Tüm Emeklilerin Sendikası Eskişehir Şubesi Temsilciler Kurulu Üyesi Tuncer Erol şu ifadeleri kullandı;

"Bugün 30 Haziran Dünya Emekliler Günü. Sadece bir kutlama yapmak için değil, yıllarca çalışarak ülkemizin değerlerini üreten milyonlarca emeklinin sesi olmak için buradayız.

Biz emekliler; ömrünü çalışarak, üreterek, vergisini ödeyerek ve primini eksiksiz yatırarak geçirmiş insanlarız. Bugün talep ettiğimiz hiçbir hakkımız ayrıcalık değildir.

İsteğimiz; alın terimizin, emeğimizin ve yıllarca ödediğimiz primlerin karşılığı olan insanca yaşam hakkımızdır.

Ne yazık ki bugün milyonlarca emekli, artan hayat pahalılığı karşısında aylık geliriyle zorunlu temel ihtiyaçlarını bile karşılayamıyor. Gıda, barınma, enerji ve sağlık giderleri her geçen gün artarken emekli aylıkları da aynı hızla eriyor. Emekliler olarak geçinmeye değil, hayatta kalmaya çalışıyoruz.

Bizler sadaka değil, hakkımızı istiyoruz. Gerçek enflasyonun esas alındığı adil bir aylık artışı talep ediyoruz.

Bu amaçla Eskişehir'de, emeklilerin insanca yaşam hakkı ve taleplerini içeren 5 bin imza topladık. Bu imzaları Cumhurbaşkanına göndermek üzere bir araya geldik. Çünkü hiçbir bakanın bu konuda yetkisi bulunmuyor. Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi ile yönetiliyoruz ve yetki Cumhurbaşkanında bulunuyor.

Şimdi emeklilerin imzasına açtığımız metni okuyacağım.

Bugün buradan bir kez daha Cumhurbaşkanına çağrıda bulunuyoruz.

Emekliler ülkemizin yükü değil, değeridir. Biz, ülkemizin kalkınmasına yıllarca emek vermiş 17 milyon insanız. Ömrümüzün son dönemlerini açlık sınırının altında kalan bir aylıkla ve yoksulluk içinde geçirmek istemiyoruz. Derhal adaletli bir gelir dağılımı düzenlemesi yapılmalı, buna uygun emekli aylıkları yeniden düzenlenmelidir.

Emekliler olarak insan onuruna yaraşır bir yaşamın sağlanması için dayanışmayı ve birlikte mücadeleyi büyüteceğiz. İnsanca yaşayabileceğimiz bir emeklilik düzeni kuruluncaya kadar haklarımızı ve taleplerimizi dile getirmeye, alanlarda sesimizi yükseltmeye devam edeceğiz.

Yaşasın örgütlü mücadelemiz.

Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz."