Eskişehir’de düzenlenen “Demokrasiyi Yargılıyoruz” başlıklı etkinlik, geniş katılımla gerçekleştirildi. Özellikle hukuk, demokrasi ve temsil konularının ele alındığı buluşmada katılımcılar fikir alışverişinde bulundu.

Avukat Mehmet Ektaş’ın konuşmacı olarak yer aldığı etkinlikte, Eskişehir Küçük Millet Meclisi de organizasyona katkı sundu. Katılımcılar, ortak düşünme ve tartışma ortamında bir araya gelerek kentin toplumsal hafızasına ve geleceğine dair değerlendirmelerde bulundu.

Özdilek Sanat Merkezi’nde gerçekleşen programda, farklı görüşlerin bir arada ifade edilmesi dikkat çekerken, etkinliğe olan ilgi organizasyonun amacına ulaştığını gösterdi. Katılımcılar, benzer buluşmaların devam etmesi gerektiğini vurguladı.

Eskişehir Küçük Millet Meclisi Hammalı Sevim Şahin şu ifadeleri kullandı;

“Bugün burada sadece bir kavram değil, hepimizin hayatına dokunan bir sistem için buradayız. Demokrasiyi yargılıyoruz. Başlığı belki çok sert görünebilir ama aslında bir yüzleşmeye davetti bu çalışmamız. Çünkü demokrasi sadece sandıkta oy vermek değil, aynı zamanda adalet, eşitlik, özgürlük ve hukuk devleti ile birlikte anlam kazanan bir yaşam biçimidir.

Peki bugün geldiğimiz noktada demokrasi gerçekten ne kadar güçlü? Halkın iradesi ne kadar doğru yansıyor? Yargı bağımsızlığı, ifade özgürlüğü ve eşit yurttaşlık ilkeleri ne kadar korunabiliyor? Bu soruların kolay cevapları yok ama şunu biliyoruz ki demokrasi kendisini sorgulayabildiği ölçüde güçlüdür. Bugün aramızda bir hukuk insanı var. Kendisiyle birlikte demokrasinin hukukla ilişkisini, yargının bağımsızlığını ve sistemin güçlü, zayıf yanlarını konuşacağız.”

Adaletin Hukuku ve Parlamenter Demokrasi İdeali Derneği (AHPADİ) Başkanı Mehmet Ektaş şu ifadeleri kullandı:

“Demokrasiye insanlık çok yüksek anlamlar bağlıyor. Bütün refah ve mutluluğun yolunun demokrasiden geçtiğini düşünüyor ve bu talep gün geçtikçe artıyor. Ancak demokrasinin insanların beklentilerini karşılamakta da çok zorlandığını görüyoruz. Bu nedenle demokrasiye yönelik ciddi eleştiriler getirilmeye devam ediliyor.

Bugün ülkemizde demokratik ortama baktığımızda sıkıntıları hep beraber görüyoruz. Nelerin sıkıntılı alanlar olduğu tespitlerini yapabiliyoruz. Ancak gündemi oluşturan tartışmalara baktığımızda; tartışmaların demokrasinin iyileştirilmesi ve bu iyileştirmenin topluma sağlayacağı faydaların anlatımından daha çok, günlük kısır çekişmeler üzerine yoğunlaştığını, entelektüel bir tartışmanın Türkiye'de bir türlü gündem oluşturamadığını görüyoruz.

Demokrasinin belirleyicisi olan 3 tane temel girdisi var. Bunlardan birincisi seçmen, ikincisi seçilenler, üçüncüsü de sistemdir. Bugün demokrasinin yaşadığı sorunlarda her üçünün de belli ölçeklerde sorumlulukları var. Bu sorumlulukların neler olduğunu bu konferansta anlatmaya çalışacağız, katılımcıların katkılarını da almaya çalışacağız. Sonunda sistem dizayn ederek yöneticilerin yani seçilenlerin ve seçmenlerin hatalarını yeni bir sistem, yeni bir demokrasi dizaynı ile ortadan kaldırabilir miyiz, en azından azaltabilir miyiz?

Demokrasinin mutlaklığı çerçevesinde en azından iyileştirilmesini sağlayacak hangi adımları atabiliriz? Bunlar üzerine bir tartışma yapmak üzere bu programı düzenledik.”