Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce şu ifadeleri kullandı:
“Senfoni Orkestramız ve Şehir Tiyatrolarımız 25 yıldır neredeyse sizlerin huzurunda, karşısında. Ama biz bu lansmanları geçen sene yapmaya başladık değil mi ilk defa? Bu sene de ikincisiyle… Çünkü önümüzdeki sezonla ilgili yapacağımız tüm işlerin sizler tarafından, özellikle basın mensupları tarafından bilinmesi bizler için çok değerli.
Çünkü sizler Eskişehir’de yaşayan hemşehrilerimizle bizler arasında bir köprüsünüz ve yaptığımız hizmetleri en iyi anlatacak olan grupsunuz. O nedenle her sezon başında bundan sonra geleneksel olarak önümüzdeki sene sanatla, kültürle ilgili yapacağımız tüm faaliyetleri, duyduğumuz heyecanı sizlerle paylaşmak için buradayız.
Değerli Hakkı Kuş arkadaşımız burada, Suat Canan Dalgaç arkadaşımız burada; onlar da senfoni ve tiyatro ile ilgili size bilgi verecekler. Tabii sanatçılar varken bana çok söz düşmez ama ben Eskişehir Büyükşehir Belediyesi olarak sanatla, kültürle ilgili bakış açımızla ilgili birkaç cümle kurup sonra sözü değerli sanatçılarımıza bırakacağım.
Eskişehir’de bildiğiniz üzere henüz internetten satış başlamadan önce, hani başka illerde başka kuyruklar oluşurken Eskişehir’de bilet almak için, yani senfoni ve tiyatroya bilet almak için uzun kuyruklar oluşurdu. Şimdi artık dijital sisteme geçtikten sonra da ne mutlu ki saatler demiyorum, dakikalarla biletlerimiz tükenmiş oluyor. Bununla da Eskişehir’in gurur duyması gerekir.
Çeyrek asrı aşkın bir süredir Şehir Tiyatrolarımızın perdesi hep açık, Senfoni Orkestramızın sesi hep şehirde en güçlü şekilde çıkıyor. Bizler de bununla gurur duyuyoruz.
Bildiğiniz üzere Porsuk Festivalimizi geride bıraktık. Güzel bir sanat ve kültür festivalini yine Belediyemizdeki değerli sanatçı kadrolarımızla beraber herhangi bir ajansla çalışmadan, tamamen onların yönetiminde yürüttük ve sürdürdük. Şu anda da Yunus Emre Edebiyat Şenliği devam ediyor. Pazar gününe kadar yine pek çok yazarla, şairle buluşma fırsatınız olacak.
Tabii bugün de önümüzdeki seneyi konuşmak için geldik ama ben şöyle geriye dönük rakamlara baktığımda gerçekten büyük bir gurur olduğunu düşünüyorum. 2001 yılından bugüne kadar 25 yılda 162 farklı oyun, 6255 temsil ve toplamda 1.730.000 seyirciye ulaşan bir kent tiyatromuz var, Şehir Tiyatromuz var. Ne mutlu bize rakamlarla gördüğünüzde… Neredeyse hemen hemen her akşam sahnelerimizin birinde tiyatro oynanıyor diyebiliriz.
Yine Senfoni Orkestramız 2026-2027 döneminde 32 farklı konser ve farklı ülkelerden gelen 10 orkestra şefimizle beraber konserlerimizi yürütmüş olacak. Düşünün ki bir şehrin senfoni orkestrası provalarla, çalışmayla ve hazırlıkla beraber her hafta bu şehirde bir konser veriyor. Bu da gerçekten büyük bir başarı.
Bir haftada bir konsere hazırlanabilmek ve bu kadar güçlü bir kadroyla, farklı farklı sanatçılarla herhalde her orkestranın altından kalkabileceği bir şey değil. Ben bu duygularla hem Şehir Tiyatrolarımızı hem Senfoni Orkestramızı, orada bulunan, yıllardır alın teri döken sanatçılarımızı kutluyorum.
