Saadet Partisi Eskişehir İl Başkanı Fesih Bingöl şu ifadeleri kullandı;

“Afet riski altındaki alanların dönüştürülmesi hakkındaki 6306 sayılı Kanun çok net. Burada öncelikle kısaca amacından bahsedelim. Bu kanunun amacı; afet riski altındaki alanlar ile bu alanlar dışındaki riskli yapıların bulunduğu arsa ve arazilerde, fen ve sanat norm ve standartlarına uygun, sağlıklı ve güvenli yaşam çevrelerini teşkil etmek üzere iyileştirme, tasfiye ve yenilemelere dair usul ve esasları belirlemektir. Çok net.

Bu kanunu Bakanlık yürütmektedir. Dolayısıyla burada yetki Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığındadır. Burada tereddüt yok. Fakat Bakanlık bir yönetmelikle bir madde ilave etti. Eğer yerel belediyeler kentsel dönüşüm konusunda talep ederse yetki devri yapılabilir.

Yani çok net, hiçbir muvazaaya neden olmayacak şekilde bunun sorumlusu Bakanlıktır. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı sorumludur. Dolayısıyla bu işi Bakanlık yürütmelidir. Belediyeler talep ederse belediyelere bu yetki devri yapılabilir.

Geçmişte 8 mahalleyi ilgilendiren o kısımda Büyükşehir Belediyesi yetki devrini Çevre ve Şehircilikten almıştı. Yetki devri verildi. Daha sonra bir vatandaş, bir parselle ilgili yürütmeyi durdurma talebinde bulundu. Mahkeme yürütmeyi durdurdu. Dolayısıyla o iş, o proje akamete uğradı. Yani belediye bunu yapmak istediği halde mahkeme yürütmeyi durdurdu.

Ben ısrarla hep şunu söylüyorum: Bu kentsel dönüşümle, bu inşaatlarla ilgili mahkemelerin ihtisas mahkemeleri olması gerekir. Herhangi bir mahkeme bu konuda rahatlıkla yürütmeyi durdurabiliyor. Yürütmeyi durdurdu ve kentsel dönüşüm olmadı.

Dolayısıyla sorumlusu Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüdür, Bakanlıktır. Ama belediyeler isterse yetki devri alabilir.

Yeşiltepe ile ilgili öncelikle 300 dönümlük yerde bir çalışma yapıldı. Burada ayrık nizam bir çalışma oldu. Emsal ve kat artışı o arada oldu. Ben bu çalışmalar döneminde belediyeyi ziyaret ettim. Burada tabii belediye bu çözümde emsali 2.40 olarak belirledi.

“Biz, emsal 2.40 olursa bu işi çözemezsiniz, bunu 3 yapmanız lazım.” diye ifade etmiştik.

O gün tabii artık o meclisten geçmişti, onaylanmıştı. Geriye dönüş olmadı. Buna yönelik o tarihlerde yaklaşık 900 kişi bu konuyla ilgili itiraz etmişti. Dolayısıyla burada bu itirazlar devam edecek.

Bence orada bu kentsel dönüşümün olabilmesi için belediyenin tekrar bir revize çalışması yapması gerekiyor. Burada vatandaşın cebinden para çıkmayacak bir formül üretmek gerekiyor. Bu da emsal ve kat artışıyla olabiliyor. Emsal 2.40’tan 3’e çıkartılsa en azından bu sorun kendiliğinden çözülür, mahkemelere gerek kalmaz.

Şimdi bu konuyla ilgili bir kere net ifade edelim. Dede Korkut Mahallesi’nde, o mahallede mani kotundan ötürü bir sorun var. Burada bir sivil havaalanı var. Dolayısıyla sivil havaalanı olduğu yerlerde 4 kilometre çapındaki bir alanda yapılaşmayı yüksek yapamıyorsunuz. Dolayısıyla öncelikle havaalanının yerinin değiştirilmesi lazım.

Ama ben daha net ifade edeyim. Ben bir ara Belediye Başkanıyla görüştüm. Burada yine bir çalışma yapacaklar ama neticede havaalanının o 4 kilometre dışında kalan alanlarda kat artışı verilebilir. Bir engel yok. O zaman engel yok ki. Yapılması lazımdı.

Ben daha önceden zaten Odunpazarı bölgesinde Huzur, Erenköy ve 4 mahallede 4 kat ve 5 kat çıktığında, o gün yine sizin aracılığınızla itiraz ettim.

“Aslında bu 5 ve 6 kat olmalıydı.” dedim.

Bence 5 ve 6 kat çözümdür. Onun için 5 ve 6 kat kararı verdiler. Ben etkiledim, onu söyleyeyim.

Eskişehir’de daha önce defalarca bunu ifade ettim. Eskişehir’de bunu bir kere lokal olarak söylemek çok kolay değil ama Eskişehir’de şu an 5 bin tane konut bizim açımızdan riskli, depreme dayanıksız. Bunlar mahallelere dağılmış durumdadır.

Bulvarlar ve caddeler olarak söylediğimiz Sivrihisar Caddesi, Yunus Emre Caddesi, Kızılcıklı Mahmut Pehlivan Caddesi, Sakarya 1 ve Sakarya 2 caddelerindeki binalar hem yapım yılı açısından hem de teknoloji açısından depreme dayanıksız binalardır. Buralardan başlanılmalıdır.

Diğer mahallelerde kat yüksekliği fazla olmadığı için zamanla oralarda da olabilir ama esas nüfus yoğunluğunun olduğu bu bölgelerde mutlaka kentsel dönüşüm başlatılmalıdır.

Orada 695 dönüm riskli alan ilan edildi. Orayla ilgili Odunpazarı Belediyesi bir çalışma yapmıştı. Çalışmada planlama yapıldı. İçi boş, içi dolu tartışmalarına kurban edildi. Dolayısıyla o çalışma çok doğruydu. Plan notlarında orada nasıl bir yapılaşma olacağı belliydi, buna itiraz edildi.

Burada da demin ifade ettiğim gibi Ankara’dan siyasi bir el uzandı buraya ve engellendi. Dolayısıyla Eskişehir kaybetti.

Ben dün Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanını ziyaret ettim. Burada da gündeme getirdim. 695 dönüm orada, 295 dönüm Gündoğdu Mahallesi’nde, 185 dönüm Eskişehir merkezinde hemen dönüşmeye müsait olan ve kanun marifetiyle riskli alan ilan ettiğimiz yerler var. Buralarda bunun olması gerekiyordu.

Ama ben daha önce ifade ettiğim gibi belediyeler bunu yapamaz, belediyelerin buna gücü yetmez. Dolayısıyla burada hükümetle ortak yapmak gerekiyor. Daha önce de ifade ettiğim gibi “Yarısı Bizden” kapsamına Eskişehir de dahil edilmelidir.

Siyasi partiler burada bir araya gelerek bu konuyu çözmelidir. Ancak Eskişehir de böyle bir kapsama girerse kentsel dönüşüm yol alabilir. Öbür türlü yol alamaz.

Demin bahsettiğim o caddelerle ilgili çok net ifade ediyorum. Ancak bugün başlasak bile 20 yılda tamamlanır. Bugün başlasak bile.”