Eskişehir Ekoloji Derneği Başkanı Fatma Filiz Özkoç:

"Ülkenin toprağınada, ormanında, suyunda artık halkın söz hakkı yok! Halktan alınan bu söz, sermayenin kullanımına açılan politikalara teslim edilmiş durumda.

Yakın zamanda çıkarılan ‘Maden Yasası’, ÇED yönetmeliklerindeki değişiklikler, acele kamulaştırma kararları, çıkan orman yangınları, bir gecede halkı mülksüzleştirmiş ve yaşam alanlarına çöküldüğünü gösteriyor.

Maalesef bugün hem memleketimiz hem de Eskişehir bunlarla karşı karşıya.

Eskişehir’de madene ruhsatlı alan %70’i aşmış durumda. Bölgemiz Sarıcakaya, Mihalgazi, Kaymaz, Behçeyite, Alpu – Esence vahşi ve sömürge madenciliğinin projeleriyle işgal edilmek isteniyor.

Bu projeler holdingler ve maden şirketleriyle yurt dışına pazarlanıyor. Beyaz Saray koridorlarında Beylikova’ya bağlı Kızılcaören köyümüz konuşuluyor.

Halka sorulmadan, onun iradesi alınmadan, hatta Ankara’ya gönderdiğimiz temsilcilerin bile fikri sorulmadan, doğal kaynaklarımız, temel yaşam unsurlarımız peşkeş çekilmek isteniyor.

Bunlar bile gösteriyorki geleceğimiz artık bir kişinin iki dudağı arasında. İnsanların tarım alanlarına, yaşam alanlarına, çökülürken bölge halkına bu projeler kamu yararı var, devletin ekonomisi düzelecek diye türlü vaatlerle onlar ikna etmek isteniyor.

Halbuki bu projelerin hiçbirinde de kamu yararı yok. Bir gecede acele kamulaştırılan topraklarla ne bir okul, ne bir hastane ne de bir yol yapılacak. Kamu yararı dedikleri şey altın – gümüş madenlerinin çıkarılması. Bir vatandaşın toprağına el konulması hangi kamu yararıyla açıklanabilir?

Buradan iktidara soruyoruz, bu ülkenin ormanlarını, meralarını, tarım topraklarını, su varlıklarını korumak sizin göreviniz değil mi?

Koruyamadığınız gibi denetim de yapamıyorsunuz. Bugün İliç’te ve Soma’da yaşananları nasıl açıklayacaksınız? Eğer bu politikalar devam edecekse artık bundan sonra bizler bugün muhalefetten de söz değil yasa değişikliği, vaad değil güvence, seçim değil şimdi mücadele istiyoruz."