Düşünün ki 25 yıl önce bu şehirde çocuğunun elinden tutarak tiyatroya, senfoniye gelen o çocuklar artık büyüdüler, kendi çocuklarının ellerinden tutarak tiyatroya ve senfoni orkestramıza geliyorlar. Bu da aynı zamanda nesiller arası iletişimin eğer sanatla, kültürle yürürse ne kadar güçlü bir iletişim olduğunu da bizlere gösteriyor. Ne mutlu bu şehrin çocukları tiyatroyla, senfoniyle büyüyorlar.
Yine Gençlik Tiyatromuzla, Gençlik Sahnemizle aynı zamanda gençlere de farklı farklı kapılar açıyoruz. Çeşitli yarışmalarımızla, festivallerimizle çocukları ve gençleri hep kültür ve sanatın içinde tutuyoruz.
Senfoni Orkestramız ve Şehir Tiyatrolarımız yine güçlü oyunlarla, yeni oyunlarla, yeni konserlerle sizlerin karşısında olacak. Bilet bulmakta gerçekten çok büyük sıkıntılar yaşanıyor. Biliyorsunuz, Senfoni Orkestramızın konserlerini de uzunca bir zamandır en büyük salonumuz olan Atatürk Kültür Merkezi Salonumuzda yapıyoruz. Ama buna rağmen, başta da söylediğim gibi, dakikalar içinde biletlerimiz bitmiş oluyor.
Şehir Tiyatrolarımızda sahne sayımız çok arttı. Evet, son üç sahnenin isimlerini değiştirerek tiyatronun ölümsüz sanatçılarının isimlerini verdik. O da bizler için ayrı bir gurur. Belki devam ederiz diğer sahnelerimizde de daha iyi, daha başka, daha farklı değerli sanatçılarımızla.
Senfoni Orkestramızın sesi her sene daha gür çıkmaya devam etsin. Katkılarınız için teşekkür ediyoruz. Eskişehir her zaman kültür ve sanatın başkenti olma iddiasını devam ettirecek."
*
Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları Genel Sanat Yönetmeni Hakkı Kuş şu ifadeleri kullandı;
"Geçen sezon 25. yılımızı idrak ettik diyeyim. Ve orada çok büyük destek verdi başkanımız bize, çok teşekkür ediyoruz. Şimdi ama güzel bir tesadüf daha var burada, 26, 26 oluyor. O yüzden herhalde destekler artarak devam edecek. Gaziantep'e devretmeden önce bunu değerlendirmek isteriz Sayın Başkanım.
Şimdi geçen sezon biz Şehir Tiyatroları olarak neler yaptık? Önce isterseniz biraz oyunlardan bahsedeyim. Biz son iki sezondur başkanımızla birlikte bir tema üzerinden oyunlarımızı belirlemeye çalışıyoruz. Hak, hukuk, adalet teması bizim Şehir Tiyatrolarımızın son iki sezondur uygulamaya çalıştığı bir tema. Bu sezon da bunu devam ettirmek istiyoruz. Çünkü biliyorsunuz, sanat, sanatçı ülkenin sesi olmak durumunda... Olmak zorunda hatta. Biz de bu zorunluluğu üzerimizde bir görev olarak hissediyoruz ve bunu yerine getirmek için çalışıyoruz.
Bununla ilgili geçen sene bu minvalde en önemli oyunumuz ‘Cadı Kazanı’ adlı oyun oldu. Daha sonra ‘Unutmak’, ‘Rüzgarda Savrulan Yapraklar’, Gençlik Sahnemizin ‘Sözde Bir Yaz Gecesi Rüyası’, ‘Kendime Kıyamam’, ‘Aşk Listesi’ ve ‘Sihirli Flüt’ oyunlarımız yeni çıkan oyunlarımız olarak sahnelendi. Bunun dışında ‘Anka’, ‘Macbeth’, ‘Ayak Bacak Fabrikası’ gibi geçmiş sezonlardan da oyunlarımız sahnede yer aldı. Çünkü biz bir repertuvar tiyatrosu olduğumuz için geçmiş sezonlardan da oyunlarımızı oynamaya devam ediyoruz.
