Türkiye Terziler Konfeksiyoncular ve Giyim Sanatkârları Federasyonu Genel Başkanı Ali Sefa Şen şu ifadeleri kullandı;
Yaz sezonunu geride bıraktık. Esnaf açısından çok olumlu geçmeyen bir yaz sezonu yaşadık. Artık kışa geldik. Yağmur mevsimi başladı. Arkasından da ciddi soğuklar gelecek. Kış kapıya dayandı. Dolayısıyla vatandaşlarımız ellerindeki kışlık giysilerini çıkarmaya başladı. Ancak kıyafetlerini yenilemek veya yeni ürünler almak isteyenler de ihtiyaçlarını karşılamak için tekstil ürünlerine yönelecek.
Kış sezonunda esnafımızın her zaman beklentisi vardır. Beklentisi olmazsa ticaretini yapamaz, dükkânının kapısına kilit vurur gider. Dolayısıyla bu yıl da ticaretten ciddi beklentilerimiz var.
Bakanlıklarımızın aldığı kararlarla ürünlerde kredi kartıyla taksitlendirme süreleri ciddi anlamda uzadı. Bu düzenlemenin ticaretimize önemli katkı sağlayacağını ve ticaretin önünü açacağını düşünüyoruz. Daha önce üç veya altı taksitle, belirli sınırlamalar içerisinde alınabilen ürünler artık daha uzun vadeli taksitlerle edinilebilecek. Bunun ticaretimize ciddi katkıları olacaktır.
İnsanlar artık günlük yaşamlarını büyük ölçüde kredi kartlarıyla sürdürüyor. Kartlardaki kısıtlamalar, vatandaşların alışverişlerini ciddi anlamda sınırlandırdı. Bu kısıtlamaların esnetilmesiyle insanların ihtiyaç duydukları ürünlere ulaşması kolaylaşacak. Aynı zamanda esnafımızın ticaret yapmasının da önü açılacak. Böylece daha hareketli ve daha verimli bir ticaret ortamı oluşacak.
Kış öncesinde yapılan bu düzenleme, esnafımız açısından oldukça yararlı bir girişim oldu. Esnafımızın bu gelişmeden yararlanarak güzel bir ticaret dönemi geçireceğini umuyorum. Kış sezonundan ciddi beklentilerimiz var. İnşallah vatandaşlarımız taksitle de olsa ihtiyaçlarını karşılar, esnafımızın da yüzü güler.
Tabii her değişiklik beraberinde yenilikleri de getirir. Bizim en üst çatı kuruluşumuz olan Türkiye Esnaf ve Sanatkârlar Konfederasyonunun geçen hafta gerçekleştirilen genel kurulunda bir yönetim değişikliği yaşandı.
Yeni göreve gelen yönetimin, esnafımızın yararına ve çıkarlarına yönelik ciddi girişimlerde bulunacağına, önemli çalışmalar gerçekleştireceğine inanıyorum. Farklı düşüncelere sahip başkanlarımız seçimleri kazanarak göreve geldiler. Esnafımız adına önemli başarılara imza atacaklarını düşünüyorum.
Yapılacak yararlı çalışmalar hem esnafımıza hem de vatandaşlarımıza katkı sağlayacaktır. Kendilerine yeni görevlerinde başarılar diliyorum.
Bütün sektörlerde uzun yıllardır dile getirdiğimiz kayıt dışı çalışma sorunu bulunuyor. Son zamanlarda azaldığını umduğumuz ancak hâlâ devam eden kayıt dışı faaliyetler maalesef mevcut.
5362 sayılı Kanun’a göre ticaret yapacak, esnaflık veya sanatkârlık faaliyetinde bulunacak kişilerin gerekli kayıt işlemlerini tamamlaması gerekiyor. Maliye nezdinde vergi kaydını yaptıran kişilerin bilgileri, esnaf ve sanatkârlar siciline de yansıyor.
