Eskişehir Berberler ve Kuaförler Odası Başkanı Fethi Özkara şu ifadeleri kullandı:
"Bugün yalnızca berber ve kuaför esnafımızın değil, genel olarak küçük esnafın karşı karşıya kaldığı ekonomik şartları konuşmamız gerekiyor. Çünkü esnaf dediğimiz yapı sadece bir dükkândan, bir tabeladan ya da ticari faaliyetten ibaret değildir. Esnaf bulunduğu mahallenin, ilçenin ve şehrin ekonomik ve sosyal hayatının temel taşlarından biridir.
Bizim mesleğimiz açısından baktığımızda bu durum çok daha açık görülüyor. Berber ve kuaförler yıllardır aynı mahallede, aynı sokakta hizmet veren, müşterisini ve müşterisinin ailesini tanıyan, mesleğini güven ilişkisi içerisinde sürdüren insanlardır. Bu meslek alın terine, ustalığa, dürüstlüğe, meslek ahlakına, insan ilişkilerine ve yıllar içerisinde edinilen tecrübeye dayanıyor.
Ancak bugün geldiğimiz noktada esnafımızın üzerinde ciddi bir ekonomik yük bulunuyor.
İş yeri kiraları yükseliyor. Vergi ve SGK yükleri var. Elektrik, su, doğal gaz ve diğer işletme giderleri artıyor. Kullandığımız ürünlerin ve mesleki malzemelerin maliyetleri yükseliyor. Yanında personel çalıştıran esnafımızın personel giderleri de önemli bir maliyet oluşturuyor. Bütün bunların yanında vatandaşımızın satın alma gücündeki değişim de doğrudan esnafımıza yansıyor.
Burada çok hassas bir denge var.
Esnafın maliyeti yükseldiğinde bunu tamamen fiyatlarına yansıtması mümkün olmuyor. Çünkü karşısındaki vatandaşın da ekonomik durumunu düşünmek zorunda. Fiyatını artırsa müşteri kaybetme endişesi yaşıyor, artırmasa bu defa kendi giderlerini karşılamakta zorlanıyor. Küçük esnaf bugün bu iki taraf arasında ayakta kalmaya çalışıyor.
Özellikle iş yeri kiraları üzerinde durmamız gerekiyor. Bir berberin ya da kuaförün faaliyetini sürdürebilmesi için yalnızca mesleğini iyi yapması artık yeterli olmuyor. Ay sonunda kira var, vergi var, SGK var, enerji giderleri var, ürün ve malzeme giderleri var, yanında çalışan varsa personel maliyeti var.
Esnaf kazancının önemli bir bölümünü daha cebine koymadan sabit giderlere ayırmak zorunda kalıyor.
Bu nedenle esnaf iş yerlerindeki kira artışlarının ekonomik gerçekler ve küçük işletmelerin ödeme gücü dikkate alınarak yeniden değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Burada hem mülk sahibinin hakkının hem de yıllardır aynı yerde faaliyet gösteren esnafın devamlılığının korunabileceği dengeli bir yapıya ihtiyaç var.
Biz kimsenin hakkının göz ardı edilmesini istemiyoruz. Ancak küçük esnafın ekonomik gücünü aşan kira bedellerinin de uzun vadede sürdürülebilir olmadığını açıkça ifade ediyoruz.
Bir başka önemli konu vergi ve SGK yüküdür. Küçük esnafın ölçeği dikkate alınarak kira, vergi ve SGK konusunda özel destek ve teşvik modelleri geliştirilmelidir. Her işletmenin ekonomik büyüklüğü aynı değil. Küçük bir mahalle berberiyle büyük ölçekli bir işletmenin şartlarını aynı değerlendirmek doğru sonuç vermeyebilir.
Esnafın gerçek kazancını esas alan, ödenebilir ve sürdürülebilir bir vergilendirme sisteminin önemli olduğunu düşünüyoruz.
Aynı şekilde esnafımızın uygun finansmana erişebilmesi gerekiyor. İşletmesini yenilemek, ekipman almak, iş yerinde düzenleme yapmak veya geçici ekonomik sıkıntısını aşmak isteyen küçük esnafa düşük faizli ve uzun vadeli finansman imkânları daha fazla sağlanmalıdır.
Yerel yönetimlerimizin de bu konuda yapabileceği çalışmalar bulunduğunu düşünüyoruz. Esnafın yoğun olarak faaliyet gösterdiği bölgelerde uygun maliyetli iş yeri modelleri, kira destekleri ve küçük işletmelerin devamlılığını sağlayabilecek projeler üzerinde çalışılabilir.
Ancak bizim meselemiz yalnızca ekonomi değildir.
Biz aynı zamanda mesleğimizin değerini ve geleceğini korumak zorundayız.
Berberlik ve kuaförlük, yalnızca makas kullanmak veya saç kesmek değildir. Bu meslek yılların tecrübesini, el becerisini, insan ilişkilerini, hijyeni, meslek ahlakını ve ustalığı içerisinde barındırıyor.
Bir usta kolay yetişmiyor.
