AK Parti Eskişehir Milletvekili Nebi Hatiooğlu'nun Emek Mahallesi, 71 Evler Mahallesi ve 75. Yıl mahallelerinin ayrılarak Eskişehir'e üçüncü bir merkez ilçe kurulmalı önerisi üzerine konuşan Saadet Partisi Eskişehir İl Başkanı Fesih Bingöl şu ifadeleri kullandı;
"Özellikle ben şehirlerin, ilçelerin ya da bölünmesiyle ilgili farklı bir düşüncem var. Bir kere bu bir siyasi kararla olabilir ancak ama fiziken, coğrafik olarak da bölünebilmesi mümkün müdür, bunu da tartışmak lazım özellikle. Ama temelde bölündüğü zaman yeni bir ilçe kurulacaksa oradaki insanlara daha iyi hizmet gidecekse bununla ilgili elbette hayır diyemeyiz. Ama bugün İstanbul'a baktığımız zaman nüfusu 1 milyonun üzerinde olan ilçeler var. Dolayısıyla bu nüfusla ilgili değil. Bence şehrin fiziken bölünmesiyle ilgili bir olaydır bu; eğer fiziken bölünebiliyorsa bu olabilir. Ancak Nebi Hatipoğlu'nun bu çıkışın ben bir siyasi olduğunu düşünüyorum. Çünkü şu an Türkiye’yi yöneten bir anlayış var, 23 yıldan beri Türkiye’nin tüm illerinde, ilçelerinde ülkeyi yöneten bir anlayışın ülkeyi ne hale getirdiğini görüyoruz. Eskişehir'de Odunpazarı 2 ilçeye bölündüğü zaman oraya daha iyi hizmet gidebilir demek bizim arzu ettiğimiz bir şey. Ama bunun reel olmadığını rahatlıkla söyleyebilirim çünkü Türkiye büyük bir fotoğrafla baktığımız zaman mevzunun öyle olmadığını görüyoruz. Çünkü ekonomiden ekolojiye, tarımdan sanayiye, adaletten hukuka savrulan bir ülke var. Dolayısıyla burada insanlarımız gerçekten yarınlarına umutla bakamıyor. Özellikle dış gelişmeler Türkiye’yi ciddi şekilde etkilerken burayı Eskişehir’in gündemine getirmek bambaşka bir şey.
Ben başka bir şey söylüyorum, elbette burada niyet okumak çok mümkün değil. Yani burada bir 2. ilçe oluşturulacağı, daha doğrusu Odunpazarı 2 ilçe olduğu zaman Eskişehir açısından da 3 ilçe olduğu zaman birileri siyaseten "Biz burayı yani oranın seçmen kültürü açısından kazanabiliriz." diye düşünebilir. Böyle bir mantık da olabilir. Yani kazansanız ne olur? Dolayısıyla ben onu söylüyorum çünkü Eskişehir’imizin çözüm bekleyen ve yerel hükümetin yapabileceği çok ciddi hizmetler varken deprem, su, kentsel dönüşümle ilgili üzerine düşeni yapamayanlar bugün şehri farklı siyasi mülahazalarla "Tekrar bölelim." ifadesini kullanıyorlar. Bunun ben, demin de sözümün başında ifade ettim bir inşaat mühendisi olarak söylüyorum, bu karar almak çok kolay değil; fiziken bölünmeye de müsait olması lazım, bu çok önemli. Yani bir şehir düşünün, geniş bir alana yayılmış; dolayısıyla burada hizmetlerin oraya gitmesi gerçekten sıkıntılı olabilir. Bunu fiziken bölebilirsin ama Eskişehir gerçeğine, Eskişehir'e baktığımız zaman böyle bir bölünmenin çok reel olmadığını, çok mümkün olmadığını söyleyebilirim. Dolayısıyla burada ben bir Saadet Partisi olarak elbette insanlara hizmet gidecekse daha küçük parçalara bölünerek bu hizmetin gitmesinin doğru olduğunu savunanlardan biriyim ama mantığımın bu olmadığını biliyorum çünkü Türkiye ölçeğinde baktığımız zaman maalesef aynı hizmetin aynı yerlere gitmediğini düşünüyorum.
Ama bir şey daha burada önemli, ben burada bu Nebi Bey’in açıklamalarını saygıyla karşılıyorum fakat burada bir mülahaza var, siyasi bir mülahaza. Burada Eskişehir’de şehir merkezinde AK Partili bir belediye arzusu var. Ben diyorum ki Eskişehir’in bütün belediyeleri AK Partili olsa ne olur? Hiçbir şey değişmez. Dolayısıyla burada bence meseleye çok daha büyük boyutuyla bakmamız lazım. Elbette burada Sayın Kazım Kurt’a da benim aslında bu açıklamalarla ilgili bir tavsiyem olacak. Niye bunu söylüyorum? Evet, Odunpazarı büyük bir ilçe ama hizmetin her alana eşit şekilde gitmediğini ben de düşünenlerden biriyim. Dolayısıyla sosyal belediyecilik anlamında, adil belediyecilik anlamında bu hizmetin her noktaya eşit gitmesi açısından belediyelerin bu konuda adil davranması gerekir. Eğer halkla bir bütünleşme olursa zaten geçmişte kendisine oy veren insanların rızasını almış ama oy vermeyen insanları da mutlu etmek adına eşit ve adil bir hizmetin gitmesi lazım. Mesela ben bu kentsel dönüşüm ve kentsel yenileme ile ilgili 4 mahallede yapılan ve geçen bir yapılan basın açıklamasıyla işte sayı veriliyor; 37-47 tane daireden oluşan bir kentsel yenileme. Bu bir yerden başlamak lazım, ben onun çok daha büyük potansiyelli olmasını düşünüyordum. Eskişehir bunu hak ediyor çünkü Eskişehir’imiz gerçekten depreme hazır bir şehir değil. Özellikle bu konuda belediyelerin üzerine düşeni yapması lazım, daha ileriye gitmek gerekiyor. Burada eğer belediyeler bu konuda merkezi hükümetten destek talep ediyorsa bunu Eskişehir’in gündemine getirmek lazım çünkü bu iş sadece belediyelerin değil, merkezi hükümetin de görevidir. Ben buradan Sayın Milletvekilimize bir soru sormak istiyorum: 2012 yılında, 2013 yılında Eskişehir’de 8 mahalleyi ilgilendiren; Gündoğdu Mahallesi’nde 285 dönüm, Mamuca-Sarıçayır’da 695 dönüm afet riski altındaki alan kanun marifetiyle ilan edildi. Kanun çok açık; belediyeler eğer bu işi yapmazsa merkezi hükümet yapar deniliyor. Bence bu hizmetlere yönelirlerse Eskişehir’e daha iyi bir hizmet yapılabilir. Son cümlem şu olsun: Ben Odunpazarı bölgesinin fiziken 2’ye bölünebileceğini savunanlardan değilim ama hizmetin eşit olarak gitmesiyle ilgili belediyelerin ve yerel hükümetin üzerine düşeni yapması gerektiğini söylüyorum. Çünkü Eskişehir’de yaşayan herkes bu hizmetlerden eşit ve adil istifade etmelidir diye düşünüyorum."