Eskişehir Sucular Odası Başkanı Hayrettin Nam şu ifadeleri kullandı;
"Yönetmelik konusunda fikir alışverişlerinde bulunmak için burada toplantı yapıp konuyu herkesin oylarına sunduk. Herkes imza vererek "Başkanım bu sözleşmeleri imzalayalım." dedi. İmzaların hepsi odada mevcuttur. Görmek isteyen de gelip 140 kişinin imzasını görebilir.
Organizede benim aracım vardı. Ben organizede yeni bir saha açmak için haftada 50 tane su satıyordum. Bir arabada, arabamız organizede bir hafta yatıyordu. Bir araba su satmak için biz bunları topladık, su sebilleri dağıttık ve günlük su satışını 1000 taneye çıkardık. Siz bizi çağırdınız, "Şirket zor durumda." dediniz. "Doğrudur başkanım." dedik ve anahtarları direkt teslim ettik.
"Öncelikle burada şirket seçimi mi yoksa Sucular Odası seçimi mi yapıyoruz? Bunu bilmek lazım. Aday meslektaşımıza bu seçimin Sucular Odası seçimi olduğunu hatırlatmak isterim.
Odamız gayet şeffaf bir şekilde yönetilmektedir. Odamızın mizanları, gelir giderleri okunduğu ve duyduğunuz şekilde bugüne kadar hiçbir borcu olmadan ve kendi ayaklarının üzerinde durabildiğini kanıtlayan bir oda olmuştur. Hatta hesaplarımızda belirli bir miktar dahi para vardır. Odamızın hesap bilgileri çıktısı, görmek isteyen üyelerimiz için elimizdedir; görebilirler.
Oda yönetimi farklı, şirket yönetimi farklı kişilerden oluşmaktadır. Sucular Odası Başkanı Hayrettin Nam, şirket başkanı Barış Uz'dur. Şirket başkanından aldığım bilgilere göre mahkeme sürecinin hala devam ettiği, eski başkan döneminde bütün sakalarımızın ortak şekilde aldığı 21 adet aracın yeni yönetim devralırken sadece 4 araç olarak teslim alındığını aktardılar. Bu durumda şirketi yönetmekte zorlandıklarını ve ödemelerini düzenli yapamadıklarını beyan ettiler.
Gelinilen süreçte şirket yöneticileri bizlerden yardım ve destek talep ettiler. Şirkete ait 2 aracın satış yaptıkları bölgelerde vadeli satış yaptığından dolayı alınacak ödemelerin zamanında gelmediği için ödemelerini yapamadıklarını ve işin içinden çıkamadıklarını bize aktardılar. Bu 2 adet aracı devretmek istediklerini söylediler. Bizler ise işin başında olup kendisi çalışan, vadeye dayanabilecek üyelerimize bu araçları almasını teklif ettik. İşin zorunluluğu, su satışının az oluşu ve alınan ödemenin vadeli olacağından dolayı teklif ettiğimiz üyeler bu araçları almayı kabul etmedi. Almak isteyen arkadaşımız varsa anahtarlar buradadır, devredebiliriz. Şirket değil, bu şekilde yönetilecek. Vadeden çıkamıyorlar. Şirketi ben yönetmiyorum.
Mevcut adayın başkanlık yaptığı dönemde odaya ait olan aracı, seçime 1 ay kala sırf maaşını alabilmek için odanın aracını sattığını hepiniz biliyorsunuz. Ben Hayrettin Nam olarak 4 yıl boyunca kendi şahsi aracımla hiçbir menfaat gözetmeksizin sizlere hizmet ettim. 1 kuruş dahi odaya yakıt ücreti yansıtmadım. Her gün sabah 08:30'dan akşam 17:00'ye kadar burada oldum.
Göreve geldiğimiz ilk günden itibaren siz üyelerimizin hakkını savunmak için yönetmelik, sözleşmeler, devir akitleri, sakaların caddelerde ve trafiğe sıkıntılı olan yerlerde rahatça su satışı yapabilmeleri için UKOME’den izin çıkarttım. Bunları faaliyet raporunda daha detaylı belirttiğimiz için değerli vaktinizi almak istemiyorum. Bundan sonra mesleğimizi, kazanacağımız sizlerle birlikte daha ileriye götüreceğimize inanıyorum."