Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Eskişehir İl Koordinasyon Kurulu adına konuşan Salih Eğerci şu ifadeleri kullandı;

"Temmuz zamları insanca yaşam hakkını esas almalıdır. Son yıllarda uygulanan ekonomi politikaları sonucu milyonlarca emekçi ve emekli her geçen gün daha da yoksullaşmaktadır. Ücretler yüksek enflasyon karşısında hızla erirken, temel tüketim maddeleri, kira, enerji, ulaşım ve diğer zorunlu yaşam giderlerindeki artış, halkın alım gücünü her geçen gün daha fazla düşürmektedir. Açıklanan resmi enflasyon rakamları ile yurttaşlarımızın çarşıda, pazarda ve markette yaşadığı gerçek hayat pahalılığı arasındaki uçurum giderek büyümektedir.

Temmuz ayında kamu emekçilerinin ve emeklilerin maaş artışları açıklanacaktır. Ancak artık herkesin bildiği bir gerçek vardır ki; ücret artışları tartışmalı resmi enflasyon verilerine, bütçe kısıtlarına ya da sermayeyi önceleyen ekonomi politikalarına göre değil, halkın yaşadığı gerçek yaşam koşullarına göre belirlenmelidir. Emekçiye ve emekliye, insan onuruna yaraşır bir yaşamı sağlayacak ücret verilmelidir.

Ancak kamuda çalışan mühendisler, mimarlar ve şehir plancıları açısından yaşanan sorun yalnızca yüksek enflasyon ve hayat pahalılığı değildir.

Ülkemizin sanayisinde, enerji üretim ve iletiminde, elektrik, su ve ulaşım altyapılarında, kentleşmede, çevrenin korunmasında, afet risklerinin azaltılmasında ve kamu hizmetlerinin yürütülmesinde büyük sorumluluk üstlenen mühendis, mimar ve şehir plancıları yıllardır sistematik biçimde ekonomik ve sosyal hak kayıplarına uğratılmaktadır.

Kamuda çalışan meslektaşlarımız; sahip oldukları eğitim, uzmanlık, teknik bilgi, imza yetkisi ve üstlendikleri hukuki sorumluluklarla kıyaslanamayacak düzeyde düşük ücretlerle çalıştırılmaktadır. Mesleki sorumlulukları sürekli artarken maaşları ve özlük hakları her geçen yıl gerilemekte, ücretleri yoksulluk sınırının altında kalmaktadır. Bu durum yalnızca mühendis, mimar ve şehir plancılarının değil, kamusal hizmetlerin niteliğinin de zayıflamasına neden olmaktadır.

Bugün kamuda çalışan birçok mühendis, mimar ve şehir plancısı ekonomik nedenlerle mesleğini bırakmakta, başka sektörlere yönelmekte ya da yurt dışında çalışma arayışına girmektedir. Kamunun yetişmiş teknik insan gücünü kaybetmesi, ülkemizin geleceği açısından ciddi bir sorundur.

Nitelikli kamusal hizmet, ancak nitelikli teknik personelin insanca yaşayabileceği çalışma koşullarıyla mümkündür.

Bugün açıklanan; Memur ve memur emeklilerine reva görülen %13,51 zam oranını kabul etmiyoruz. Hayat pahalılığının her geçen gün arttığı, temel ihtiyaçların sürekli zamlandığı bir ortamda bu artış, alım gücünü korumaktan uzaktır.

Ayrıca, ücret artışlarının belirlenmesinde esas alınan TÜİK enflasyon verilerinin gerçek yaşam maliyetlerini yansıtmadığına inanıyor ve bu verileri kabul etmiyoruz. İnsanca yaşamaya yetecek, refah payını da içeren adil bir ücret artışı talep ediyoruz.

TMMOB Eskişehir İl Koordinasyon Kurulu olarak bir kez daha vurguluyoruz ki; Temmuz ayında yapılacak maaş artışları gerçek yaşam maliyetleri esas alınarak belirlenmeli, tüm kamu çalışanlarına en az %35 oranında ek zam yapılarak yıllardır süregelen gelir kayıpları telafi edilmelidir. Özellikle kamuda görev yapan mühendis, mimar ve şehir plancılarının ücretleri; aldıkları eğitim, sahip oldukları uzmanlık, üstlendikleri teknik ve hukuki sorumluluklar ile kamu adına yürüttükleri hizmetlerin niteliği dikkate alınarak yeniden düzenlenmelidir.

Kamuda çalışan mühendis, mimar ve şehir plancılarının yıllardır biriken ekonomik ve özlük hak kayıpları giderilmeli; teknik sorumluluklarının karşılığı olan ücret ve tazminatlar günümüz koşullarına uygun hale getirilmelidir. Teknik Hizmetler Sınıfının sorunları çözüme kavuşturulmalı, mühendislik hizmetlerinin gerektirdiği mali haklar yeniden düzenlenmeli, ek gösterge başta olmak üzere tüm mali ve sosyal haklar iyileştirilmeli, ek ödemelerin tamamı emekliliğe yansıtılmalıdır. Emekli mühendis, mimar ve şehir plancılarının aylıkları da insanca yaşam koşullarını sağlayacak düzeye yükseltilmelidir.

Kamu kurumlarında liyakat esas alınmalı, teknik personel istihdamı artırılmalı, güvencesiz ve sözleşmeli çalışma uygulamalarına son verilmelidir. Mühendislik, mimarlık ve şehir plancılığı hizmetlerinin kamusal niteliğini koruyacak düzenlemeler hayata geçirilmeli, meslek alanlarımızın itibarı güçlendirilmelidir. TMMOB'nin uzun yıllardır dile getirdiği Mühendislik Meslek Kanunu bir an önce çıkarılmalı, kamuda çalışan mühendis, mimar ve şehir plancılarının mesleki statüsü, görev tanımları ve özlük hakları yasal güvence altına alınmalıdır.

Vergide adalet sağlanmalı, ücretliler üzerindeki ağır vergi yükü azaltılmalı, gelir vergisi dilimleri çalışanları yoksullaştıran bir araç olmaktan çıkarılmalıdır. Enerji, barınma, sağlık, eğitim ve ulaşım gibi temel kamusal hizmetler piyasanın insafına bırakılmamalı; toplumun tüm kesimlerinin eşit, nitelikli ve erişilebilir biçimde yararlanabileceği kamusal bir anlayışla sunulmalıdır.

Bir kez daha ifade ediyoruz ki; mühendis, mimar ve şehir plancılarının emeğinin değersizleştirilmesi yalnızca meslektaşlarımızın sorunu değildir. Bu durum güvenli yapıların, güvenilir enerji sistemlerinin, sağlıklı kentlerin, sürdürülebilir altyapının ve nitelikli kamu hizmetlerinin geleceğini de doğrudan etkilemektedir.

İnsanca yaşayacak ücret, güvenceli çalışma, meslek onuruna yakışır özlük hakları ve adil bir gelir dağılımı bir ayrıcalık değil, temel bir haktır.

TMMOB Eskişehir İl Koordinasyon Kurulu olarak kamuda çalışan ve kamudan emekli olan mühendis, mimar ve şehir plancılarının haklı taleplerini savunmaya, yaşanan ekonomik ve özlük hak kayıplarının giderilmesi için mücadeleyi büyütmeye ve tüm emekçilerle dayanışma içinde bu mücadelenin takipçisi olmaya devam edeceğiz.

İnsanca yaşam haktır. İnsan onuruna yakışır bir yaşam ve insanca yaşanacak bir ülke istiyoruz. Mühendis, mimar ve şehir plancılarının hakları derhal teslim edilmelidir."