İş yeri açan veya ticari faaliyete başlayan herkesin bu kayıt işlemlerinin ardından belediyelerden iş yeri açma ve çalışma ruhsatı alması zorunlu. Sıhhi veya gayrisıhhi iş yerlerinin belediyeler tarafından kontrol edilmesi, gerekli belgelerin istenmesi ve uygun şartları taşıyan işletmelere ruhsat verilmesi gerekiyor.
Belediyelerin ruhsat işlemleri sırasında talep ettiği belgeler arasında oda kayıt belgesi de bulunuyor. Dolayısıyla esnaf siciline kaydı yapılan kişilerin sicil işlemlerini tamamlamaları, ardından ilgili meslek odalarına kayıt yaptırmaları gerekiyor. Böylece bütün resmî prosedürler yerine getirilmiş oluyor.
Ancak günümüzde maalesef vergi kaydını yaptırdığı hâlde esnaf siciline kaydolmamış, odasına kayıt yaptırmamış veya iş yeri açma ruhsatı almamış işletmeler bulunuyor. Oysa bu işletmelerin gerekli kayıtları yaptırması ve ruhsatlarını alması zorunlu.
İş yeri açma ruhsatını veren ve bu konudaki kontrolleri gerçekleştiren kurum belediyelerdir. Dolayısıyla belediyelerin zabıta birimlerinin bu işletmeleri takip etmesi ve gerekli denetimleri yapması gerekiyor.
Zaman zaman belediyelerimizin bu kontrolleri gerçekleştirdiğini biliyorum. Ancak denetimlerin yeterli düzeyde olduğunu söylemek mümkün değil. Belediyelerin farklı sorumlulukları ve yoğun çalışma programları bulunuyor. Buna rağmen iş yerlerinin ruhsat durumlarının mutlaka kontrol edilmesi gerekiyor.
Çünkü ruhsatsız faaliyet gösteren işletmelerin sıhhi veya gayrisıhhi iş yeri kapsamında değerlendirilmesi gereken durumları bulunuyor. Özellikle insan sağlığıyla doğrudan ilişkili işletmeler açısından bu kontroller büyük önem taşıyor. Lokantalar, büfeler ve berberler gibi işletmelerin gerekli sıhhi şartları yerine getirmesi ve ruhsatlarını alması zorunlu.
Esnaf siciline kaydolması gereken kişilere zaman zaman bilgilendirme mektupları gönderildiğini de biliyorum. Bu kişilerin kayıt bilgilerinin ilgili kurumlarda bulunduğunu düşünüyorum.
Dolayısıyla belediyelerin işletmeleri sık sık denetleyerek iş yeri açma ruhsatı alma zorunluluğunu hatırlatması gerekiyor. Bunun yanında Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliğinin de ilgili kişilere bilgilendirme yazıları göndererek vergi kaydının ardından sicil ve oda kayıtlarının tamamlanması gerektiğini hatırlatması lazım.
Bu işlemler bir tercih değil, yasal zorunluluktur.
İşletmelerin sıhhi veya gayrisıhhi olma durumları var. Özellikle lokanta ve berber gibi sıhhi iş yeri kapsamında bulunan işletmelerin mutlaka ruhsat alması gerekiyor.
Kayıt dışı faaliyetler aynı zamanda dolaylı vergi kaybına da neden oluyor. Bu işletmelerin takip edilmesi ve denetlenmesi de zorlaşıyor.
Bunun yanında kayıt dışı çalışan işletmeler, çevrelerindeki diğer esnafı da ciddi anlamda etkiliyor. Yasal yükümlülüklerini yerine getiren, vergisini ödeyen, sicil ve oda kayıtlarını yaptıran esnaf açısından bu durum olumsuz sonuçlar doğuruyor. Kayıt dışı faaliyetlerin diğer esnafı etkilememesi zaten mümkün değil.





