Saadet Partisi Eskişehir İl Başkanı Fesih Bingöl şu ifadeleri kullandı:
“Dün, ‘Gazetecilik suç değildir’ şiarıyla gerçekleştirilen yürüyüşe ve ardından yapılan basın açıklamasına Saadet Partisi olarak katılım sağladık.
Siyasi partilerin ve sivil toplum kuruluşlarının yoğun katılımı nedeniyle elimizdeki kısa metni Eskişehir kamuoyuyla orada paylaşma imkânı bulamamıştık. Çünkü program akışı gereği hiçbir siyasi partiye söz verilmemişti. Biz de Saadet Partimizin basın özgürlüğüne dair duruşunu ortaya koymak adına bu metni bugün basın açıklaması olarak kamuoyuyla paylaşıyoruz.
Maalesef bugün ülkemizde gazetecilik yapmak, bir kamu hizmeti olmaktan çıkarılmış, adeta bir cesaret testine dönüştürülmüştür.
Sık sık basın meslek örgütleri ve gazeteci arkadaşlarımızla bir araya geliyor, hepsinin ortak feryadına şahit oluyoruz. Gazeteci arkadaşlarımız artık nefes alamadıklarını belirtiyorlar.
Gazetecilerin yazdıkları, hatta yazmadıkları haberler yüzünden gözaltına alınması, ev hapsine mahkûm edilmesi, ekranların karartılması ve medya kuruluşlarına kayyım atanması asla kabul edilemez.
Saadet Partisi olarak duruşumuz çok nettir: Basın ve siyaset, millet adına denetim yapan iki vazgeçilmez unsurdur. Basının susturulduğu bir ülkede denetimden ve şeffaflıktan söz edilemez. Gazeteci soru soramadığında, iktidar sahipleri hesap vermez.
Türkiye; farklı sesleriyle, farklı renkleriyle ve farklı düşünceleriyle güzeldir. Tek tip habercilik, tek tip gazetecilik ve tek sesli bir medya düzeni, bu ülkeye ve bu millete yapılacak en büyük haksızlıktır.
Bu doğrultuda, basın meslek örgütlerinin Türkiye genelinde düzenleyeceği ortak eylem ve basın açıklamalarını son derece kıymetli buluyoruz. Dün meydanda olduğumuz gibi bugün de bu mücadelenin içindeyiz.
Saadet Partisi olarak milletimizin haber alma hakkına ve basın özgürlüğüne sahip çıkan bu haklı itirazın ve mücadelenin sonuna kadar yanında olduğumuzu ifade etmek istiyoruz.
Orada da vurguladığımız gibi en temel şiarımız şudur: Gazetecilik suç değildir.
Saadet Partisi olarak biz bunu toplumun her kesimiyle paylaşmak ve savunmaya devam etmek zorundayız.”




