Eskişehir'de konuşan Gülcan Çetin şu ifadeleri kullandı:

“Ben bir mahkûm annesiyim. Evladım 5 yıldır cezaevinde. Ben evladım için değil, içerideki binlerce evlat için buradayım. Yüreği yanan, kül olan anneler ve eşler için buradayım.

Bu gördüğünüz anneler ve eşler o kadar zor durumda ki… Cumhurbaşkanım, Türkiye’yi 25 yıldır aydınlattığını şiar edinmiş bir lider olarak kör kuyularda kalmış evlatlarımızı, karanlıklarda kalmış yuvalarımızı da aydınlat diye geldim.

Cumhurbaşkanım, sen koskocaman, merhametli bir yüreğe sahip bir lidersin. ‘Cennet annelerin ayakları altındadır.’ diyen tek lidersin. Sen her sözünde, her konuşmanda ‘Ben annemin ayağını öperdim.’ diyerek rahmetli annenden bahsedersin.

Cumhurbaşkanım, biz bu evlatlara sahibiz ama yoklar. Cumhurbaşkanım, ben senin kapına geldim. Sana yalvarmaktan gocunmuyorum, derdimi anlatmaktan gocunmuyorum.

Dünyadaki kötülüklere, çirkinliklere ve İslam ülkelerine yapılan düşmanlıklara karşı ‘Dur.’ diyen tek lider sensin, Cumhurbaşkanım. İslam ülkelerine yapılan çirkinliklere karşı bizler bir olalım, beraber olalım. Onların istediği fırsatı onlara vermeyelim, Cumhurbaşkanım.

Yaşlanan şu Türk toplumunda binlerce genci içeride çürütme, ne olursun Cumhurbaşkanım.

Allah, Muhammed aşkına, ben şu anda bir yanım evladımdan, bir yanım amansız bir hastalıkla mücadele eden eşimden dolayı kırık bir insanım, Cumhurbaşkanım.

Ben bu ülkeye tonlarca süt veren, sayısız buzağı yetiştiren bir Türk kadınıyım. Ama çarem kalmadı Cumhurbaşkanım. Arkamda duracak kimsem kalmadı benim, kalmadı.

Ne olursun Cumhurbaşkanım. Evladımın 5 yıllık mahkûmiyeti boyunca öyle anneler, öyle güçlü kadınlar tanıdım ki… Şu kadınların hepsi birer cevher.

Evlatlarını ayakta tutmak için, şu kirlenen dünyada anne ve baba bir arada evlat yetiştiremezken bu kadınlar tek başlarına evlatlarını yetiştirmeye, kocalarına yetişmeye, ayrıca ailelerini dimdik ayakta tutmaya uğraşıyorlar.

Cumhurbaşkanım, evlatlarımız bize sorulduğu zaman başımız öne eğiliyor. Kaldır bizim başımızı.

Biz seni 25 senedir sevdik. Neden? Yaşlıya değer verdin, kadınlara değer verdin, evlatlarımıza gelecek hazırladın.

Cumhurbaşkanım, barış ve bütünlük olsun ne olursun. Şu İslam düşmanlarına fırsat verme. Artık o kadar korkusuzlar ki Müslümanların en kutsal yerleri olan ibadethaneleri bile eğlence yerine çevirecek kadar çirkinleştiler. Bunlara fırsat verme Cumhurbaşkanım.

Ne olursun Cumhurbaşkanım. Buradaki ailelere, eşlere sorun. Evlatlarımız telefon ettiğinde ilk sorularını biliyor musunuz? ‘Haber var mı?’

Ne olursun Cumhurbaşkanım, o haberi bize ver, biz de onlara verelim. Allah rızası için Cumhurbaşkanım.”