Eğitim-Bir-Sen Eskişehir 1 Nolu Şube Başkanı İbrahim Akar, Eskişehir’de 2 bini aşkın norm fazlası öğretmen bulunduğunu belirterek, yeni atama süreci, ek ders gelirleri ve aile bütünlüğü konusunda değerlendirmelerde bulundu. İbrahim Akar, il emri uygulamasının yeniden hayata geçirilmesi halinde sayının 2 bin 500’e kadar çıkabileceğini söyledi.
Eğitim-Bir-Sen Eskişehir 1 Nolu Şube Başkanı İbrahim Akar şu ifadeleri kullandı;
"Eskişehir'de 2 bini aşkın norm fazlası öğretmen bulunuyor. Aslında okulların öğretmen ihtiyacının karşılanması açısından baktığımızda bu avantajlı bir durum olarak görülebilir. Ancak norm fazlası öğretmen sayısının bu kadar yüksek olması, öğretmenler açısından bazı sorunları da beraberinde getiriyor.
Öncelikle okullardaki toplam ders yükü daha fazla öğretmen arasında paylaştırılıyor. Dolayısıyla öğretmenlere ek ders geliri sağlayacak ilave görevler verilemeyebiliyor. Ek ders imkânı ortadan kalktığında öğretmen yalnızca maaşıyla geçinmek zorunda kalıyor. Bu durum da doğal olarak öğretmenleri ekonomik açıdan etkiliyor.
Norm fazlası öğretmenlerle ilgili Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yayımlanan takvim doğrultusunda yeni bir atama süreci başlayacak. İlk olarak isteğe bağlı atamalar yapılacak. İsteğe bağlı atamayla sonuç alınamadığı takdirde resen atama gündeme gelecek. Bu durumda öğretmenlerin görev yaptıkları ilçenin dışına, belirlenen ilçe grupları içerisindeki farklı okullara atanması söz konusu olabilecek. Şu anda Eskişehir'deki norm fazlası öğretmen sayısına baktığımızda yaklaşık 2 bin kişiden söz ediyoruz.
Bir de aile bütünlüğü konusu var. Çalışanların aile bütünlüğünün korunması anayasal bir haktır. Milli Eğitim Bakanlığı bu hakkın sağlanması adına il emri uygulamasını yeniden hayata geçirebilir. Biz de Eğitim-Bir-Sen olarak il emri uygulamasının getirilmesi gerektiğini ifade ediyoruz. Aile bütünlüğü dikkate alınarak tayinler gerçekleştirildiğinde Eskişehir'deki norm fazlası öğretmen sayısı belki 2 bin 500'e kadar çıkabilir. Norm fazlası öğretmen sayısının daha da yükselmesi, öğretmenlerin yaşadığı stresi artıracaktır.
Bu durumun ekonomik boyutu da var. Örneğin bir okulda toplam 60 saat ders olduğunu düşünelim. Normal şartlarda bu 60 saatlik ders yükünü üç öğretmen paylaşacakken, aynı ders yükünü beş ya da altı öğretmen paylaşmak zorunda kaldığında öğretmen başına düşen ders saati azalıyor. Ders saatinin azalması da ek ders gelirinin düşmesi anlamına geliyor. Dolayısıyla norm fazlası öğretmen sayısındaki artış sadece norm fazlası durumunda bulunan öğretmenleri değil, aynı okulda görev yapan diğer öğretmenleri de ekonomik açıdan etkileyebiliyor.
Bir tarafta öğretmenlerin kendi görev yerleriyle ilgili yaşadığı belirsizlik, diğer tarafta ders yükünün daha fazla öğretmen arasında paylaşılmasından kaynaklanan gelir kaybı var. Şu anda eğitim camiasında öğretmenler açısından öne çıkan önemli meselelerden biri bu.
Bunun yanında Eskişehir'de depreme dayanıksız olduğu gerekçesiyle boşaltılan okullarımız bulunuyor. Son günlerde yine 5-6 okulla ilgili bu yönde kararlar geldi. Elbette bu incelemelerin yapılması gerekiyor. Çünkü yıllar önce yapılmış okul binalarının depreme karşı dayanıklı olup olmadığının ortaya çıkarılması son derece önemli.
Ancak bundan sonraki incelemelerde 5-10 okul için daha güçlendirme veya yıkım kararı çıktığını düşünelim. Böyle bir durumda Eskişehir'de eğitim öğretim açısından ciddi bir planlama ihtiyacı ortaya çıkacaktır. İki okulun aynı binayı kullanması, öğrencilerin sabahçı ve öğlenci olarak eğitim görmesi ya da öğrencilerin kendi mahallelerinden çok daha uzaktaki okullara gitmek zorunda kalması gibi sorunlarla karşılaşabiliriz.
Bu nedenle devam eden okul yatırımlarının mümkün olduğunca hızlı tamamlanması gerekiyor. Şu anda ihalesi yapılmış, inşaatı devam eden, yapım, ihale veya yıkım süreçleri sürdürülen okullarımız var. Bunların bir an önce tamamlanarak eğitim öğretime hazır hale getirilmesi önemli.
Sizler de basın mensupları olarak takip ediyorsunuz. Geçtiğimiz yıl Eskişehir'de yaklaşık 15 okul için açılış veya temel atma programları gerçekleştirildi ve yeni okullar eğitim öğretime kazandırıldı. Bu dönemde de yeni okulların Eskişehir'e kazandırılması devam edecektir.
Ancak yapılan incelemelerde yeni dayanıksız okul binaları ortaya çıkar ve bu okullar için güçlendirme ya da yıkım kararı alınırsa eğitim öğretim sürecinin planlanması daha da zorlaşabilir. Şu an itibarıyla sahada gördüğümüz temel meseleler bunlar."