Öte yandan, bu sezon çıkacak oyunları da söyleyeyim ve daha sonra geçen sezondan buraya devredecek bazı projeleri de aktaracağım. Bu sezon yine bu hak, hukuk, adalet temasına tam uyan bir oyunumuz, ‘Verimsizler’ adlı oyunumuz. Yarın akşam Opera Sahnesi'nde prömiyer yapacağız. Başkanımızı da bekliyoruz. Sizleri de, çok değerli basın mensuplarını da, halkımızı da bekliyoruz.
Onun dışında ‘Karanlıktan Bahsetmek Yok’ adlı oyunumuz bu sahnede olacak. ‘Şarkılarımız Rüzgara’ adlı oyunumuz var, sırada provaya girecek. Üstadımız Genco Erkal'a armağan ettiğimiz bir proje. Onun adına geçen sezon açtığımız, başkanımızın öncülüğünde Genco Erkal Sahnemiz var biliyorsunuz, orada sahnelemeyi hedefliyoruz.
Bir de yazımı devam eden ‘Zeytin Gölgesi’ adlı bir çocuk oyunumuz var. O da önümüzdeki hafta provaya başlayacak. Onun dışında forum tiyatro örneği yapacağız. Her zaman olmayan bir şey bu. Forum tiyatro hakkında biraz bilgi vereyim. Sahnede başkanım, biz sanatçılarımızla bir konuyu masaya yatırıyoruz ve bir açmaz sunuyoruz seyirciye. Sonra seyirciye diyoruz ki: ‘Buyurun siz çözün bunu. Fikirlerinizle çözün ya da gelin bunu siz devam ettirin’ gibi bir şey. Bu forum tiyatrosu özellikle gençler arasında çok ilgi göreceğini düşündüğümüz bir proje.
Onun dışında Aralık ayı itibarıyla da ikinci turumuzu planlayacağız. Onunla ilgili de çalışmalarımız devam ediyor. Geçen sezon açtığımız sahneler ve isimlerini değiştirdiğimiz sahneler oldu. Sultandere Sahnemize Müjdat Gezen Sahnesi adını verdik. Bu sahnemize Haldun Dormen Sahnesi adını verdik. Az önce de söylemiştim, Genco Erkal Sahnemiz de zaten bir önceki sezondan başladı.
Tabii bu sahneleri ne için açıyoruz? Sadece bazı isimlere saygı ve bir anı gibi değil, seyirci sayımız her geçen gün arttığı için bizim bu salonları açmamız gerekiyor. Ve biz de geçen sezon yine bir önceki sezona göre seyirci sayımızı bir hayli artırdık. Bu sezon da umarım devamını getireceğiz.
Gençlik Sahnemizden biraz bahsedeyim. Gençlik Sahnemiz 11 yıldır bu şehre artık bir marka olarak hizmet ediyor. Gençlik Sahnemizde şöyle bir durum söz konusu: Aslında bilinen yönüyle sanki biz sadece Gençlik Sahnesinde bizden sonraki sanatçıları yetiştiriyormuşuz gibi bir anlam çıkıyor ama aslında öyle değil.
Geçmişte ben de eğitmen olarak yer aldığım için biliyorum; Gençlik Sahnemizde örneğin sınıf öğretmenliği okuyan, üniversitede eğitim gören bir arkadaşımız gelip burada sınavı kazanıyor ve bir sezon boyunca temel tiyatro eğitimi alıyor. Sonra o kişi mezun oluyor ama tiyatrocu olmuyor. Gidiyor, diyelim ki Artvin'e, Hakkari'ye ya da Sinop'a... Bir yerlerde o tiyatro bilgisini oradaki çocuklara aktarıyor. Bu da bizim için çok değerli. Yani Eskişehir'den bütün ülkeye yayılan bir tiyatro macerasını biz 11-12 yıldır, sezondur devam ettiriyoruz.
