Türk Eğitim-Sen Eskişehir 1 No’lu Şube Başkanı Kamuran Arıkan şu ifadeleri kullandı:
"Eskişehir’de bulunan dört okulumuz hakkında acil yıkım kararı alındı. Bu kararın verilmiş olması, durumun gerçekten ciddi olduğunu gösteriyor. Bildiğim kadarıyla Eskişehir’de yaklaşık 20 okul benzer riskler taşıyor; ancak bu dört okul için acil yıkım kararı çıkmış olması, meselenin ne kadar önemli olduğunu ortaya koyuyor.
Milli Eğitim’in yaptığı planlamaya göre, Pilot Binbaşı Ali Tekin İlkokulu, Pilot Binbaşı Atatürk Ortaokulu’na taşınacak. Mehmetçik Anadolu Lisesi ise Namık Kemal’e nakledilecek.
Velilerden bazı açıklamalar geliyor. Özellikle Namık Kemal’deki veliler, hem ikili öğretime geçilecek olması hem de ortaokul ve lise öğrencilerinin aynı binada eğitim görecek olması nedeniyle akran zorbalığı yaşanabileceği endişesini dile getiriyor. Ancak kamuoyunun şunu da bilmesi gerekir: Mehmetçik Anadolu Lisesi öğrencilerinin büyük bir kısmı zaten Namık Kemal’den gelen öğrencilerden oluşuyor. Hatta şu anda Mehmetçik Anadolu Lisesi’nde okuyup küçük kardeşi Namık Kemal’de eğitim gören 100’ün üzerinde öğrenci olduğunu biliyorum. Yani öğrencilerin önemli bir bölümü zaten birbirini tanıyor; kardeş olanlar da var. Yerleştirme açısından bakıldığında, Milli Eğitim’in mevcut şartlar altında yapabileceği en uygun çözümün bu olduğu görülüyor. En yakın ve en uygulanabilir seçenek bu gibi duruyor.
Ancak ben her zaman şu eleştiriyi dile getiriyorum: Maalesef Eskişehir’de siyasetçiler eğitim ve okul yapımı konusunda yeterince duyarlı değiller. Bir okulun yapımı 4-5 yıl sürebiliyor. Oysa bazı illerde okullar bir ya da iki yıl içinde tamamlanabiliyor; sıfırdan, modern ve donanımlı binalar kısa sürede hizmete açılıyor. Biz ise yaklaşık 10 yıldır deprem riski taşıyan okulları konuşuyoruz. “Yıkıldı mı, yapılacak mı, ne zaman bitecek?” soruları sürekli gündemde.
Şehrimizde bu konuda en hızlı adım atanlar ise hayırseverler. Özellikle Firuz Kanatlı Bey’in öncülüğündeki ETİ ailesi, üstlendikleri okul projelerini kısa sürede tamamlayabiliyor. Bir hayırsever okulunu kısa sürede yapabiliyorsa, devletin de bunu daha hızlı gerçekleştirebilmesi gerekir. Bunun neden yapılamadığını sorgulamak gerekiyor.
Asıl sorumluluk ise şehrimizin milletvekillerine düşüyor. Birbirleriyle siyasi tartışmalara girmek yerine, “Eğitim yatırımları neden gecikiyor? Bu okulları nasıl hızla tamamlarız?” sorularına odaklanmaları gerekir. Bildiğim kadarıyla 20’nin üzerinde okulun yenilenmesi gerekiyor ve bunların çoğu depreme dayanıksız. Bu gerçekten çok önemli bir mesele.
Örneğin Emek Lisesi uzun süredir gündemde. “Açılacak” denileli neredeyse iki yıl oldu; ancak hâlâ hizmete giremedi. Bu sürecin takibini yapması gerekenler, şehri yönetenlerdir. Özellikle milletvekillerimizin Eskişehir’e kaynak sağlama ve Milli Eğitim yatırımlarını hızlandırma konusunda yeterince etkili olmadığını düşünüyorum.
Önümüzde yapılması gereken yaklaşık 20 okul var. Bu okulların yenilenmesi şart. Acil yıkım kararı verilen dört okul için de yapım sürecinin ne kadar süreceği merak konusu. Genellikle bu tür projelerin en az üç yıl sürdüğü ifade ediliyor. Yani yıkılan okulların öğrencileri, en az üç yıl boyunca başka binalarda eğitim görmek zorunda kalacak.
Diğer illerde okullar kısa sürede yıkılıp yeniden yapılabiliyorsa, yeni okullar hızla tamamlanabiliyorsa, devlet gerekli ödeneği sağlıyorsa Eskişehir için de aynı imkânlar sağlanabilir. Yeter ki bu kaynakları etkin şekilde talep edelim ve sürecin takipçisi olalım."





