aynı zamanda çok ciddi sorunları olan bir sektör. Otobüse yatırım yapıyorsunuz, sadece mazot değil; araç fiyatları da sürekli artıyor. Hepsi dövize endeksli olduğu için dövizin yükseldiği her dönem bizim için büyük bir handikap anlamına geliyor.

Mihalıççık ve Sivrihisar'da otogar açılması ise bizi doğrudan etkilemez. Zaten şu anda da bu bölgelere seferler var. Ancak otogarın açılması bölge halkı, yolcular ve otobüsçüler için olumlu olur. En kötü düzen bile düzensizlikten iyidir. Bu açıdan faydalı olur ama bizim buradaki işlerimizi değiştirmez.

Devlet istese, buraya iki tren daha koyarak bu sektörü tamamen bitirebilir. Hızlı tren insanlar için büyük bir nimet, bunu inkâr edemeyiz. Ancak eğri oturup doğru konuşmak lazım; devlet bu sektörü de düşündüğü için, tüm bu zorluklara rağmen fazladan tren koyup bizi tamamen devre dışı bırakmıyor. Bir tren yaklaşık 400 yolcu taşıyor, bu da ortalama 10 otobüs demek. Bir tren fazla konulması bile buradaki işin büyük ölçüde bitmesi anlamına gelir."