Çocuk ve Gençlik Tiyatrosu Festivalimiz var bir de. Mayıs ayının son haftası, 22-26 Mayıs olarak şimdilik planlıyoruz. Orada da yıllardır olduğu gibi ülkenin ve dünyanın çok önemli ekipleri gelip bizimle bir hafta boyunca çok güzel bir festival ruhu yaşatıyorlar. Hem kente hem de bence artık ülkeye yaşatıyorlar.
Onun dışında drama derslerimiz var, devam edecek olan. Drama derslerimiz de belli yaş gruplarına, değişik sahnelerde herkesin ulaşabileceği şekilde organize ediliyor. Önümüzdeki süreçte onlar da devreye girecek, her sezon olduğu gibi.
Bir de ‘Köyümüzde Şenlik Var’ adlı bir projemiz var, başkanımızla birlikte başlattığımız bir proje. O da her sezon yaza doğru, Haziran ayında genelde yaptığımız artık bir festival. O da bu sene yine çalışmalarına hemen başladık, devam ettiriyoruz.
Bir de Liselerarası Tiyatro Festivali, artık o da bir klasiğimiz oldu. Ona da yıllardır destek veriyoruz. Hem sanatçılarımızla hem idari hem teknik personelimizle destek oluyoruz ve oradan da birçok sanatçı kazandırmış olduk ülkemize.
Tabii bu süreçte biz ulusal ve yıllar sonra ilk defa uluslararası ödüller getirdik şehrimize. Geçen yıl ‘Ben de Uçabilirim’ adlı çocuk oyunumuzla Subotica Tiyatro Festivali'nde bir tiyatro ödülü aldık. Bu da bizim için hem ufuk açıcı hem heveslendirici, moral verici bir şey oldu. Bunu devam ettirmek istiyoruz.
Ve turnelerimiz var. Biz tabii kendi şehrimiz dışında bölgemize de açılarak tiyatroya, sanata hizmet eden bir tiyatroyuz. Ama bu markayı daha yaygınlaştırmak için başkanımızın da daha önce belirttiği gibi turnelerle ya da insanları buraya davet ederek sanatı daha yaygın, daha geniş bir kitleye ulaştırmaya çabalıyoruz.
Bunun dışında özel bireylerle ilgili, yaşlılarımızla ilgili de yeni projelerimiz var. Onları da önümüzdeki süreçte zaten çalışmaya başlayıp sunacağız.”
Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Senfoni Orkestrası Konzertmeister Yardımcısı Suat Canan Dalgaç şu ifadeleri kullandı;
“Geçen sezonun bizim için en büyük kazananı ve kazanımı 1. Uluslararası Gürer Aykal Orkestra Şefliği Yarışması oldu. Sezonumuzu da o şekilde kapattık. Bizim için çok zengin bir deneyimdi. Eskişehir'in dünya çapında tanınırlığını artıran, ‘Eskişehir'de böyle bir orkestra varmış’ dedirten ve İtalya, Fransa, Amerika, Rusya, Uzak Doğu, Japonya ve Çin'den gelen pek çok şefin de artık Eskişehir'de ve Türkiye'de böyle bir değerin, varlığın olduğunu öğrendiği bir kazanım oldu bizim için.
Bu sezon, oradaki yarışmanın sonucunda ödül kazanan finalistlerimizden üç tanesi bizimle birlikte konser vermeye hak kazandılar. Sezon içerisinde onların konserleri olacak. Hatta ilki önümüzdeki hafta cuma günü.
