Öğrenci Kolektifleri Yürütme Kurulu üyesi Eylül Naz Doğan şu ifadeleri kullandı;
"Biz de üniversiteliler olarak birazcık anlatalım nasıl sorunlar yaşıyoruz, okuduğumuz üniversitelerde nelerle mücadele etmek zorunda kalıyoruz. Aslında öğretmenlerimizin elinde tuttuğu pankartta yazanlar oldukça gerçek bizim açımızdan da. Biz bir öğrenci değil, biz sanki bu okula nitelikli eğitim almak amacıyla gelen gençler değil de bir gerçekten de müşteri gözüyle bakılıyoruz.
Temel haklarımız dahi bizlere pazarlanmaya çalışılıyor. Temel haklardan bahsediyorum; beslenme, barınma, ulaşım. Bunların hiçbirisi bizlere ücretsiz bir şekilde, düşük ücretli bir şekilde sağlanmıyor artık. Üniversiteliler yoksullukla mücadele ederken, hatta yoksulluk bugün tüm halk kesimleri için bir gerçekken, bununla mücadele etmeye çalışırken bir de eğitim almak için girdiğimiz kurumlarda, eğitim almak için gittiğimiz alanlarda bu yoksulluğu daha çok üzerimizde hissediyoruz.
Biz okullara gittiğimizde sanki bize eğitim almaya gelen 18, 19, 20 yaşındaki gençler gibi değil de kafamızın üzerinde yazan rakamlarmış gibi bakılıyor. Ama bizim, işin komik tarafı kafamızın üzerinde hiçbir rakam yazmıyor, hiçbir yazı yazmıyor. Çünkü yoksullukla mücadele etmek zorundayız.
Yemekhane ücretlerinin devlet okullarında 50 TL'den başladığı yerlerde, vakıf üniversitelerinde 200 lira, 300 lira, 500 lira gibi fiyatlar konuluyor. Bir öğün yemekten bahsediyoruz. KYK bursu 4 bin lira.
Devlet üniversitelerinde 50 TL ile geçinilemiyorken vakıf üniversitelerinde bir öğüne verilecek paramız yok. Ki bu sadece beslenmeden bahsediyorum. Ulaşım kısmını, eğitim materyallerimizden bahsetmek dahi istemiyorum. Çünkü okullarımız bizleri müşteri olarak görmeye devam ederek hiçbir şekilde bunlara da karşılamada destek olmuyor. Tamamen yükü bizim üzerimize bırakıyor.
O yüzden bu mücadelede akademisyenlerimizle, öğretmenlerimizle birlikte veriyoruz. Çünkü üniversiteyi ancak akademisyenlerle, üniversitelilerle, hep birlikte, idari personellerle birlikte değiştirebiliriz. Üniversiteyi bir şirket mantığına sokanlara, bizi bir para kazanılacak özne olarak görenlere karşı ancak birlikte mücadele edersek kazanırız."





