Saadet Partisi Eskişehir İl Başkanı Fesih Bingöl şu ifadeleri kullandı;
"Özellikle imar barışından yararlanan bütün binaların mutlaka mühendislik kriterleri açısından değerlendirilmesi gerekiyor. İstanbul'da, Eskişehir'de ve diğer illerimizde depreme dayanıklılık açısından risk taşıyan binalarımız var. Üstelik bu binaların bir kısmı yapı kayıt belgesi almış durumda. Dolayısıyla bu yapılar, gelecekte ciddi tehlikelere yol açabilecek nitelikte. Mühendisler Odası da bu konuya dikkat çekti. Ben de ısrarla aynı şeyi söylüyorum. Yapı kayıt belgesi alan binaların mutlaka yeniden değerlendirilmesi gerekiyor. Özellikle Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının bu konuda bir karar alması lazım. Aksi takdirde Eskişehir'de de diğer illerimizde de benzer sorunlarla karşı karşıya kalabiliriz.
Daha önce de defalarca ifade ettim. Eskişehir'de yaklaşık 5 bin riskli binamız var. Bu binalarda yaklaşık 15 bin insanımız ikamet ediyor. Dolayısıyla vatandaşlarımızın can güvenliği açısından, bu 5 bin bina içerisinde imar barışından yararlanarak yapı kayıt belgesi alanların öncelikle incelenmesi gerekiyor. Bu yapıların mühendislik açısından güvenli olup olmadığının mutlaka belirlenmesi gerektiğini düşünüyorum.
Belediye bütçelerinin doğru kullanılması konusuna gelince, daha önce de ifade ettiğim gibi, belediyeler bütçelerini öncelikle insan hayatını doğrudan etkileyen sorunların çözümü için kullanmalı. Bugün daha çok sosyal hizmetlere yönelik harcamalar yapılıyor. Elbette sosyal hizmetler de gerekli ancak bana göre imar, altyapı, ulaşım ve kentsel dönüşüm gibi alanlara daha fazla kaynak ayrılması gerekiyor. Bu tür harcamalara öncelik verilmesini daha doğru buluyorum.
Aslında hem ilçe belediyelerinin hem de Büyükşehir Belediyesinin bütçeleri yeterli değil. Bunu da açıkça ifade etmek gerekiyor. Türkiye'nin içinde bulunduğu ekonomik koşullar ortada. Belediyeler, İller Bankasından bekledikleri desteği yeterince alamıyor. Belediye katkı payları da düşürüldü. Böyle olunca vatandaşların ihtiyaç duyduğu hizmetlerin yerine getirilmesi zorlaşıyor.
Ancak ben insan hayatının her şeyden daha önemli olduğunu düşünüyorum. Daha önce de söyledim, Eskişehir'de ivedilikle kentsel dönüşüm yapılması gerekiyor. Fakat bu, yalnızca belediyelerin kendi imkânlarıyla gerçekleştirebileceği bir çalışma değil. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının da mutlaka bu sürecin içerisinde yer alması gerekiyor.
Ayrıca Eskişehir'deki bütün yerel siyasetçilerin, bürokratların ve milletvekillerinin, Eskişehir'in "Yarısı Bizden" kampanyasına dahil edilmesi için ciddi çaba göstermesi lazım. Eğer bu sağlanabilirse Eskişehir'de kentsel dönüşüm hızlanabilir ve vatandaşlarımızın can güvenliği sağlanabilir.
Belediyelerde tasarruf yapılıp yapılmadığı konusunda ise elimde somut ve kapsamlı bir veri yok. Ancak meseleye bir bütün olarak baktığımda yeterli tasarrufun yapılmadığını rahatlıkla ifade edebilirim. Zaten tasarruf sağlanmadan istenilen sonuçlara ulaşmak da mümkün değil.
Saadet Partisinin bu konudaki yaklaşımı diğer siyasi partilerden farklı. Çünkü biz belediyelerin sahip olduğu imkânları kamu hakkı olarak görüyoruz. Kamu kaynaklarının en doğru ve verimli şekilde kullanılması gerektiğine inanıyoruz. Bu kaynakların israf edilmesi ya da başka olumsuz durumların ortaya çıkması asla kabul edilemez.
Benzer sorunların farklı belediyelerde de yaşandığını görüyoruz. Bana göre belediyeler, bütçelerini hazırlarken öncelikle hangi hizmetleri gerçekleştireceklerini açık ve net şekilde belirlemeli. Ardından kaynaklarını bu hizmetlerin önemine ve önceliğine göre planlamalı. Böylece hem kamu kaynakları daha verimli kullanılabilir hem de vatandaşların ihtiyaç duyduğu hizmetler daha sağlıklı şekilde yerine getirilebilir."