Bu arada yeni sezon için yeni bir uygulamamızdan, daha doğrusu eski klasik uygulamamıza dönüşümüzden bahsetmek isterim. Özellikle iletişim konusunda, sizler aracı olduğunuz için, başkanımızın dediği gibi... Geçen sezon teknik sebeplerle perşembe akşamlarına aldığımız konserlerimizi bu yıl, her zaman olduğu gibi, cuma akşamı saat 20.00'de tekrar gerçekleştireceğiz. Bunun altını özellikle çizmek istiyorum.
Onun dışında yine geçtiğimiz yıl Gürer Aykal Şeflik Yarışmamızın jüri üyelerinden, dünyaca ünlü özellikle iki isim Terje Mikkelsen ve James Ross bizlerle olacak bu sezon içerisinde.
Ancak bizim için bu sezonun esas teması, Beethoven'ı 200. ölüm yıl dönümünde anmak. 2026-2027 sezonu boyunca tüm dünyada olduğu üzere bu anma uygulamaları devam edecek. Bizim uygulamamızda sezon içerisinde Beethoven'ın dört senfonisini seslendireceğiz. Onun dışında dört konçertosunu yine seslendireceğiz. Gelecek sezona bağlantılı olarak da 2027 sonuna kadar diğer senfonilerini seslendirip Beethoven maratonunu tamamlamak gibi bir niyetimiz var.
Onun dışında Ravel'in de aynı şekilde 200. yıl dönümünde anma konserlerimiz olacak.
Biz 25 Eylül'de sezonumuzu, perdelerimizi açtık ve 11 Haziran'da sezon kapanışımız olacak. Bu da Türkiye'deki diğer senfoni orkestralarına göre Eskişehir'in çok daha uzun bir senfoni orkestrası deneyimi yaşayabildiği anlamına geliyor. Bunu da belirtmek isterim. Bizim için her zaman bir keyif oluyor.
Bunun dışında tematik konserlerimiz devam ediyor. Dünya Müzikleri, Yılbaşı Konserleri... Bunun dışında şuradan kontrol etmek isterim. Heyecanıma verin, tiyatrocular kadar hitabet sanatında yetenekli olamayabiliyorum.
Küba, Latin Amerika müzikleri ve Film Müzikleri konserlerimiz devam edecek. Sevgililer Günü ve Yılbaşı Özel konserlerimiz de yine devam edecek.
Yine 10 Kasım, 29 Ekim ve Cumhuriyet Bayramı konserimizin devamı olarak, 25 Kasım Edirne'nin Kurtuluşu'nda bir Edirne turnemiz gerçekleşecek bu sezon.
Özellikle bu sezonun önemli noktalarından birisi de Devlet Opera ve Balesi ile yaptığımız iş birliğidir. Bu sezon yaklaşık 7-8 konserimiz onların iş birliğiyle olacak. Özellikle yılbaşı konserinde sizleri bir sürpriz bekliyor. Umuyoruz herkes bizlerle beraber olur.
Bunun dışında yine bu sezon yaklaşık dokuz yabancı şefimiz, yedi yerli şefimiz var. Başta kıymetli Gürer Aykal ve Rengim Gökmen olmak üzere Murat Cem Orhan, Orhun Orhon, Rüstem Rahmedov, Kıvanç Tepe ve Eray İnal gibi kıymetli Türk şeflerin yanı sıra bu sezon ilk defa çalışacağımız James Ross, Terje Mikkelsen ve Lorenzo Castriota Skanderbeg bizlerle olacak.
Yine yarışmamız kapsamında Han-Chang Kuo, William Leih, Brian Liao ve Wei-Chun Chang bizlerle olacak bu sezon içerisinde. Onun dışında da daha önce çalışmaktan çok mutlu olduğumuz ve her zaman tekrar birlikte çalışmak istediğimiz Rus şefimiz Vasily Petrenko bizlerle birlikte olacak.
Bu sezon oldukça doyurucu ve çok çeşitli müziklerin yer aldığı, dünyanın dört bir yanına ve farklı coğrafyalarına uzanan eserlerle, Barok dönemden çağdaş müziğe güzel bir sezon sizleri bekliyor diye düşünüyorum.”