Bir insanın çıraklıktan başlayıp kalfa olması, ardından ustalık seviyesine ulaşması yıllar alıyor. Bu nedenle usta-çırak sisteminin güçlendirilmesini son derece önemsiyoruz. Gençlerimizin mesleğe kazandırılması, mesleki eğitimin desteklenmesi ve iyi ustaların yanında yetişmelerinin sağlanması gerekiyor.
Bugün gençlerimizin mesleğe ilgisinin devam etmesini istiyorsak bu mesleğin ekonomik olarak da sürdürülebilir olduğunu göstermek zorundayız. Genç bir insan yıllarını verip meslek öğrenecekse geleceğini de bu meslekte görebilmeli.
Bizim üzerinde özellikle durduğumuz konulardan biri de esnafın yalnızca fiyat üzerinden değerlendirilmemesidir.
Bir hizmetin arkasında emek vardır. Kullanılan ürün vardır. İş yeri gideri vardır. Eğitim vardır. Hijyen vardır. Tecrübe vardır. Yıllar içerisinde kazanılmış ustalık vardır.
Dolayısıyla vatandaşlarımızın hizmet alırken yalnızca en düşük fiyatı değil, aldığı hizmetin kalitesini, ustanın tecrübesini ve işletmenin standartlarını da dikkate alması gerektiğini düşünüyoruz.
Mesleki kaliteyi koruyamazsak uzun yıllarda oluşan esnaflık kültürünü de koruyamayız.
Bu nedenle bizim önerimiz kapsamlı bir “Esnafı Yaşatma ve Güçlendirme Programı” oluşturulmasıdır.
Bu programın içerisinde esnaf odaları, yerel yönetimler ve ilgili kamu kurumları birlikte yer almalıdır. Sorunlar masa başında değil, doğrudan sahadaki esnaf dinlenerek belirlenmelidir.
Esnaf odaları zaten üyelerinin hangi sorunlarla karşılaştığını yakından biliyor. Bizler her gün esnafımızla görüşüyoruz. Kirasını, giderini, yanında çalışan personelin maliyetini, müşterisinin durumunu biliyoruz. Dolayısıyla alınacak kararlarda esnaf odalarının sahadaki tecrübesinden daha fazla yararlanılması gerektiğini düşünüyoruz.
Biz Eskişehir Berberler ve Kuaförler Odası olarak üyelerimizin yalnızca bugünkü ekonomik sorunlarını değil, mesleğimizin önümüzdeki yıllardaki durumunu da düşünüyoruz.
Bizim talebimiz ayrıcalık değildir.
Alın teriyle çalışan, vergisini ödeyen, yanında insan çalıştıran, yıllarca aynı mahallede ve aynı sokakta hizmet veren esnafın faaliyetini sürdürebileceği şartların oluşturulmasını istiyoruz.
Çünkü bir iş yeri kapandığında sadece bir tabela inmiyor. Orada yılların emeği, müşteri ilişkisi, ustalık birikimi ve kimi zaman bir ailenin geçim kaynağı da ortadan kalkıyor.
Esnafın ayakta kalması aynı zamanda istihdamın, meslek kültürünün ve şehir ekonomisinin devamlılığı açısından önemlidir.
Eskişehir güçlü bir esnaf kültürüne sahip. Biz bu kültürün gelecek nesillere aktarılmasını istiyoruz. Berberimizin, kuaförümüzün ve diğer bütün küçük esnafımızın ekonomik şartlar karşısında ezilmeden mesleğini sürdürebilmesi gerekiyor.
Bu nedenle iş yeri kiralarından vergi ve SGK yüklerine, uygun finansmandan mesleki eğitime, usta-çırak sisteminden yerel destek modellerine kadar bütün konuların birlikte değerlendirilmesini öneriyoruz.
Esnaf yaşarsa mahalle yaşar, mahalle yaşarsa şehir yaşar. Bizim meselemiz tam olarak budur.
Esnafı korumak yalnızca belirli bir meslek grubunun ekonomik şartlarını iyileştirmek anlamına gelmez. Üretimi, istihdamı, mesleki birikimi, aile ekonomisini ve şehirde yıllar içerisinde oluşmuş esnaf kültürünü de korumak anlamına gelir.
Esnafımız çalışmak istiyor, üretmek istiyor, yanında insan çalıştırmak ve mesleğini geleceğe taşımak istiyor. Bunun için istediğimiz şey ayrıcalık değil, sürdürülebilir şartlardır.
Esnafın ekonomik gücünü koruyabilirsek mesleki değerlerimizi de koruyabiliriz.
Esnaf güçlü olursa şehir ekonomisi güçlü olur. Şehir ekonomisi güçlendiğinde bunun karşılığını yine vatandaşımız, çalışanımız ve esnafımız birlikte görür.
Biz Eskişehir Berberler ve Kuaförler Odası olarak esnafımızın sorunlarını dile getirmeye, çözüm önerilerimizi ilgili kurumlarla paylaşmaya ve mesleğimizin değerini korumaya devam edeceğiz."





