Kamu-İş Eskişehir İl Başkanı Fadime Arslan şu ifadeleri kullandı:
“Açıklanan ve 2027-2029 yıllarına ilişkin ekonomik hedef ve tahminleri içeren yeni Orta Vadeli Program, iktidarın ekonomik krizle mücadele eden halkı rahatlatmaya yönelik vaatleriyle bir kez daha çelişiyor. Bu OVP, Türkiye’nin mevcut iktidar döneminde tek haneli enflasyonu göremeyeceğini de açıkça ortaya koyuyor.
OVP’ye baktığımızda karşımıza çıkan tablo oldukça net. 2023 genel seçimlerinden sonra enflasyonu düşürme ve ekonomiyi büyütme vaadiyle kemer sıkma politikaları uygulanmaya başlandı. Bu süreçte başta kamu emekçileri olmak üzere vatandaşlardan büyük fedakârlıklar beklendi. Ancak bugün geldiğimiz noktada yapılan bütün bu fedakârlıkların karşılığının alınamadığını görüyoruz.
Programın uygulanmaya başlandığı Haziran 2023’te yıllık enflasyon yüzde 38 seviyesindeydi. Aradan geçen zamana ve yapılan onca fedakârlığa rağmen bugün yıllık enflasyon, TÜİK rakamlarını esas aldığımızda bile yüzde 32 civarında. Gerçek olan şu ki gemi artık daha hızlı su alıyor.
Enflasyon tahminlerine baktığımızda da benzer bir tabloyla karşılaşıyoruz. Hem 2026 yılı için açıklanan yüzde 28,4’lük tahminin hem de 2027 yılı için açıklanan yüzde 21’lik tahminin gerçekçi olmadığını düşünüyoruz. Yakın geçmişte iktidarın enflasyon tahminleriyle gerçekleşen oranlar arasında 3-4 kata varan farklar gördük. Bu nedenle aynı tablonun yeniden ortaya çıkması şaşırtıcı olmayacaktır.
Orta Vadeli Program, başta emekçiler olmak üzere halkın refahını artıracak güçlü bir ekonomik büyüme de vadetmiyor. 2026 yılı başında yüzde 3,8 olarak hedeflenen büyümenin, yeni OVP’de yüzde 3,3 seviyesinde kalacağı tahmin ediliyor.
Bu yılın ikinci üç aylık döneminde büyüme yüzde 2,5’e kadar geriledi. Yılın ilk altı ayında ise yüzde 3,1 seviyesinde kaldı. Bu rakamlara baktığımızda yıl genelinde büyümenin yüzde 3’ün altında kalacağını öngörmek mümkün. Geçmiş tecrübelerimizden biliyoruz ki yüzde 3 veya yüzde 4 seviyesindeki büyüme oranları ne halkın refahını artırıyor ne de sayıları 12 milyonu bulan gerçek işsizlere yeterli istihdam sağlıyor.
Ortada açık bir gerçek var. Tutmayan enflasyon ve büyüme tahminlerinin bedelini kamu emekçileri, her geçen gün daha fazla refah kaybı yaşayarak ödüyor. Kamu emekçilerinin ücret artışlarının yalnızca yüzdelik zamlar ve enflasyon farkı üzerinden belirlenmesi, çalışanların satın alma gücünün sürekli gerilemesine neden oluyor.
Bu nedenle yeni dönemde sadece yüzdelik zamları konuşmak yerine paranın gerçek satın alma gücünü masaya yatırmamız gerekiyor. Ücret ve maaşların da bu gerçekliğe göre yeniden belirlenmesi gerekiyor.
Kamu-İş olarak özellikle altını çiziyoruz. İktidarın iyimser 2027 yılı enflasyon tahmini bile yüzde 21 seviyesindeyken, kamu emekçilerine 2027 yılının ilk altı ayı için yüzde 5, ikinci altı ayı için yüzde 4 zam öngörülmesi kabul edilebilir değil. Üstelik gerçek enflasyonun açıklanan tahminlerin çok daha üzerinde gerçekleşme ihtimali ortada. Bu nedenle mevcut toplu sözleşme yeniden ele alınmalı ve ekonomik gerçeklere göre revize edilmelidir.
Milyonlarca kamu emekçisi ve aileleri, hükümetin yanlış ekonomi politikalarının faturasını ödemek ve yine hükümetin gerçekçi olmayan beklentilerine göre belirlenen ücretlerle geçinmek zorunda değil.
Ücretler hamasete göre değil, çarşı ve pazarın gerçeklerine göre belirlenmeli.”




