ESKİŞEHİR HABER

Güler Ezgi Doğan Turan: "Bizim meselemiz insanların sevgisini tartışmak değil"

Tepebaşı Meclisi’nde Anneler Günü mesajı verildi, PTT Başmüdürlüğü konusu gündeme geldi, kararlar oy çokluğu ile alındı.

Abone Ol

Tepebaşı Belediyesi CHP Meclis Üyesi Güler Ezgi Doğan Turan şu ifadeleri kullandı;

"Bugün yaklaşan Anneler Günü'nü kutlamak için söz almış bulunuyorum. Ülkece yine en kolay, en sığ tartışmalardan birisine sıkışmış durumdayız. Bir reklam filmi üzerinden anneliğin ne olduğunu konuşuyor, anneliği kalıplara sığdırmaya çalışıyoruz. Oysa bu ülkenin gerçeği reklam karelerinde değil, hayatın tam ortasındaki o ağır boşlukta.

Bu ülkede evlatlarını faili meçhul karanlıklarda kaybeden anneler var. "Vatan sağ olsun" deyip bağrına taş basan şehit anneleri var. Adalet ararken ömrünü adliye koridorlarında tüketenler var. Gülistan Doku'nun annesi gibi yıllardır bir cevap bekleyen, bir mezar taşına bile hasret bırakılan anneler var. En güvenli yer olması gereken okulda bir ihmal, bir şiddet ya da bir kaza yüzünden hayattan koparılan yavruların acısıyla yanan anneler var. Tıpkı Ahmet Binbir’in annesinin yaşadığı yasta olduğu gibi.

Bu acılar bizim toplumsal hafızamızın en derin yaraları. Bu acılar tam da dert etmemiz gerekenler aslında. Şimdi size sormak istiyorum. Biz tüm bu acılar, bu cevapsız sorular ortadayken bir reklam filmi üzerinden topluma annelik ayarı vermeye kalkanların samimiyetine nasıl inanacağız? Mafya düzenini, şiddeti ve suçu normalleştiren içeriklere yıllarca ses çıkarmayanların bugün bir reklam filminden yaşam tarzı mühendisliğine soyunması büyük bir samimiyetsizliktir.

Kadınları koruyamayan, çocukların okulda bile can güvenliğini sağlayamayan bir anlayışın annelik tanımını yapmaya çalışması sizce de büyük bir çelişki değil mi? Çünkü annelik sadece doğurmak değil; annelik, kendi nefesinden başka bir nefesi de aynı can sızısıyla sahiplenmek; bir canın hakkını, hukukunu ve varlığını kendi canından aziz bilme iradesidir.

Bu bazen kucağımızdaki bir evlattır, bazen savunmasız kalan bir kadındır, bazen okuluna güvenle gidemeyen bir çocuktur, bazen de dilsiz bir canlının, bir sokak hayvanının yaşam hakkı için verilen o şefkatli mücadeledir. Annelik nerede bir can yanıyorsa, nerede bir nefes haksızlığa uğruyorsa orada bitmek bilmeyen bir sorumluluk ve vicdan nöbetidir.

Ancak devletin görevi o annelere anneliği öğretmek değil, annelerin kıymet verdiklerini güvenle yaşatacağı bir ülke kurmaktır. O annelerin yüreğindeki adalet açlığını dindirmektir. Bizim meselemiz insanların sevgisini tartışmak değil, insanların acısına son verecek cesareti göstermektir.

Altını çizerek söylüyorum: Bu ülkede anneler huzurlu değilse, evlatların akıbetini bile öğrenemiyorsa, adalet kapıları yüzlerine kapanıyorsa hiç kimsenin çıkıp da bu topluma annelik dersi vermeye hakkı yoktur. Gerçek sorumluluk tanım yapmak değil, o annelerin gözyaşlarını dindirecek iradeyi ortaya koymaktır. Son olarak başta Cumhuriyetimizin kurucusu Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün kıymetli annesi Zübeyde Hanım olmak üzere evladı için adalet arayanların, yüreği bir can için merhametle çarpan ve yaşamı savunan herkesin Anneler Günü'nü kutluyorum."