Eğitim İş Eskişehir Şube Başkanı Fadime Arslan şu ifadeleri kullandı;

"Eskişehir Tepebaşı Kozkayı İlkokulunda görev yapan iki kadın öğretmenimizin bir veli tarafından tehdit edilmesi ve kapılarına tehdit notları bırakılması, okullarımızın nasıl bir güvensizlik ortamına sürüklendiğini bir kez daha göstermiştir.

Bugün öğretmenler yalnızca ders anlatmıyor; aynı zamanda itibarsızlaştırılan, otoritesi zayıflatılan ve hedef haline getirilen bir mesleğin yükünü taşımak zorunda bırakılıyor. Yıllardır eğitim politikalarında kullanılan dil, öğretmeni korumak yerine suçlayan, değersizleştiren ve yalnız bırakan bir anlayışı beslemiştir. Bu nedenle yaşanan saldırılar tesadüf değil, yaratılan iklimin bir sonucudur.

Bir öğretmene yönelen tehdit, yalnızca iki meslektaşımıza değil; kamusal eğitime, cumhuriyetin aydınlanmacı eğitim anlayışına ve toplumun geleceğine yönelmiş bir saldırıdır.

Saldırganın tutuklanmış olması bir sonuçtur ancak çözüm değildir. Asıl sorumluluk, öğretmeni korumayan, okulları güvenliksiz bırakan ve öğretmeni hedef haline getiren eğitim politikalarındadır.

Buradan Milli Eğitim Bakanlığı’na ve yetkililere açıkça soruyoruz: Öğretmenlerin can güvenliğini sağlamak için daha kaç saldırı yaşanması gerekiyor?

Okullar güvenli çalışma alanları haline getirilmeli, öğretmene yönelik şiddeti doğuran iklim ortadan kaldırılmalı ve caydırıcı düzenlemeler derhal hayata geçirilmelidir.

Eğitim-İş olarak ilan ediyoruz. Meslektaşlarımız yalnız değildir. Öğretmen yalvarmaz. Öğretmen boyun eğmez. Öğretmen el açmaz. Öğretmen cumhuriyetin aydınlığını savunur. Öğretmene uzanan el, cumhuriyetin geleceğine uzanmıştır ve buna asla izin vermeyeceğiz."