Saadet Partisi Eskişehir İl Başkanı Fesih Bingöl şu ifadeleri kullandı;
"Çalışan Gazeteciler Günü. Kalemini haktan, hakikatten ve milletin menfaatinden yana kullanan tüm basın emekçilerimizin bu özel gününü en kalbi duygularımla kutluyorum. Ancak bugün burada sadece bir kutlama yapmak için bulunmuyoruz. Maalesef ülkemizde bir mesleğin can çekişine, maruz bırakıldığı kuşatmaya ve uğradığı büyük haksızlıklara dikkat çekmek için buradayız.
Bugün medya sektörü, tıpkı emeklimiz gibi, tıpkı asgari ücretlimiz gibi derin bir ekonomik adaletsizliğin pençesindedir. Bir yanda ekranlarda boy gösteren, lüks içinde yaşayan sözde gazeteciler; diğer yanda ise evine helal lokma götürmek için ter döken, proteine ulaşmakta bile zorlanan gerçek medya emekçileri var.
Peki, bu uçurumun sebebi nedir? Sebebi çok açıktır: Kamu kaynaklarının ehliyete, liyakate veya reytinge göre değil; iktidara olan sadakate göre dağıtılmasıdır!
2025 yılında, kamu şirketlerinden iktidara yakın televizyon kanallarına verilen reklamın süresi tam 19 milyon 712 bin 677 saniyedir. Yanlış duymadınız; 19 milyon 712 bin 677 saniye. Bu rakam sadece saniyedir, parasal karşılığı ise milyarlarca liradır.
İktidara destek veren kanallar bu reklam yağmuru altında ihya edilirken; Eskişehir’imizin yerel basını dahil, hakikati söylemeye çalışan yayın organlarına bu yağmurdan tek bir damla bile düşmemektedir.
Üstadın dediği gibi: “Bu taksimi kurt yapmaz, kuzulara şah olsa!” Bu adaletsizliktir, bu ayrımcılıktır, bu açık bir zulümdür. Bu haksız uygulama yüzünden bugün birçok medya kuruluşu kapanma noktasına gelmiş, yüzlerce gazeteci kardeşimiz işsiz kalmıştır. Bugün Türkiye’nin en büyük sorunu maalesef “Çalışan Gazeteciler” değil, “Çalıştırılmayan Gazeteciler” haline gelmiştir. Buradan, Eskişehir’den bir kez daha haykırıyoruz. Kamu imkanları iktidarın tapulu malı değil, milletin emanetidir! Bu imkanları medyayı terbiye etmek, basını susturmak için bir sopa gibi kullanamazsınız. Çünkü biliyoruz ki; gazeteciler sustuğunda hakikat susar, hakikat sustuğunda ise toplum çürür.
Saadet Partisi olarak; baskıya boyun eğmeyen, kalemini satmayan, her türlü zorluğa rağmen şehrimizin ve ülkemizin sesi olan tüm basın emekçilerimizin yanındayız. 10 Ocak’ları, sansürün ve ekonomik baskıların gölgesinde değil; gerçekten bir bayram havasında kutlayacağımız, Yaşanabilir Bir Türkiye’yi hep birlikte inşa edeceğiz."