Eskişehir Genç İHH Başkanı Burhan Ünal şu ifadeleri kullandı;
“Gazze’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek, yıllardır süren hukuksuz ablukaya karşı ses yükseltmek ve Filistin halkına umut taşımak amacıyla Marmaris’ten Akdeniz’e açılan Global Sumud Filosu’na destek vermek için toplandık. “Sumud için nöbetteyiz” diyerek Gazze’nin, adaletin ve insanlık onurunun yanında olduğumuzu bir kez daha ilan ediyoruz.
Yıllardır Ortadoğu coğrafyasını çatışma ve gözyaşına sürükleyen siyonist ve emperyalist politikalar, bugün Gazze’de insanlık vicdanını yaralayan ağır saldırılara dönüşmüştür. İsrail ve en büyük destekçisi ABD, uluslararası hukuku hiçe sayarak bölgeyi kaosa sürüklemekte, yalnızca Filistin halkını değil insanlık değerlerini ve dünya barışını da hedef almaktadır.
İşgalci İsrail’in saldırıları doğrudan sivilleri, çocukları ve kadınları hedef almaktadır. Hastaneler, ibadethaneler, okullar ve mülteci kampları saldırıların merkezine dönüşmüştür. Gazze’de açlık bir silah olarak kullanılmakta, insani yardım girişleri engellenmekte ve bir halk topyekûn yok edilmeye çalışılmaktadır.
Gazze bugün dünyanın gözleri önünde ağır bir abluka altında yaşam mücadelesi vermektedir. İlaç yok, temiz su yok, yeterli gıda yoktur. Yıllardır süren abluka nedeniyle milyonlarca insan açlığa, susuzluğa ve temel sağlık hizmetlerinden mahrum bırakılmıştır. Bebekler mama bulamadığı için yaşamını yitirirken, yaralılar ve hastalar tedavi imkânı bulamadıkları için ölüme terk edilmektedir.
Ne yazık ki insan haklarından söz eden uluslararası kurumlar, Batılı devletler ve İslam dünyasının bazı yöneticileri bu vahşet karşısında sessizliğini sürdürmektedir. Uluslararası toplum artık yalnızca açıklama yapmakla yetinmemelidir. İsrail’e yönelik yaptırımlar uygulanmalı, savaş suçları soruşturulmalı, Gazze’deki abluka derhal kaldırılmalı ve kesintisiz insani yardım koridoru açılmalıdır. Diplomatik hesaplar çocukların hayatından daha değerli değildir.
Sorumluluktan kaçan ve kınama mesajlarının arkasına saklanan devletler artık somut adımlar atmalıdır. İsrail ile yürütülen askeri, ticari ve diplomatik ilişkiler gözden geçirilmeli, ablukayı sona erdirecek etkili kararlar gecikmeden hayata geçirilmelidir. Bu süreç, insan haklarından söz eden ülkeler için bir samimiyet sınavıdır.
Bizler işgalcilerin saldırganlığını 2010 yılında Mavi Marmara’da, önceki Sumud girişimlerinde ve Özgürlük Filosu’na yönelik baskınlarda gördük. Uluslararası sularda insani yardım gemilerine saldıran, sivil aktivistleri hedef alan bu hukuksuzluğu unutmadık, unutmayacağız. İsrail, baskı ve saldırılarla vicdan sahibi insanları susturabileceğini düşünmektedir. Ancak Gazze özgür olana kadar mücadelemiz sürecektir.
Bugün Sumud Filosu vicdanın sesi olarak açık sularda yoluna devam etmektedir. Dünyanın farklı ülkelerinden, farklı inançlardan ve farklı dillerden yüzlerce gönüllü, Gazze halkının yanında olmak için bu tarihi harekete katılmıştır. Gazze’de enkazlar arasında yaşam mücadelesi veren kadınlar ve çocuklar umutla ufka bakmaktadır. Bu nedenle uluslararası toplumun dikkati filonun güvenliği ve Gazze halkının bekleyişi üzerinde olmalıdır.
Daha önce gerçekleştirilen insani yardım filoları, özellikle Mavi Marmara, Gazze ablukasının dünya gündemine taşınmasında önemli rol oynamıştır. Geçmiş Sumud ve Özgürlük Filoları da bölgede ateşkes süreçlerine katkı sağlamıştır. Sumud Filosu’nun amacına ulaşması yalnızca Filistin için değil, tüm insanlık için büyük önem taşımaktadır. Tüm vicdan sahibi insanları Sumud Filosu’na destek vermeye davet ediyoruz.
Buradan sivil toplum kuruluşlarına ve tüm dünyaya çağrıda bulunuyoruz. Gazze için, Kudüs için ve mazlum coğrafyalar için daha fazla sorumluluk alma zamanıdır. Meydanlar boş bırakılmamalı, Sumud Filosu gibi sivil inisiyatifler güçlü şekilde desteklenmelidir.
Bizler, Sumud Filosu Gazze Limanı’na ulaşana, abluka sona erene ve Filistin özgürlüğüne kavuşana kadar nöbette olmaya devam edeceğiz.
Kahrolsun siyonizm ve emperyalizm. Yaşasın özgür Filistin. Yaşasın küresel direniş.”