Filistin’e Destek Platformu adına konuşan Mehmet Şirin Aslan şu ifadeleri kullandı;

“7 Ekim’den bu yana Gazze’de yaşananlar, insanlığın ortak hafızasında derin bir yara olarak durmaya devam etmektedir. Bu süreçten itibaren ortaya çıkan tablo, temel insani değerlerin ağır şekilde ihlal edildiği bir duruma dönüşmüştür. Sivillerin hedef haline geldiği, yaşam alanlarının daraldığı ve insani yardımın dahi tartışma konusu yapıldığı bir ortamdan söz ediyoruz.

Bugün burada dile getirdiğimiz konu, bu sürecin yeni bir halkasıdır. Gazze’ye insani yardım ulaştırmak amacıyla yola çıkan Küresel Sumud Filosu’na İsrail güçleri tarafından uluslararası sularda yapılan saldırı, açık biçimde kabul edilemez bir müdahaledir. Gece saatlerinde insansız hava araçları ve çeşitli elektronik sinyal kesme faaliyetleriyle, insani yardım taşıyan sivil girişimin güvenliğinin olumsuz etkilendiği ve katılımcıların baskı ve yönlendirmeye maruz kaldığı yönünde bilgiler kamuoyuna yansımıştır. Uluslararası sularda seyir serbestisi ve güvenliği, tüm devletlerin ve sivil girişimlerin ortak güvencesi altındadır. Bu ilkenin ihlal edilmesi, uluslararası düzenin temelini zedeleyen bir yaklaşımdır.

Küresel Sumud Filosu, Gazze’de yaşanan insani felakete dikkat çekmek ve bölgeye temel insani yardım ulaştırmak amacıyla yola çıkmıştır. Bu tür girişimlerin hedef alınması, insani yardım faaliyetlerini suç gibi gösteren bir anlayışın ortaya çıktığını göstermektedir. Bu durum, kabul edilmesi mümkün olmayan bir noktadır.

Buradan açık şekilde ifade ediyoruz: Bu hukuk tanımaz eyleme karşı uluslararası toplum sessiz kalmamalıdır. Ortak bir tutum alınması, uluslararası sistemin tutarlılığı açısından bir zorunluluktur.

Filoda yer alan vatandaşlarımızın ve diğer yolcuların durumu yakından takip edilmektedir. Sürecin her aşaması dikkatle izlenmekte ve gerekli adımlar atılmaktadır. Bugün burada ortaya konan duruş, daha geniş bir çerçevede, insan onurunu, adaleti ve temel hakları savunan bir yaklaşımın ifadesidir.

Gazze’de yaşanan insani krizin derinleşmesine seyirci kalınmaması gerektiği açıktır. Bu tür gelişmeler karşısında uluslararası toplumun sorumluluk üstlenmesi, insani değerlerin korunması açısından hayati önemdedir.

Son olarak şunu ifade etmek gerekir:
Temennimiz ve inancımız odur ki en kısa zamanda Gazze özgürlüğüne kavuşacak, zulüm sona erecek ve özgür bir Gazze, insanlığın ortak vicdanında yerini bulacaktır.

Bu nedenle buradan tüm dünyaya ve tüm vicdan sahibi insanlara çağrımızdır: Herkesi Gazze’nin sesi olmaya, adaletin yanında saf tutmaya davet ediyoruz. Özgür Gazze’de buluşmak üzere.”