Eskişehir Amatör Spor Kulüpleri Federasyonu tarafından şu yazılı açıklama yapıldı;
"Amatör spor kulüpleri, ülkemiz sporunun temelidir. Bu temel güçlü olmalı ki ülkemizin bütün branşlarında başarılı olalım.
Anayasamızın 59. maddesi, “Devlet, vatandaşlarının beden ve ruh sağlığını geliştirmek için spor faaliyetlerini destekler ve sporun kitlelere yayılmasını sağlar.” der.
Biz de yıllarca hem TASKK, hem ASKF’ler, hem de amatör spor kulüpleri olarak hep daha fazla kişiye spor yaptırmak için çaba sarf ettik.
Kulüp yöneticileri, takımı sahaya çıkarabilmek için yeri geldi malzemecilik yaptı, yeri geldi babalık yaptı, yeri geldi kulüp kapanmasın diye çalmadığı kapı bırakmadı.
ASKF’ler; kulüp sayısını, takım sayısını, sporcu sayısını artırmak için imkân yaratmaya, tesis yaptırmaya çalıştı. Haksızlık yapmadan organizasyon yapmak için uğraştı.
TASKK da tüm bu organizasyonların üst kuruluşu olarak kulüpler, ASKF, TFF ve Spor Bakanlığı arasında köprü olarak iletişimi sağladı. Hem TASKK, hem ASKF’ler, hem de kulüpler, fazladan bir çocuğumuza daha spor yaptırabilmek için var gücüyle, hiçbir menfaat beklemeden, tamamen gönüllülük esasına göre sahada görev yaptı.
Tek amaçları vardı: Çocuklarımızı kötü alışkanlıklardan uzak tutarak, vatana millete faydalı, sağlıklı nesillerin yetişebilmesi için spor kültürüyle büyüyen sağlıklı bireyler yetişmesine katkı sağlamak.
Şu an öyle bir durumla karşı karşıyayız ki anlamakta zorlanıyoruz. 15 sene önce 45 olan kulüp sayımızı 91’e, 3 bin 500 olan futbolcu sayımızı 6 bin 200’e çıkardık. Gelinen noktada TFF, kulüp sayısını azaltmak için amatör takımlara kaldıramayacağı lige katılım ve lisans bedelleri belirleyerek, “Sporu parası, imkânı olanlar yapsın.” politikası uygulamaktadır.
Şu unutulmamalıdır ki spordan uzaklaştırılan çocuklarımız, yarın her türlü kötü alışkanlıkla tanışacak, ülkemizde istemediğimiz birçok olaya karışacaktır.
Şu an amatör kulüplere destek olmayıp kapanması üzerine kararlar alanlar, gençleri, çocuklarımızı spordan uzaklaştıranlar, bu çocuklarımızın vebalini nasıl ödeyecek, merak ediyorum.
Beklentimiz, TFF’nin bu yanlıştan bir an önce dönerek futbolun altyapısı olan amatör takımları desteklemesi, mümkün olduğunca kulüp ve sporcu sayısını artırarak daha fazla çocuğumuzun spor yapmasına imkân sağlama çabasında olmasıdır.
Bu sayede hem kötü alışkanlıklardan uzak, sağlıklı nesiller yetişmesine katkı sağlanırken hem de geleceğin millî takımlarının altyapısı oluşturulacaktır.
BAL Ligi kurulduğundan birkaç yıl öncesine kadar, yaklaşık 15 sezon boyunca hep dengeli, masrafları kulüpler tarafından karşılanabilen bir ligdi. Maalesef şu an katılım için bile 1 milyon istenen, takım kurmak için yine 20-30 milyonların harcandığı bir lig hâline geldi.
Geliri ya da desteği olan İstanbul takımları ve bazı il, ilçe, kurum takımları bu rakamları bulabilir ama birçok takım bu bütçeleri bulamaz. Zaten bu lig amatör bir lig. Ne oldu da profesyonelden fazla paralar dönmeye başladı? Onun için bu lig ya profesyonel lig olacak ya da amatör kalacaksa acil önlemler alınmalıdır.
İki BAL takımımız da lige katılmadı.
2 Eylül Spor, her yıl paraya dayalı takım kurarak lige katılıyordu. Son iki sezonunda da oynattığı genç oyuncular ve zor grupta alınan galibiyetlerle şehrin sempatisini kazanmışken, destek bulunamadığı için yönetim bırakmak zorunda kaldı.
Bu, tamamen altyapı destekli bir takım olmayıp ülkenin içinde bulunduğu ekonomik sıkıntı yüzünden genç iş adamlarından oluşan yönetim kurulunun takıma yeteri kadar destek olamaması ve şehirden de gerekli desteği görememesiyle alakalı.
Demirspor ise farklı. Bu kulübümüz koskoca bir kurumu temsil ediyor. Şehrimizin en eski ve geçmişi başarılarla dolu bir kulübü. Ülkemizde Demirspor denilince Demiryolları kurumuyla ayrılmaz bir ikili akla gelir. Siz kurum olarak isterseniz 100 tane lokomotif yapın, Demirspor’a destek olmuyorsanız sizin işte yaptığınız başarı gölgede kalır.
Hemen hemen her ilde Demirspor var ama Adana, Ankara ve Eskişehir Demirspor takımları diğerlerine göre futbolda hep önde olmuşlardır. Ayrıca Eskişehir Demirspor takımının hem altyapısı hem de az da olsa bir geliri var. Katılmamasının tek nedeni belki biraz maddi gözüküyor ama asıl sebep kurumun desteğini alamaması.
Özellikle Bölge Müdürü maddi olarak destek olmasa bile manevi olarak desteğini belirtse, Demirspor şu an şehrin boşta kalmış oyuncularıyla BAL Ligi’ne katılmıştı. Şayet şu anki yönetim ya da başkandan bir rahatsızlık varsa o da açık açık belirtilmeliydi.
Sonuç olarak geçen sezon ligde kalmak için varını yoğunu ortaya koyan, emek veren 2 Eylül Spor sporcularına ve teknik ekibine; şampiyon olmak için koca bir sezon ter döken, emek sarf eden Demirsporlu futbolculara ve başlarındaki teknik ekibe yazık oldu.
2026-2027 futbol sezonunun başlamasına az bir süre kala bazı takımların lige katılmayacağını belirtmesi, camiada bir belirsizlik yaratmıştır. Çekileceğini söyleyen takımlarla görüştüğümde hepsinin katılmama sebebi maddi sıkıntılar. TFF tarafından açıklanan lisans ücretleri de büyük bir sıkıntı yaratsa da yerel ligde oynayan takımlarımızın altyapıları yoksa, genç takım takviyeli çıkmıyorlarsa, her sezon 10-15 transfer yapmak durumundaysa; Kurtuluş, Yunusemre, Beylikova, Sümer Alpagut, Çifteler gibi bunun örneklerini çok yaşadık, bir yerde bırakmak zorunda kalıyorlar.
Amatör takım yöneticilerimizin sportif başarı yakalamak için yüksek paralarla oyuncu transferi yapmamaları gerekmektedir.
Futbolcular da şunu bilmeli ki amatör takımlar para kazanılacak yerler değildir. Sizin için spor yapacağınız, üst liglere gidebilmek için basamak olarak kullanacağınız yerlerdir. Amatör kulüplerde maçlar parayla değil, ruhla oynanır. O ruh size sahiplenme, arkadaşlık, birlik beraberlik, saygı ve sevgi kazandırır.
Bu sayede amatör sporda belki para kazanamazsınız fakat hayatınız boyunca parayla elde edemeyeceğiniz başarı ve mutluluğu kazanırsınız."