Namık Kemal Ortaokulu Velileri adına konuşan Berna Arslan şu ifadeleri kullandı;

Bizler Eskişehir Namık Kemal Ortaokulu velileri olarak bugün burada çocuklarımızın güvenliği, eğitimi ve geleceği için sesimizi duyurmak amacıyla toplanmış bulunuyoruz.

Deprem nedeniyle zarar gören dört okulun yıkım kararının alınmış olduğunu biliyoruz. Elbette ki öğrencilerimizin güvenliği her şeyden önce gelir ve riskli yapıların boşaltılması doğru bir karardır. Ancak alınan yeni yerleştirme kararının, Namık Kemal Ortaokulu öğrencileri açısından ciddi riskler ve mağduriyetler doğuracağını düşünüyoruz.

Edindiğimiz bilgilere göre Mehmetçik Anadolu Lisesi’nin geçici olarak okulumuza taşınması planlanmaktadır. Okulumuz iki bloktan oluşmaktadır ve bu süreçte blokların ayrılması için fiziki önlemler alınacağı belirtilmektedir. Ancak hangi önlem alınırsa alınsın, ortaokul çağındaki çocuklarımız ile lise çağındaki gençlerin aynı kampüs içerisinde bulunmasının doğuracağı riskler göz ardı edilemez.

Lise ile ortaokul denk değildir. Gelişim dönemleri, psikolojik hassasiyetleri, sosyal yapıları ve eğitim ihtiyaçları birbirinden farklıdır. Ortaokul öğrencileri erken ergenlik dönemindeyken, lise öğrencileri çok daha farklı bir yaş ve gelişim evresindedir. Bu iki kademenin aynı yerleşke içerisinde bulunması pedagojik açıdan sağlıklı değildir.

Bizler lise öğrencilerinin mağdur edilmesini istemiyoruz. Ancak çözümün lisenin yine bir liseye yerleştirilmesi olduğuna inanıyoruz. Eğitim kademelerinin kendi yapısına uygun şekilde planlanması hem güvenlik hem de eğitim kalitesi açısından daha doğru olacaktır.

Biz velilerin en büyük kaygısı güvenliktir.

Bugün akran zorbalığının, şiddetin ve okul içi disiplin sorunlarının ülke genelinde arttığı bir dönemde; yaş grupları arasında ciddi fark bulunan iki okulun aynı bahçeyi, aynı çevreyi ve ortak alanları paylaşacak olması çocuklarımız açısından psikolojik ve fiziksel riskler oluşturmaktadır.

Ayrıca okulumuz şu anda tam gün eğitim vermektedir. Planlanan uygulama ile ikili eğitime geçilmesi ve ders sürelerinin 30 dakikaya düşürülmesi söz konusudur. Bu durum çocuklarımızın akademik başarısını doğrudan etkileyecek, eğitim kalitesini düşürecek ve zaten zor bir dönemden geçen öğrencilerimizi daha da olumsuz etkileyecektir.

Bizler yaklaşık 800 öğrencinin velisi olarak şunu açıkça ifade etmek istiyoruz:
• Çocuklarımızın güvenliğinden taviz verilmesini istemiyoruz.
• Eğitim kalitesinin düşürülmesini istemiyoruz.
• Ortaokul çağındaki çocuklarımızın lise öğrencileriyle aynı yerleşkede bulunmasını istemiyoruz.
• Lise eğitiminin kendi kademesine uygun bir lisede sürdürülmesini talep ediyoruz.

Bu talebimiz herhangi bir kurumu hedef almak değil; tamamen çocuklarımızın üstün yararını gözetmek içindir.

Buradan özellikle Sayın Valimiz Ercinç Yılmaz’a seslenmek istiyoruz:

Sayın Valimiz, siz bu ilin en üst mülki amiri olarak tüm çocuklarımızın güvenliğinden ve huzurundan sorumlusunuz. Bizler veliler olarak size güvenmek, sesimizin duyulacağına inanmak istiyoruz. Kapıların kapanmasını değil, istişare kapılarının açılmasını bekliyoruz. Bu kararın çocuklarımız üzerindeki etkilerinin yeniden değerlendirilmesini, alternatif çözümlerin masaya yatırılmasını ve biz velilerle sağlıklı bir iletişim kurulmasını talep ediyoruz. Bizler sorun çıkarmak için değil; çözümün parçası olmak için buradayız.

Sayın İl Milli Eğitim Müdürümüz Sinan Aydın’dan beklentimiz; eğitim kalitesini düşürmeyecek, güvenliği riske atmayacak ve tüm öğrencilerin hakkını koruyacak bir planlamanın yapılmasıdır.

Bizler siyasi değil, vicdani bir duruş sergiliyoruz.
Bu bir anne-baba sorumluluğudur.
Bu bir çocuk güvenliği meselesidir.

Karar kesinleşmeden önce sesimizin duyulmasını, bu planlamanın yeniden gözden geçirilmesini ve kamuoyuna şeffaf bir açıklama yapılmasını talep ediyoruz.

Çocuklarımızın güvenliği tartışma konusu değil, öncelik olmalıdır.